Balıkesir Barosu Başkanı Erol Kayabay: Avukata dokunma!

0
85

Balıkesir Barosu Başkanı Erol Kayabay, yaptığı açıklamada artık afili kınama sözlerinin, sosyal medya kaynaklı açıklamaların yetersiz kaldığı, bir işe yaramadığı noktada olunduğunu öne sürdü.

İzmir’de bir meslektaşlarının görevini ifa ettiği sırada alçakça uğradığı saldırının, sadece failin değil, inisiyatif almayan mevki sahiplerinin de kusuru olarak karşılarında durmakta olduğunu söyleyen Kayabay, “Bu olay salt basit bir adli vaka ya da münferit bir saldırı olarak değerlendirilemeyecek, yahut basit tahrik sözleriyle geçiştirilemeyecek kadar vahimdir. Daha birkaç ay önce Gebze’de benzer bir saldırı sonucu kaybettiğimiz meslektaşımızın acısı tazeliğini korurken, benzer bir olayın bu kez İzmir’de yaşanmış olması, mesleğin tüm fertlerine “sıradaki kim” sorusunu sordurtmamalı; aksine devletin her şekilde avukatın can ve iş güvenliğini tesis ettiği inancını pekiştirmelidir” dedi.

“TUZ DA KOKTU”

Kayabay, açıklamasının sonunda; “Ne yazık ki, eksik kalan veya ihmal edilen önlemler, yapılmayan ya da işletilmeyen yasal düzenlemeler; avukatlar bakımından güven duygusunu değil, aksine canı pahasına görev yapma tecrübesini arttırmaktadır. Bu durumun ise tek bir özeti vardır: Artık tuz da kokmuştur. Sistemin, her saldırının sonrasında kınama görevini yapıp, sonrasında aman canım misali köşesine çekildiği bir durum karşısında, tuzun kokmasından başka bir ihtimal de zaten mümkün değildir.

Fakat en azından toplum içerisindeki saldırıya meyilli, hukuktan bihaber, zorba düzene aç cahillere şunun iyi öğretilmesi gerekir: Bir boşanma dosyasında Avukat, kusurlu eş değildir. Bir cinayet dosyasında Avukat, eli kanlı katil değildir. Bir cinsel suç dosyasında Avukat, tecavüzcü değildir. Bir terör dosyasında Avukat, terörist değildir. Bir kambiyo takibinde Avukat, senet lehdarı değildir. Avukat hiçbir zaman bir davanın tarafı ya da bir icra takibinin alacaklısı olmamıştır. Kanundan doğan yetkisiyle bu iş ve işlemleri, kendisini vekil tayin eden şahıslar adına anayasal bir kamu hizmeti olarak yürütmektedir.

Tüm bunlar anlaşılabildiği vakit, avukata kin gütmenin, avukatı taraf görmenin, avukatı hukuk uygulayıcısı değil de iş çevirici olarak addetmenin nasıl bir ihanet olduğu da anlaşılacaktır. Nitekim, İzmir’de eline silah alarak görevi esnasında bir avukata zorbalık yapan bu fail hakkındaki soruşturmanın takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz. Ayrıca o faile, soruşturma ve kovuşturmasının her aşamasında yine bir avukata ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyacağını da şimdiden hatırlatmak isteriz. Fakat hatırlatmak istediğimiz asıl şey şudur: İzmir’de tehditle üzerine basılarak darp edilen onurlu bir avukat değil; bizahiti hukukun ve yargının ta kendisidir” ifadelerine yer verdi. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here