ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER İÇİN ÖNEMLİ BİR ÇAĞRI

0
48

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü… Bütün öğretmenlerimizi kutluyorum. Başta, başöğretmen Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün öğretmenlerimizi de rahmetle anıyorum… Her öğretmenler günü birçok etkinlik düzenlenir. Birçok vaatlerde de bulunulur. Geçmişte bunların örneklerini çok yaşadık. O gün orada o hızla söylenenlerin ne kadarı yerine getirilmiştir, tartışılır ama adettendir bu böyle gelmiş böyle gider…

Ben bizzat 25 yılını yaşadım ve gözlemledim. Sonraki yıllarda da her Öğretmenler Günü’nde sendika başkanlarıyla uzun uzun programlar yaptık. Olayın her yönüyle idrakinde olan birisiyim. Bu nedenle bu özel günde birkaç söz söylemek istedim.

Öncelikle öğretmenlerimizin son derece nitelikli olarak yetişmeleri gerektiğine inanıyorum. Cumhuriyet’ten itibaren öğretmen yetiştiren kurumlarımıza şöyle baktığımızda, zaman zaman ipin ucu kaçmış olsa da bu kurumlar Türkiye şartlarında mesleğinin idrakinde öğretmenler yetiştirmiştir. Zaten öğretmen olması için aldığı eğitimin ardından da sürekli kendini yetiştirmek için gayret sarf etmek zorundadır. Hatta günümüzde bu elzemdir. Çünkü son derece hızlı bir gelişim içerisinde bulunuyoruz. Bu açıdan öğretmen yetiştiren kurumların üzerinde, bir gelişim sergilemeli günümüzde öğretmenler.

Eğitimin dışında öğretmenlerin performanslarının yerinde olabilmesi için sayılabilecek birçok faktör daha var. Performanslarının düşmesi ve yükselmesi ile ilgili olan bu faktörler, maalesef her geçen gün artıyor. Bu anlamda yapılan yanlış uygulamalar da oluyor.

Türkiye’de öğretmenlik yapmanın zorlukları, çok büyük coğrafyaya sahip olduğumuz için bölge bölge değişiyor. Ben 4 yıl Van’da 1,5 yıl Urfa’da çalıştım. O bölgelerde görev yapan öğretmenlerimize Allah kolaylık versin. Başta terör olmak üzere birçok sıkıntıları var. Mesleki anlamda sıkıntıları son yıllarda ne durumda pek ayrıntılı bilmiyorum ama 8 ay kış şartlarının ağır yaşandığı bir bölgede problemler de o oranda oluyor. Örneğin benim zamanımda Van Bahçesaray’da yollar 6 ay kapanırdı. 6 aylık erzaklarını alıp giderlerdi. Şimdi yollar yapılmış olabilir, ama yolun olması önemli değil; gündüz yollar kürenir açılır, gece bir fırtına olur, sabaha her yer yine kapanır.

Yine o riskli bölgelerde görev yapan kamu çalışanlarının, mahrumiyet teşvikleri konusu da hep gündeme gelmiştir yıllarca. Bu mesele de bütün sendikaların bastırmasına rağmen hala istenen düzeyde halledilememiştir.

Gelelim yazımın başlığındaki çağrıya…  Bu mesele öyle bir hale gelmiştir ki, dün TBMM’deki Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çok net bir cümle kullandı ve:

” Geleceğimizden tasarruf edemeyeceğimize göre, hiçbir hakkı öğretmenlerimize çok göremeyiz, onlardan esirgeyemeyiz. Mesela atanamayan öğretmen sorununa neşter vurulmalı, bu konu artık kapanmalıdır.”  diyerek meselenin ne kadar önemli ve acil olduğuna dikkat çekti. Umarım bu uyarı niteliğindeki çağrı gerekli yerlere gider ve gereği bir an önce yapılır…

Evet, “Öğretmenlik” geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı yetiştirdiği için çok önemli. Bu önemli meslekle ilgili yapılması gerekenler de bu açıdan çok önem arz ediyor. Onun için bu konuda ne kadar olumlu adım atılırsa ülkemizin yararına olacaktır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here