AMAN!!! KURBAN’DA KURBAN OLMAYALIM

0
56

Bugün Kurban Bayramı arifesi ve benim her “Kurban Bayramı” arifesinde yıllar geçse de unutamadığım üzücü bir olay aklıma gelir. Bugünkü konu başlığım da bununla ilintili olduğu için öncelikle kısaca, yaklaşık 48 yıl öncesinin bir Kurban Bayramı arifesine dönmek istiyorum…

O yıllarda 2. Sakarya Mahallesi’nde eskiden Mustafa Yaman diye tabir edilen yerdeki evimizde oturduğumuz yıllardı ve arife günü akşamüzeri annem o zamanlarda da kurulan Cuma Pazarı’ndan bana bir gömlek almış, eve getirmişti. Gömleği görünce o çocuklukla ve biraz da 14 yaşın verdiği ergenlik psikolojisiyle beğenmedim ve trip yaptım. Annem de tanıdık bir esnaftan aldığını belirterek “git istediğini al o zaman” dedi.

Gömlekle hızla Cuma Pazarı’na yöneldim, tam Solugan Camii’nin oradaki kahvelerin bulunduğu 4 yol kavşağını geçerken, süratle giden bir yoğurt aracının tekerleğinden fırlayan bir taş ağızıma gelmesin mi? Acı içinde olduğum yerde kaldım ve ağzım kanamaya başladı. Hemen gerisin geriye eve döndüm, lavaboda ağzımı yıkarken bir de baktım ki; ön dişlerimden birisi yarı yerinden kırılmış. Bütün dünyam karardı, bayramı da arifeyi de gömleği de unuttum.

O zamanlar Diş Hastanesi de olmadığı ve özellerde de bizim maddi imkânlarımız elvermediği için zannediyorum ki, büyük bir ihtimalle öyle bu kırık dişle ben tam 5 yıl geçirdim. Düşünün gençlik yılları ve hemen göze batan bir diş ve hatta sık sık da sorulan bir sevimsiz durum. Bu tabii ki benim için çok üzücü ve aslında ders alınması da gereken bir durumdu. Sen misin, o yoklukta ancak o gömleği alabilen anneni üzen!!!

Ama tabii ki bütün bunları insan yıllar sonra anlıyor ve ben kendi adıma bugün 90 yaşında olan annemin bir dediğini artık iki etmiyor; ilgi ve alakamı olması gerekenin de biraz üstünde yerine getirmeye gayret ediyorum. Bu benim Kurban Bayramı ile ilgili bir anımdı ve şöyle bir geriye baktığımızda ve hatırladığımızda birçok insanın da bayram arifeleriyle ilgili üzücü anıları vardır. Çünkü ülkemizde son yıllarda biraz azalsa da; (Burada Celal Uzunkaya’yı da şükranla analım çünkü trafik konusunun Türkiye’deki en üst düzeydeki uzmanı olarak getirdiği birçok uygulamanın bu azalmada çok payı vardır.)  özellikle arife günlerinde trafik kazası yaparak hayatlarını kaybeden ve bu acıyı her yıl hatırlayan, vefat edenlerin yakınları ya da sakat kalmış insanlar var. Tabii benim örneğim onların yanında çok hafif kalır. Ama benim de o taş gözüme ya da başıma gelse çok daha vahim bir durum olabilirdi.

İşte bu yüzden böylesi üzüntüler yaşamamak için çok dikkatli olmamız ve hayatımız boyunca acı çekmemek adına azami özeni göstermemiz lazım diye düşünüyorum. Hele ki Kurban Bayramı arifesinde, Allah korusun bizler “kurban” olmayalım. Bütün İslam âleminin Mübarek Kurban Bayramını kutluyorum. İyi Bayramlar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here