“Okullaşma oranı düştü”

0
3

Eğitim İş Sendikası Balıkesir Şube Başkanı Mustafa Demiralp, 2017-2018 eğitim öğretim yılını değerlendirdi. Demiralp, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında bilimsel, laik ve çağdaş eğitimden biraz daha uzaklaşıldığını söyledi.

Eğitim İş Sendikası Balıkesir Şube Başkanı Mustafa Demiralp, siyasi iktidarın, bilimsellikten uzak olarak sadece ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişikliklerin, başta öğrenciler, eğitim emekçileri ve velileri olumsuz olarak etkilediğini, eğitim sisteminin özelleştirildiğini öne sürdü.

Demiralp, “Sınav sistemlerinde ve müfredattaki değişiklikler, dernek ve vakıflarla imzalanan protokoller, personel istihdam sorunları, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, öğretmensiz okullar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, uluslararası sınavlardaki başarısızlıklar, öğrencilerin tarikat ve cemaatlerin yurtlarına mahkum edilmesi, çocukların örgün eğitim dışına itilmesi, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik, hukuksuz bir şekilde görevden alma ve ihraçlar, sürgün uygulamaları gibi sorunlar maalesef bu öğretim yılına damgasını vurdu” dedi.

Eğitimin yaz- boz tahtasına çevrildiğini, yeni sistemde sınava giren bir milyon 200 bin öğrencinin sadece yüzde 10’nun, yani 126 bin 536 öğrencinin, Bakan Yılmaz’ın nitelikli olarak tarif ettiği 1367 okula yerleşeceğini ifade eden Demiralp, “Yani öğrencilerin büyük bir bölümü, imam hatiplere, meslek liseleri ve açık liseye yönlendirilecek” diye konuştu.

Eğitimde yaşanan gelişmeler konusunda çeşitli örnekler veren Demiralp, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017-2019 yatırım planına göre fen liselerine 109.6 milyon lira bütçe ayrılırken imam hatip okullarına 1.7 milyar lira ayrılması, iktidarın önceliğini gözler önüne sermektedir. Bu rakamlar 1 fen lisesine karşılık 17 İmam Hatip Lisesi kurulacağı anlamına gelmektedir. Birçok imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesinde kız ve erkek öğrencilerin sınıfları ayrılmış yani karma eğitime son verilmiştir. Bazı okullarda sınıfların ayrılması yetmemiş, kız ve erkek öğrencilerin koridorları dahi ayrılmış, gerekçe olarak da ‘veliler böyle istiyor^’ bahanesinin arkasına sığınılmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı ulusal eğitimden uzaklaşmış, iktidara yakın dini kurum ve vakıflarla protokoller imzalanmıştır. Böylece TÜRGEV ve Ensar Vakfı başta olmak üzere, Hizmet Vakfı, Hayrat Vakfı, İHH, Furkan Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti gibi dini vakıfların, devlet okullarında ‘değerler eğitimi’ adı altında ders ve seminerler vermeleri, bağış toplamaları, dini içerikli yayınları dağıtmaları sağlanmıştır. Bu uygulamalarda görev yapan vakıf, dernek görevlilerinin büyük bir çoğunluğunun pedagojik formasyonu olmayan, öğretmenlik yeterliliğinden yoksun kişilerden oluştuğu da bilinmektedir.

Mülki amirliklerce ya da Milli Eğitim Müdürlüklerince, ev ziyaretleri, koçluk sistemi, danışmanlık sistemi gibi hukuki alt yapısı olmayan projeler uygulamaya konulmuştur. Bilimsel verilere ya da çalışmaya dayanmayan bu projeler Bakanlığı adeta proje çöplüğü haline dönüştürmüştür.  Tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen Eğitim-İş, üyelerinden aldığı güçle, bilimsel, laik, kamusal, ulusal ve parasız eğitim için mücadele etmeye devam edecek” dedi. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here