ASYA KAPLANLARI’NIN EKONOMİK GELİŞİMİ

0
81

Asya Kaplanları ya da diğer bir deyişle Asya Ejderleri 1960’lı yıllarla 1990’lı yıllar arası hızlı bir ekonomik büyüme yakalayan 4 Asya ülkesini (Hong Kong, Singapur, Tayvan ve Güney Kore) anlatmak için kullanılan bir terimdir. Bu dört ülke, hızlı sanayileşme geçirdiler ve yılda yüzde 7’den fazla olağanüstü yüksek büyüme oranlarını sürdürdüler.

İkinci Dünya Savaşı ardından dünya ekonomisi ciddi bir sarsılmayla karşı karşıya kaldı. Türkiye bu dönemde planlı ekonomiye geçerken Sovyetler Birliği merkezi planlama ekonomisi ile yönetiliyordu. Savaşın sonucu olan ekonomik sarsılmalar, Güney Asya’da da olumsuz etkisini gösteriyordu. Şu an dünyanın en büyük ekonomisine ve teknoloji devi markalara sahip olmalarıyla ile bilinen Asya Kaplanları, 2. Dünya Savaşı sonrası doğal

kaynak yetersizliği, yüksek işsizlik ve okuma – yazma bilmeme oranları ve fakirlik ile yüzleşmişlerdir.

Ancak 1960’larda günümüzde bilinen güçlü ekonomilerinin ilk adımlarını atmaya başladılar. 1993’te tartışmalı bir Dünya Bankası (World Bank) raporu “Doğu Asya Mucizesi”, ihracata yönelik politikaların sürdürülmesi, düşük vergiler ve asgari refah devletleri de dahil olmak üzere neoliberal politikaları ekonomik patlama ile ilişkilendirdi. Kurumsal analizlerle bir

dereceye kadar devlet müdahalesinin söz konusu olduğu tespit edildi. Bazı analistler, sanayi politikası ve devlet müdahalesinin Dünya Bankası (World Bank) raporunun önerdiğinden çok daha büyük bir etkiye sahip olduğunu savundu.

Asya Kaplanları’nın ekonomik gelişiminde devletin eğitim ve sanayi üzerine müdahalesi ve Konfüçyüs kültürü büyük bir etkiye sahiptir.

Peki İkinci Dünya Savaşı’ndan derin etkilenen Asya Kaplanları kısa sürede nasıl günümüzdeki ekonomi devleri haline geldiler?

  1. İnsan Sermayesine Verilen Önem

Değişen dünya düzeninde savaşları kazanmanın gelişmiş bir ülke olmak için yeterli bir faktör olmadığını fark eden bu 4 ülke, teknolojik gelişimin ve ürün ortaya koymanın önemi ışığında insanları yetiştirmeye odaklandılar. Bu noktada hükümetlerin izlediği politika önemli bir yer tutmaktadır. Devletler doğrudan müdahale ederek eğitime ağırlık vermiştir. Bahsettiğim gibi Asya Kaplanları ikinci dünya savaşı sonrası doğal kaynaklar açısından yetersizlik yaşadılar. Bu yüzden de ekonomilerini güçlendirmek için insana yatırım yaparak eğitime yöneldiler. Günümüzde Güney Kore’de okuma yazma bilen kişilerin oranı %97.9’u bulur iken Tayvan’da bu oran %98.50’dir. Aynı zamanda bu 4 ülke OECD’nin PISA skorlarında dünya sıralamasının ilk 10’unda yer alır. (PISA 2018 Matematik, fen ve okuma sonuçları ortalaması)

  1. Hızlı Sanayileşme

Asya Kaplanları’nın ortak özelliklerinden biri de dört ülkenin de ihracata oldukça önem verip hızlı sanayileşmeleri. Tayvan ve Güney Kore teknoloji ve bilişim alanlarında ekonomilerini güçlendirmişlerdir. Devlet desteği ile Dünya’nın en çok bilinen teknoloji markaları Samsung, Hyundai ve LG gibi Güney Kore markaları 1950-1960 yıllarında kurulmuş markalardır. Ayrıca bu süreçte, Singapur ve Hong Kong küresel düzeyde etkili finans merkezleri haline geldi. İlk başlarda Japonya’nın hızlı büyüyen ekonomisi için yapılan üretimin taklit esaslı olduğu ve sürdürülebilir olmadığı yönündeki değerlendirmeler Asya Kaplanları için de konuşulmuştu.

Asya Kaplanların gelişimi, sonuçta başarılı olmakla birlikte, Doğu Asya bölgesine özgü ve başka bir yere ihraç edilemez; bu duruma evrensel alternatif, açık bir şekilde piyasaların serbestleştirilmesiydi.

  1. Ortak Kültürün Etkisi

Artık ekonomik kalkınma için Asya Kaplanları’nın örnek gösterilebileceği bir model olabilir, ancak bu model dünyanın diğer bölgelerine kolayca aktarılabileceği anlamına gelmez. Diğer ülkeler, özellikle Sovyetler Birliği, Maocu Çin ve Kuzey Kore, devletçi ekonomi ile çok az başarı sağladılar. Devlet öncülüğünde kalkınma neden Asya Kaplanları’nda başarılı oldu da başka bir yerde başarılı olamadı?

Asya Kaplanları’nın başarısının en popüler açıklaması, 4 ülkenin Konfüçyüsçü kültürlerinden kaynaklandığı. Konfüçyüsçülüğün sosyal hiyerarşiye ve ulus-aile düzenine yaptığı vurgu; Doğu Asyalıların kişisel ekonomik çıkarlarını arka plana atıp devletlerinin uzun vadeli hedeflerine boyun eğmelerini sağladığı söylenebilir. Böylesine kökleşmiş Konfüçyüsçü bir kültürel eğilime sahip olmayan dünyanın diğer ülkeleri, devletin görevini kabul etmeyecek ve ekonomik ilerlemeyi sekteye uğratacaklardır.

Asya Kaplanları’nın gelişmemiş 3. Dünya ülkesi statüsünden gelişmiş 1. Dünya ülkesi olmalarına uzanan 60’lardan 90’lara ve günümüze kadar gelen hızlı gelişen ekonomi yolculuklarında eğitimin payı göz ardı edilemeyecek kadar önemli. Eğitimde başarı oranının yükselmesiyle sanayileşmenin hız kazanması ve Konfüçyüsçü kültürlerinden gelen istikrarlı çalışma azimleriyle Asya Kaplanları küllerinden yeniden doğdular.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here