
Saadet Partisi Balıkesir İl Başkanı Abdulkadir Durmaz, son dönemde art arda gelen zamların toplumun her kesimini derinden etkilediğini belirterek, ekonomik tabloya ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Durmaz, fiyat artışlarının artık tekil ürünlerle sınırlı kalmadığını, vatandaşın günlük yaşamını kuşatan sürekli bir baskıya dönüştüğünü ifade etti.
“Aynı Alışveriş, Her Seferinde Daha Ağır Bir Yük”
Market ve pazar alışverişlerinin vatandaş için her geçen gün daha zor hale geldiğini vurgulayan Durmaz, alışveriş listesinin değişmediğini ancak ödenen tutarın düzenli olarak arttığını söyledi. Durmaz, “Vatandaş aynı ürünleri alıyor ama kasada her defasında daha yüksek bir bedelle karşılaşıyor. Dün temel ihtiyaç olan bir ürün, bugün ulaşılması zor hale geliyor” dedi.
“Zam Takibi Yapılamaz Noktaya Gelindi”
Fiyat artışlarının artık olağanlaştırılmasına tepki gösteren Saadet Partisi İl Başkanı, zamların hızına yetişmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Durmaz, “İnsanlar hangi ürüne ne zaman zam geldiğini takip edemiyor. Asıl şaşırtıcı olan ise zam gelmeyen bir ürünle karşılaşmak oldu. Bu durum ekonomik yönetimde ciddi bir sorun olduğunun göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“Aile Bütçeleri Fedakârlık Üzerine Kuruluyor”
Geçim sıkıntısının özellikle dar ve orta gelirli ailelerde derinleştiğini belirten Durmaz, bütçe dengesinin artık matematiksel hesaplarla değil, zorunlu fedakârlıklarla sağlandığını söyledi. “Vatandaş sofrasından kısıyor, ihtiyaçlarını erteliyor, sosyal yaşamdan vazgeçiyor. Bunlar kalıcı çözümler değil, insanları yıpratan geçici önlemlerdir” diye konuştu.
“Sorunun Temelinde Adaletsizlik ve İsraf Var”
Ekonomik sorunların yalnızca rakamlarla açıklanamayacağını vurgulayan Abdulkadir Durmaz, temel problemin adaletsiz kaynak paylaşımı ve israf olduğunu savundu. “Kaynakların doğru yönetildiği, üretimin desteklendiği ve insan onurunun esas alındığı bir sistemde zamlar kader haline gelmez” dedi.
Durmaz, Saadet Partisi’nin ekonomik yaklaşımının merkezinde “adil düzen” anlayışının yer aldığını belirterek, “Vatandaşın alın terini koruyan, emeği merkeze alan bir ekonomi mümkündür. Biz bu anlayıştan asla vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.

