DAVRANIŞLARIMIZDA SAMİMİ OLMAK

0
7

Beyyine suresi 5. ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmaktadır: “Allah, ancak samimiyetle sadece kendisi için ve rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.”

Kullukta esas olan, ihlâs ve samimiyettir. İhlâssız, samimiyetten uzak yapılan ibadetler, Allah katında geçerli değildir. İhlâs; imandan ibadete, amel-i salihden dualara her türlü tutum ve davranışlarımızı, halkın övme ve beğenmesini, yerme ve kınamasını düşünmeksizin sırf Allah rızası için halis bir niyetle yapmaktır. İhlâs, davranışlarda şirkten, nifaktan, riyadan ve gösterişten uzak durmaktır. Söz, fiil ve davranışlarımızda samimi ve doğru olmaktır.

Hakiki Müslüman, her işinde samimi olan kişidir. Zira Efendimiz (s.a.v.): “Din, Allah’a, Kitabına, Resulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı samimiyettir.” buyurmuşlardır.

İşlediğimiz amelin azlığı ya da çokluğu değil ihlâsla yapılıp yapılmamasıdır önemli olan. Hz. Peygamber (s.a.v.), Yemen’e vali olarak gönderdiği genç sahabi Hz. Muaz bin Cebel’e “İnancında samimi (ihlâslı) ol, o zaman sana az amel de yeter.” buyurarak öğüt vermiştir.

“Her kim şehit olmayı Allah’tan samimiyetle isterse, yatağında ölse bile Allah onu şehitlerin derecesine ulaştırır.” Hadis-i şeriflerinde buyrulduğu üzere, amelimizin değil niyetlerimizin de ihlâslı olması Yüce Rabbimiz tarafından ödüllendirilecektir. Allah’ın rızasını kazanmak için, Müslümanların samimi olarak yaptığı her güzel iş, bir ibadet gibidir. Bu bakımdan Müslüman, öğrencilik hayatından iş hayatına, aile hayatından sosyal ilişkilerine daima niyetini samimi tutmalı, Allah’ın rızasını gözeterek hareket etmelidir.

Samimiyetsiz ve Allah rızası gözetilmeden yapılan amellerin Rabbimizin katında hiçbir değeri yoktur. Riyakârların amelleri, Kur’an-ı Kerimde: “Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” şeklinde ifade edilmektedir.

Yüce kitabımızda Allah’ın azabından; “sadece ihlâslı kulların kurtulacağını” bildirilmektedir. Öyleyse bize düşen samimiyetle: “benim namazım da, diğer ibadetlerim de, hayatım da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” diyebilmektir.

Konumu halis kullardan olmak duasıyla bitiriyorum: “…Ey Rabbimiz!  Beni ve ailemi dünya ve ahirette her an sana ihlâsla bağlı olanlardan kıl…”

Selam ve dualarla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here