Aşırı tuz hastalık habercisi

0
0

İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Burak Öztop, ‘Dünya Tuza Dikkat Haftası’nda yaptığı açıklamada günlük kişi başı tüketilmesi gereken tuz miktarının 5 gram iken 2012 yılında yapılan araştırmaya göre 15 gram olduğunu belirterek, aşırı tuz tüketiminin bir çok kronik hastalığı da beraberinde getirdiğini söyledi.

‘Dünya Tuza Dikkat Haftası’nda vatandaşları tuz tüketimi konusunda uyaran İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Burak Öztop, bir kişinin günde 5 gram tuz tüketmesi gerektiğini bu oranında yemeklere tuz eklenmeden günlük tüketilen yiyecek ve içeceklerle sağlandığını söyledi.

Öztop, “Dünya Sağlık Örgütü; yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını korumak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (bir tepeleme çay kaşığı veya bir silme tatlı kaşığı) olarak önermektedir. Bu miktar ise yemeklere tuz eklenmeden doğal olarak günlük tüketilen yiyecek ve içeceklerle sağlanmaktadır.

2012 yılında ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre kişi başı günlük tuz tüketimi 15 g/gün olarak bulunmuştur. Aşırı tuz tüketimi değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme uygulamasıdır ve birçok kronik hastalığın temelinde yer almaktadır. Özellikle oluşumunda aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde önemli risk faktörüdür. Yüksek kan basıncı ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörüdür. Ayrıca aşırı tuz tüketiminin mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır. Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir. Sofrada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalıdır. Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, patlamış mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.), turşu ve salamura(siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir. Peynir, zeytin, salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir” dedi. Çiğdem AKBAY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here