Avukatlar, günlerini buruk kutladı

0
36

Baro Başkanı Erol Kayabay, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada; 5 Nisan Avukatlar Günü’nü önceki yıllara nazaran buruk, sessiz ve evlerinde kutladıklarını söyledi.

Balıkesir Baro Başkanı Erol Kayabay, ‘5 Nisan Avukatlar Günü’ nedeniyle yaptığı açıklamada, Covid-19 salgınıyla mücadele sürecinde, yargıdaki işleyiş ve süreler geriye dönük olarak durdurulmuş olmasına karşın halen tüm ilk derece adli ve idari yargı organları ile istinaf ve temyiz mercileri, hatta Anayasa Mahkemesi’nden avukatlara tebligatlar gönderilmeye devam edildiğine dikkat çekti.

Kayabay, “Devletin en üst makamından başlayarak telkin edilen ‘evde kal’ çağrıları, avukatları kapsam dışında mı tutmaktadır? Meslektaşlarımızın neredeyse tamamı bürolarına kilit vurarak evlerinde izole halde sürecin bitmesini beklerken, yangından mal kaçırır gibi tebligatları ardı ardına göndermekle amaçlanan nedir?” dedi.

Kayabay, “Özellikle geçen bir yıllık süre zarfında açıklanan yargı reformu strateji belgesiyle belirli işler için tanınan vergisel indirimler, kıdeme bağlı yeşil pasaport hakkı, hukuk mesleklerine giriş sınavı adı altında avukatlığın da bir imtihana tabi kılınması, bilgiye ve belgeye erişim kolaylığı ile stajyer ve kamu avukatları lehine yapılan düzenlemeler mesleğimizin ağzına bir parmak bal çalmış gibi görünse de özünde bir dağ halini almış temel sorunlara çare olamamıştır. Hâlihazırda tüm dünya ulusları gibi ülkemizi de tehdit eden Covid-19 salgınıyla mücadele sürecinde, yargıdaki işleyiş ve süreler geriye dönük olarak durdurulmuş olmasına karşın halen tüm ilk derece adli ve idari yargı organları ile istinaf ve temyiz mercileri, hatta Anayasa Mahkemesi’nden meslektaşlarımıza tebligatlar gönderilmeye devam edilmektedir.

Devletin en üst makamından başlayarak telkin edilen evde kal çağrıları, avukatları kapsam dışında mı tutmaktadır? Meslektaşlarımızın neredeyse tamamı bürolarına kilit vurarak evlerinde izole halde sürecin bitmesini beklerken, yangından mal kaçırır gibi tebligatları ardı ardına göndermekle amaçlanan nedir? Bu yaklaşım, Anayasanın açık düzenlemesine rağmen, halen avukatı yargının sacayaklarından biri olarak görmemekte ısrar etmek midir? Bu konuda sorumluluk almaktan imtina edilmesi karşısında üzülerek söylemek gerekir ki, başka bir açıklama bulmakta zorlanmaktayız.

Öte yandan, salgın sürecinde alınan ekonomik tedbirlerin avukatları ne denli koruduğu da izaha muhtaç bir diğer konudur. Yargıda süreler durdurulmuş olmasına rağmen, avukatların vergi, prim ve kira borçlarına dair işleyişin durdurulmamış olması kıdemine bakılmaksızın tüm meslektaşlarımızın gelecek kaygısı yaşamasına neden olmuştur. Binlerce avukatlık ofisinin kapısına kilit vurulmuş, sigortalı çalışan bağlı avukatlar işten çıkartılmış; öngörüden uzak ekonomik tedbir ve programlar çare olamayınca ülkenin kalifiye işsizler ordusuna ne yazık ki pek çok meslektaşımız da katılmıştır. Bu nedenle bu zor dönemde “kısa çalışma ödeneği için genç avukatlar açısından prim ödeme şartının kaldırılması gereklidir.

Siyasi liderlerin Covid-19 salgını sonrasında buyurdukları gibi dünyada artık hiçbir şey eskisi olmayacaktır. Ülkemizde de avukatlar için hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı malumdur. Nicelik olarak her geçen gün artan avukat sayısına karşın, mesleğin alanının daraltılması; sözgelimi çekişmesiz dava işlerinin yavaş yavaş mahkemelerden alınarak noterlere verilmesinden tutun, bir türlü iyileştirilemeyen ve bu nedenle cep harçlığı olmaktan öte geçemeyen CMK tarifelerine, geç ödenen adli yardım ücretlerine, en faal alanlar dururken KDV indiriminin avukatın en az iş gördüğü alanlarda yapılmasına; adliyelerde, cezaevlerinde ve kolluk mercilerinde saygın itibarının görmezden gelinerek çoğunlukla kötü ama her daim alelade muameleye maruz kalmasına değin. Çözülememiş onlarca sorun dağ gibi dururken, Covid-19 salgını sonrasındaki yaklaşım aslında asıl sorunun düşünülenden çok daha büyük olduğunu göstermiştir.

Buna rağmen, tek yürek olduğumuza inandığımız bir ortamda; kutsal mesleğimizin hak ettiği değere elbet bir gün kavuşacağına; bağımsız yargı, özgür savunma ve adil yargılanma hakkının elbet bir gün hâkim kılınacağına, makam ve mevki gözetilmeksizin herkesin hukuk kurallarından eşit yararlandığı adil günlere elbet bir gün ulaşacağımıza dair inancımızı yitirmemekte kararlıyız. Bu inancımızı güçlü kılan ise Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı, sımsıkı sarıldığımız ilke ve devrimleridir. Bu duygu ve düşüncelerle onurlu meslek mücadelesinde adaleti ve hukukun evrensel ilkelerini hâkim kılmak için var gücüyle çalışan tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Günü’nü kutluyorum” dedi. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here