Balıkesir İl Müftüsü Celal Sürgeç: Yüce Rabbimizle iletişimimizi güçlendirelim

0
48

ÖZEL HABER – Balıkesir İl Müftüsü Celal Sürgeç, pandemi döneminde evlere kapanmak zorunda kalan vatandaşların, psikolojik olarak da yorulduğunu söyledi. Müftü Sürgeç, “Cep telefonları ile internet bağımlısı olduk. Bu telefonlar iletişim aracı iken iletişimsizlik aracına dönüştü. Biraz Yüce Rabbimizle iletişimimizi güçlendirelim. O iletişim için bu iletişim aracına gerek yok. Oturduğumuz her yerde dua edelim, dua en güzel iletişim aracıdır” dedi.

Balıkesir İl Müftüsü Celal Sürgeç, bu yıl ki Ramazan ve gecen yıl ki Ramazan aylarının diğer Ramazanlara benzemediğini söyledi. Geçtiğimiz yıl 72 gün camilere gidilmediğini kaydeden Müftü Sürgeç, bu yıl Teravih namazlarının kılınamadığını söyledi. Sürgeç, “Camilerde teravih kılınmayınca, insanlarımız çocuklarıyla camilere gelmeyince, camilerde o neşeyi bulamıyoruz” dedi.

“HİZMETLERİMİZ CAM CAMA”

Din hizmetlerinin artık can cana değil, cam cama, internet üzerinden, sosyal medya mecralarında verildiğini kaydeden Müftü Sürgeç, “Sosyal medya üzerinden mukabeleler okunuyor, vaazlar yapılıyor, dini, programlar yapılıyor. Bu afetler tarihte yeni değildir. Zaman zaman sıkıntılar yaşanmış, felaket, sıkıntı dönemlerinde insanlarımız camiye ulaşamamış, gelememiş, ama Allah’u Tealanın İslam’a, Müslümanlara ve Hazreti Peygambere çok büyük bir nimeti vardır. Efendimiz (SAV) buyurur ki ‘Yeryüzü bana Mescit kılındı’, eğer camilerde sıkıntı olursa bütün evlere camileri taşımak lazım. Evleri de ihmal etmemiz lazım, evleri de imar etmemiz lazım” dedi.

“AİLE İÇİ İLETİŞİMSİZLİK ARTTI”

Evlerin manevi imarının evlerde namaz kılınması, dua edilmesi, Kur’ân okunması, mukabele okunması olduğunu belirten Sürgeç, “Ev fertlerinin hele hele Ramazan’da bunun üzerine yoğunlaşması lazım. Pandemi süreci insanımızı psikolojik olarak da yordu. Bu vesile ile aile içerisinde iletişim kurulması gerekirken aile içerisinde iletişimsizliğe bile sebep olan durumlar Müftülüğümüze bile yansıdı fetvalarla. Fetvalara kadar yansıdı bu. Kolay değil dünyada böyle bir sıkıntı var, bunun bize yansıması normaldir. Ama bunu sabırla, aklı selimle aşmamız lazım. Kur’an-ı Kerim hep öyle der, Allah, namaz kılanlarla, Hacca gidenlerle, oruç tutanlarla beraberdir demiyor. Allah, sabredenlerle beraberdir.  Öyleyse sabır ehli olacağız. Bazen kendi egolarımıza, kendi isteklerimize, kendi bireysel taleplerimize şöyle biraz gem vurmayı öğreneceğiz. Kendi kendimizi terbiye edeceğiz. Bir birimizin farkına varmalıyız.

Bazen öyle oluyor ki insanlar evlerini otel gibi kullanıyor. Bir insanın çoluğu çocuğuyla bir arada durması, onların hatırını sorması, onlarla herhangi bir meseleyi konuşması, bazen interneti kesip de sohbet etmesi lazım. İnternet bağımlılık haline geldi. İletişim araçları çoğalınca bu sefer iletişimsizliğe sebep olmaya başladı. Her şey sanallaşıyor. Biraz gerçek aleme dönmemiz lazım. Aslında buda fırsattır. Zaman zaman o internetleri kapatıp hele gelin konuşalım, ne var, ne yok dememiz lazım. Diyebiliyor muyuz ? Bazen biz bile işlerimiz nedeniyle telefondan  ayrılamıyoruz. Bazen bunu kapatmak, bir müddet, yakınlarımız, çevremiz, çoluğumuz çocuğumuz için fedakarlık yapmamız lazım. Aile içerisindeki iletişimsizlik de çoğaldı. Cep telefonları iletişim aracı ama iletişimsizliğe sebep oluyor” diye konuştu.

“RABBİMİZLE İLETİŞİM İÇİN İLETİŞİM ARACINA GEREK YOK”

Ramazan’ın Kur’an-ı Kerim ayı olduğunu kaydeden İl Müftüsü Sürgeç şöyle devam etti: “Her tarafı imar etmeye çalışırken gönül alemimizi ihmal ediyoruz. Biz ne yaptık, nerede hatalar yaptık, hata yapmamak için ne yapmamız gerekiyor bunları düşünelim. Biraz Yüce Rabbimizle iletişimimizi güçlendirelim. O iletişim için bu iletişim aracına gerek yok. Oturduğumuz her yerde, dua en güzel iletişim aracıdır. Bazen şöyle dua edelim Allah’ım biz bizi bıraksak da sen bizi bırakma. Biz bizi bırakıyoruz, Yüce Rabbim bizi bırakmasın. Ramazan dua ayıdır, duasız kalmayalım. Evlatlarımıza, kendi kendimize, vatanımıza, milletimize, ülkemize dua edelim. Buna da ihtiyaç vardır. Kur’an-ı Kerim okumaya, anlamaya çalışalım. Manasını, maksadını, gayesini öğrenmeye çalışalım. Bu bir hayatın kitabıdır, insanlığı mutlu etmeye gelmiştir, huzursuz etmek için değil. Mukabele okuduktan sonra 3-5 sayfada onun manasını da okumaya, anlamaya çalışalım, bilmediklerimizi de soralım.” Mahmut ACARÖZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here