“ACI YÜKLÜ BİR SERÜVEN”

0
53

Yıllardır Savaştepe’ye her gidişimde, Karacalar’dan aşağıya doğru inerken, sol taraftaki mezarlığa ve içindeki bayraklı mezara baktıkça içim hep burkulur ve acırdı. Çünkü o mezarlığa bakınca; 10 yaşlarındaki Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak isimli kuzenlerin, Avukat İbrahim Erenci’nin ifadesiyle “acı yüklü serüvenleri” aklıma gelirdi…

Hepimiz biliyoruz ama kısaca hatırlayalım isterseniz…

Savaştepe ilçesi kırsal Karacalar Mahallesi’nde oturan ve 21 Mart 2006’da okula giderken kaybolan teyzekızları Büşra Karabacak ile Tuğçe Yıldırım’ın cesetleri 44 gün sonra Çamurlu Mahallesi yakınlarındaki bir menfezde poşete sarılı olarak bulunmuştu. Karabacak ile Yıldırım’ı öldürdükleri şüphesiyle 11 yıl aradan sonra S.Y, A.Y, Y.E, A.Ç. İzmir’de 8 Eylül 2017’de gözaltına alınmış, şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, 21 Ekim 2017’de çocukların tırnak arasından alınan DNA örneklerinin uyuşmaması üzerine tahliye edilmişlerdi.

Bu yıllar önce meydana gelen vahşi, insanlık dışı ve son derece üzücü olay meydana geldiği günden beri içimizde bir sızı olarak devam etmişti.

Ama geçtiğimiz gün İhlas Haber Ajansı’nın haberini okuyunca içime biraz su serpildi. Haberdeki dava ile ilgili gelişmeydi içimize su serpen. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi,  Ankara Üniversitesi’nden gelen raporu değerlendirmiş ve S.Y ile A.Y’nin tutuklu yargılanmaları için tutuklama müzekkeresi çıkarılmasına karar verdi. Dava 22 Eylül 2021 tarihine ertelendi.

Yıllardır içimizi kanatan ve bizleri de vicdanen rahatsız eden konudaki bu karar çok güzel ve hakkaniyetli bir gelişme. Bu kararın alınabilmesinin sağlanması da çok ilginç. Avukat İbrahim Erenci bu gelişmeyi ve süreci özet olarak şu sözlerle ifade etmiş: “Bugün gelen rapor özetle şunu söylüyor, bu raporu biz talep etmedik. Bu rapor bizzat mahkeme tarafından Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ankara Adli Tıp Kurumu, “bizde adli genetikçi” yok dedi. Çünkü biz adli genetikçiden rapor alınmasını istemiştik. Adli Tıp Kurumu’nun daha önceki verdiği raporların altında 20-30’a yakın hekimin imzası var, ama bir tane adli genetikçi yoktu. Bugün gelen rapor şudur; Ankara Üniversitesi’ne gönderildi. Ankara Üniversitesi’ndeki Adli Genetik Uzmanı Prof. Dr. Nergiz Cantürk verdiği raporda, “bu şahısların bu suçu işlemediği söylenemez, işlediği söylenebilir tezi üzerinden de gidilemez” dedi. Raporda, “Çünkü bu tip durumlarda bu kadar yakın ihtimal varken 16’da 15 DNA profili uyumluyken bu aleyhe delil olma kabiliyeti yoktur artık bunun. Yani sanık lehine kullanılamaz, bu sanığın aleyhine kullanılabilir, kuvvetli delil olduğunun kabulü gerekir” diye altını çizerek koyu puntolarla raporunu yazmış ve yollamıştır. Bu rapor neticesinde mahkeme bugün S.Y’nin ve A.Y’nin tutuklanma amacıyla yakalanması yönünde karar verdi”

Yani bu kararın verilmesini sağlayan “adli genetikçiden alınan rapor” yıllarca alınamadığı için katiller dışarıda elini kolunu sallaya sallaya gezmişler. Meselenin düşündüren ve üzüntüye neden olan tarafı bu.

Şunu belirterek bitireyim yazımı…Yıllardır her mahkemeden sonra aileler gözyaşları içinde katillerin tutuklanmamalarını anlatırlardı. Şimdi bu karar sonrası sevinçlerini ve duygularını şöyle dile getirdiler: “Çocukların canı, kanı yerde kalmadı. Yavrularımız mezarlarında rahat uyusun”

Bu masum yavrularımıza Allahtan rahmet diliyorum; mekânları cennet olsun. Artık Karacalar’dan geçerken biraz daha içimiz rahat olacağız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here