BIST 100
12.558,88 -2,64%
DOLAR
48,9825 0,12%
EURO
55,7684 -0,02%
GRAM ALTIN
6.529,55 -3,13%
BITCOIN
82.601,00 -2,29%
FAİZ
40,47 0,57%
GÜMÜŞ GRAM
96,35 -4,78%
GBP/TRY
65,0034 0,26%
EUR/USD
1,1377 -0,12%
BRENT PETROL
100,39 3,01%
ÇEYREK ALTIN
10.676,90 -3,12%
Balıkesir Parçalı Az Bulutlu
Balıkesir hava durumu
21 °

Balıkesirspor, Eskişehirspor Deplasmanında Sadece Liderliği mi Bıraktı?

irfan duroğlu-bence

Balıkesirspor, Eskişehir deplasmanında yalnızca üç puanı değil, ilk üç haftada biriktirdiği güvenin önemli bir bölümünü de bıraktı. Üstelik bunu öyle bir skorla yaptı ki insan, maçın ardından futbolun kendisinden çok futbol adına ortaya konulanları sorgulamak zorunda kalıyor.

Bazen, işler istediğiniz gibi gitmez ve kaybedersiniz…

Nazar boncuğu olur…

İş kazası olarak değerlendirilir…

Futboldur, olur böyle şeyler.

Ama Eskişehir’de yaşananlar böyle bir şey değil.

Nesine 3. Lig 2. Grup’ta sezona üçte üç yaparak başlayan, liderlik koltuğuna yerleşmekte de pek zorlanmayan Balıkesirspor, ilk ciddi sınavı için çıktığı Eskişehirspor deplasmanından 7-1’lik mağlubiyetle döndü.

Üç maçta dokuz puan toplayan takımın, dördüncü maçta kalesinde yedi gol görmesi, matematiğin futboldan özür dilemesini gerektirecek cinsten.

Meğer ilk üç haftada alınan sonuçlar, takımın ne kadar iyi olduğunu göstermekten ziyade, henüz ne kadar iyi bir rakiple karşılaşmadığını anlatıyormuş.

Liderlik koltuğuna oturmak kolaymış.

Mesele, o koltuğun hakkını verebilmekmiş.

Eskişehir’de koltuk devrilmedi yalnızca. Koltuğun montaj kılavuzunun da okunmadığı ortaya çıktı.

Üçte üç yaparken herkesin yüzü gülüyordu.

Puan cetveli güzeldi, skorlar güzeldi, beklentiler güzeldi. İnsan ister istemez gelecek haftaların hesabını yapıyor, sezonun hikâyesini kafasında yazmaya başlıyordu.

Ne var ki futbol, henüz ilk bölümleri yazılmış bir hikâyenin sonunu erkenden ilan etmeyi pek sevmiyor.

Eskişehir’de de bize bunu hatırlattı.

Bir takımın üç maç kazanması, her şeyin yolunda gittiğini gösterebilir. Fakat her şeyin doğru yapıldığını göstermez.

Bazen skor tabelası, sahadaki eksikliklerin üzerini örten son derece başarılı bir perde görevi görür.

Perde açıldığında ise insanın karşısına öyle bir manzara çıkar ki, hangi oyuncunun hangi rolü üstlendiğini, hangi planın hangi dakikada devreye girdiğini anlamak için maçın tekrarını değil, belki de kullanım kılavuzunu izlemek gerekir.

Eskişehir’de Balıkesirspor’un sahaya koyduğu futbol, rakibin üstünlüğünden bağımsız olarak, kendi adına cevaplanması gereken sorular bıraktı.

Takım savunması mı aksadı?

Orta saha mı kayboldu?

Hücum hattı mı oyuna dahil olamadı?

Yoksa bütün bunların bir araya gelmesiyle, sahada birbirinden habersiz on bir futbolcu görüntüsü mü ortaya çıktı?

Her sorunun ayrı bir cevabı olabilir.

Fakat yedi golün ortak bir sorusu var:

Bu takım, sahaya ne yapmak için çıktı?

Elbette sorumluluğu yalnızca sahadaki futbolculara yüklemek de kolaycılık olur.

Futbol, on bir kişinin sahaya çıkıp kendi bildiğini oynamasıyla kazanılan bir oyun değil. Sahanın içindeki oyuncular kadar, kenardaki aklın da bu oyunun bir parçası olduğu unutulmamalı. Bazen kenardan verilen bir talimat, sahadaki bütün dengeleri değiştirebilir. Bazen de kenardan gelen talimatı anlamak için sahadaki oyuncuların birbirlerine bakması, oyunun kendisinden daha uzun sürebilir.

Eskişehir’de kenar yönetiminin ortaya koyduğu görüntü, insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:

Bir takımın oyun planı, rakibin ilk hamlesiyle bu kadar kolay dağılıyorsa, ortada gerçekten bir plan mı vardır, yoksa işler yolundayken plan varmış gibi mi görünüyordur?

Elbette teknik direktörlük, dışarıdan bakıldığında sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Ancak futbolun da kendine göre bazı basit gerçekleri var. Rakibin en etkili oyuncularından birini durdurmak için maçtan önce düşünülen bir formül, maç başladıktan sonra da işe yaramalı. Aksi takdirde rakip oyuncunun her topla buluşmasında teknik alanın sınırları içinde yeni bir çözüm aramak, çözüm üretmekten ziyade çözümün maç boyunca bulunamadığını ilan etmek anlamına gelebilir.

Eskişehir’de bazı oyuncuların sahada ne yapacağını bilemediği görüntüsü, kenarda da ne yapılması gerektiğinin yeterince netleşmediği izlenimini yarattı.

Bir takımın hocasıyla oyuncusu arasındaki uyum, yalnızca galibiyetlerden sonra verilen fotoğraflarda ölçülmüyor. Asıl mesele, işler ters gittiğinde herkesin aynı oyunu oynayıp oynamadığı.

Balıkesirspor, Eskişehir’de bu soruya olumlu bir cevap veremedi.

Gelelim kaleci meselesine…

Kırmızı-beyazlı ekibin kalecisi Arda Akbulut için “Çok kötü goller yedi, her gelen top gol oldu” demek, işin en kolay tarafı.

Yedi golün sorumluluğunu kalecinin eldivenlerine yükleyip geri kalan herkesi temize çıkarmak, futbolun en eski savunma mekanizmalarından biri. Oysa kalecinin önündeki savunma, savunmanın önündeki orta saha ve bütün bunların arkasındaki oyun düzeni de en az kaleci kadar sorgulanmalı.

Kaleci bazen kurtarır, bazen kurtaramaz.

Savunma bazen hata yapar, bazen hatayı telafi eder.

Futbolun doğasında bunlar var.

Fakat bir takımın bütün parçaları aynı anda çalışmayı bırakmışsa, sorunu yalnızca bir parçayı değiştirerek çözebileceğinizi düşünmek, bozuk saati tamir etmek için pilini değiştirmekten ibaret kalabilir.

Eskişehir’de herkes kötüydü.

Kimse görevini gerektiği gibi yapmadı.

Ne savunmada güven vardı ne hücumda tehdit…

Ne oyunun içinde bir direnç ne de skor aleyhe döndüğünde maçı yeniden ayağa kaldırabilecek bir reaksiyon…

Balıkesirspor, yedi gol yerken yalnızca kalesini değil, sahadaki kimliğini de koruyamadı ve belki de en can sıkıcı tarafı, bütün bunların ilk üç haftada kazanılan dokuz puanın üzerine kurulan beklentilerle bu kadar büyük bir tezat oluşturmasıydı.

Eskişehir deplasmanına giderken yaklaşık 40 kilometrelik yolumuz kalmışken denk geldiğimiz yol çalışması nedeniyle yaşadığımız sıkıntıyı da unutmayalım. İlerleyebilmek için gösterdiğimiz çaba, zaman zaman futbolcuların sahada gösterdiği mücadeleden daha büyüktü.

Yolun bir tarafında çalışma var, diğer tarafında bekleyen araçlar…

Önünüzde ilerlemek isteyenler, arkanızda sabırsızlananlar…

Bir şekilde yol bulmaya, hareket etmeye, hedefe ulaşmaya çalışıyorsunuz.

Balıkesirspor’un sahadaki görüntüsüne bakınca insanın aklına ister istemez şu geliyor:

Biz Eskişehir’e yaklaşık 40 kilometre kala ilerleyebilmek için bu kadar mücadele etmişken, sahadaki takımın rakip yarı alana geçmek için biraz daha çaba göstermesi beklenemez miydi?

Maç başlamadan önce basın tribününde bilgisayarımın fişini takacak bir priz arayışına girmem de cabası.

Elektriğe ulaşmak için gösterdiğim gayret, Balıkesirspor Teknik Direktörü Polat Çetin'in önünden geçip giden Beykan Şimşek’i durduracak bir formül arayışının yanında takdire şayan kalıyordu.

En azından benim mücadelemin sonunda bilgisayar çalıştı.

Şimdi bütün bunları bir kenara bırakıp sezonun bundan sonraki bölümüne bakalım.

Balıkesirspor’un önünde hâlâ uzun bir yol var.

Üç galibiyetle kazanılan dokuz puan, bir mağlubiyetle silinmiş değil. Ancak Eskişehir’de kaybedilen yalnızca üç puan da değil.

İlk haftalarda oluşan güven, beklenti ve takımın oyununa duyulan inanç, 7-1’lik skorun ardından yeniden inşa edilmek zorunda.

Belki bu mağlubiyet, sezonun en önemli uyarısı olacak.

Belki de geride kalan haftalarda üstü örtülen eksiklikler, bu maç sayesinde daha net görülecek.

Ama bunun için önce yaşananları doğru okumak gerekiyor.

Yedi golü tesadüfe bağlamak, sorumluluğu tek bir oyuncuya yüklemek ya da kötü bir günü geride bırakıp hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, sorunu çözmek yerine yalnızca bir sonraki haftaya taşır.

Bazen olmaz…

Bazen hiç olmaz…

Ama bir takımın kötü oynama hakkı olduğu kadar, kötü oynadığı maçtan ders çıkarma sorumluluğu da vardır.

Balıkesirspor’un Eskişehir’de bıraktığı görüntü, belki de bütün sezonun kredisini tek maçta tüketti.

Şimdi yapılması gereken belli.

Ayağa kalkmak…

Dizleri silkelemek…

Nerede hata yapıldığını görmek…

Ve Biga deplasmanında yeniden başlamak.

Çünkü liderlik koltuğuna oturmakla o koltukta kalabilmek arasında, Eskişehir’de gördüğümüz kadarıyla, çok ciddi bir fark var. Bu farkı kapatmanın yolu da mazeret üretmekten değil, sahada mücadele etmekten geçiyor.

Balıkesirspor’un buna vereceği cevabı bekliyoruz.

Bu kez tabeladan önce sahaya bakarak.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?