“Bir mum da siz yakın”

0
12

Balıkesir Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Psikiyatri Derneği Balıkesir Şube Başkanı Prof. Dr. Tunay Karlıdere, Uluslararası İntihar Önleme Derneği tarafından intihar önleme ile ilgili vatandaş desteğinin sağlanmasının bir sembolü olarak bu akşam saat 20:00’de vatandaşları farkındalık yaratma adına pencerelerin önüne bir mum yakma eylemi düzenlendiğini söyleyerek, vatandaşları katkı vermeye davet etti.

Balıkesir Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Psikiyatri Derneği Balıkesir Şube Başkanı Prof. Dr. Tunay Karlıdere, yaptığı açıklamada, “İntihar önleme konusunda desteğiniz, intihar nedeni ile kaybettiğiniz yakınlarınızı anmak ve intihardan kurtulanlar için bir mum da siz yakın” çağrısında bulundu.

“İntihar önemli bir halk sağlığı sorunudur” diyen Karlıdere, Dünya Sağlık Örgütü̈ (DSÖ) tarafından yapılan açıklamada, 2015 yılında dünyada 800 bin kişinin intihar sonucu öldüğünün bildirildiğini hatırlattı.

“HER 40 SANİYEDE BİR KİŞİ İNTİHAR EDİYOR”

800 bin kişinin intihar etmesinin dünyada her 40 saniyede bir, bir kişinin intihar sonucu yaşamını kaybettiğini gösterdiğini vurgulayan Karlıdere, “DSÖ bu sayının 2030 yılında bir milyonun üzerine çıkacağını öngörmektedir. İntihar girişimleri ise bu sayıların yaklaşık 20 katıdır. İntihar sonucu yaşamını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı ruhsal acı da düşünüldüğünde intiharın toplumun önemli bir kısmını etkileyen ciddi bir halk sağlığı problemi olduğu nettir. Bu nedenle her ülkenin ölçülebilir hedefleri olan, etkinliğinin değerlendirilebildiği, tüm toplumu kapsayan ve süreklilik gösteren ulusal intihar önleme programlarına ihtiyacı bulunmaktadır. Bu programlar halk sağlığı uygulamalarının bir parçası olarak yürütülmelidir.

İntihar davranışı genetik, psikolojik, sosyal ve kültürel bir çok risk faktörü tarafından belirlenir. Bu nedenle bu alanda yapılacak önleme programlarının multidisipliner olması gereklidir. İntihar önlemede hükümetler, ruh sağlığı çalışanları, eğitimciler, medya, aile ve arkadaşlar hep birlikte çalışmalıdır. Tek bir disiplin tarafından uygulanan önleme programlarının belirgin bir etkisi olmazken, birden fazla kurumun içinde yer aldığı programların sinerjik etki ile çok daha etkin sonuçlar sağladığı çalışmalarla gösterilmiştir” diye konuştu.

“ÖNYARGILAR UYGUN ZAMANDA RUH SAĞLIĞI HİZMETLERİNE ULAŞIMI ENGELLİYOR”

Ruhsal hastalığa sahip olmanın, intihar için önemli risk faktörlerinden birisi olduğunu, ruhsal hastalıkların erken dönemde saptanmasının, intihar riski olan bireylerin uygun tedavisi için önemli olduğunu vurgulayan Karlıdere, açıklamasında “Ruhsal hastalıklar ve intihar ile ilgili önyargılar intihar düşünceleri olan kişilerin uygun ruh sağlığı hizmetlerine ulaşımını engellemektedir. Toplumun her bireyinin bu konuda bir sorumluluğu bulunmaktadır. İntihar ve ruhsal hastalıklar konusunda kendi önyargılarımızın farkında olmak, etrafımızdakileri ve kendimizi bu konuda eğitmek ve geliştirmek, intihar riskinin arttığı durumları öğrenmek ve yakınlarımızda bu riski gördüğümüzde uygun hizmetlere yönlendirmek hepimizin sorumluluğu olmalıdır” ifadelerini kullandı.

“MEDYAYA ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR”

İntiharın önlenmesinde medya ve medya çalışanlarına da önemli görevler düştüğünü ifade eden Karlıdere, “İntihar haberlerinin medyada ayrıntılı olarak yer alması, dramatize edilmesi ve intiharın kriz durumlarına verilebilecek normal bir tepki olarak sunulması intihar riski yüksek olan bireyleri olumsuz etkilemektedir. Medyada intihar haberleri mümkün oldukça yer almamalı; haber yapılacaksa basın Kanunu’nun 20nci maddesine uygun olarak özendirme etkisi yaratmayacak, mümkün olan en yalın şekilde haber yapılıp, intihar düşünceleri olan kişilerin uygun hizmetlere yönlendirilmeleri hedeflenmelidir.

Ateşli silah kullanımı asıdan sonra en sık kullanılan intihar yöntemidir. İntihar düşünceleri olan kişilerin ölümcül intihar araçlarına ulaşımının kolay olması intihar oranlarını arttırmaktadır. Ateşli silah temininin yasal olarak sınırlandırıldığı ülkelerde ateşli silahla intihar oranları azalmaktadır. Bu nedenle ateşli silahlara ulaşımın kısıtlanması tüm intihar önleme projelerinin içinde yer almalıdır” bilgisini verdi.

“HER BİREY İNTİHAR ÖNLEMEDE BİR KATKI SAĞLAYABİLİR”

İntihar davranışının evrensel ve herkesi etkileyen bir davranış olduğunu, intihar nedeni ile her yıl dünyada milyonlarca insanın etkilendiğini ifade eden Karlıdere, “Bu deneyimler etkin intihar önleme projelerinin geliştirilebilmesi ve intihar riski yüksek olan kişilere destek sağlanabilmesi için çok önemli. İntihardan etkilenen bireylerin önleme çalışmalarında yer almaları etkin projeler üretmek için gerekiyor. Dünya İntihar Önleme Günü’nün 2018 yılı teması “ İntiharı Önlemede Beraber Çalışalım” olarak belirlendi. Kurumlar arası işbirliğinin sağlanması ve her bireyin önleme çalışmalarında aktif olarak yer almasının önemi ile ilgili farkındalığın arttırılması amacı ile 2019 ve 2020 yıllarında da temanın aynı kalması planlanıyor” dedi.

“BİR MUM DA SİZ YAKIN” 

Karlıdere, açıklamasının sonunda “Uluslararası İntihar Önleme Derneği intihar önleme ile ilgili desteğinizin bir sembolü olarak 10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü’nde saat 20:00’de sizi de pencerenizin önüne bir mum yakmaya davet ediyor. İntihar önleme konusunda desteğiniz, intihar nedeni ile kaybettiğiniz yakınlarınızı anmak ve intihardan kurtulanlar için bir mum da siz yakın” dedi. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here