Balıkesir’in ilk orman anaokulu

0
58

Bahçelievler Gündüz Bakımevi Anaokulu, Balıkesir’in ilk orman anaokulunu hayata geçirdi. Kurum yetkilisi Öğretmen Melike Zarif, Finlandiya’da yaygın olarak kullanılan orman anaokulu sistemiyle çocukların daha özgüvenli, kendilerine, diğer insanlara ve her türden canlıya karşı saygılı oldukları, problem çözme becerilerinin en üst seviyeye çıktığı ve en önemlisi de araştırmacı, gözlemleyici olduklarını bildirdi.

Bahçelievler Gündüz Bakımevi Anaokulu, Balıkesir’in ilk Orman Anaokulu’nu hayata geçirdi. Kurum yetkilisi Öğretmen Melike Zarif, okul olarak Waldorff eğitim sistemini ve orman okulu sistemini kendilerine rehber edindiklerini bildirdi.

KURALLAR İÇİNDE AMA KALIPLAR DIŞINDA ÇOCUKLAR

Her iki eğitim sistemin de dünyada, özellikle Finlandiya’da yaygın ve etkin bir şekilde kullanıldığını kaydeden Melike Zarif, “Bu eğitim sistemlerinin ne faydası var diye araştırdığımızda ise çocukların bu eğitim metotlarıyla daha özgüvenli olduklarını, kendilerine, diğer insanlara ve her türden canlıya karşı saygılı olduklarını, problem çözme becerilerinin en üst seviyeye çıktığını ve en önemlisi de araştırmacı, gözlemleyici olduklarını gördük.

Kısacası öğrenmeyi öğrendiklerini, öğrenmeyi sevdiklerini gördük. Çocukların günümüzde çok lüks ve teknolojinin bütün imkanlarının kullanıldığı okullarda aslında çokta mutlu olmadığını, bu tarz yerlerde daha hırçın, agresif, azla yetinmeyi bilemeyen, çözüm üretemeyen ya da tam tersi içine kapalı, sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten çekinen çocukların olduğunun farkına varılarak açılan bir okuluz.

Çocuklar buralarda neden bu tarz davranışlar sergiliyorlar derseniz eğer bunun cevabı çok basit, çünkü oyun çağında olan çocuklara yaşından fazla akademik bilgi yüklenmeye çalışıyor. Bu da çocuklarımıza ağır geliyor. Akademik olarak çocuğun bir şeyler öğrenmesi tabi ki gerekir ama bu onların oyun oynama haklarını ellerinden almadan yapılmalıdır” dedi.

DOĞADA EĞİTİM NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?

Zarif, sözlerine şöyle devam etti: “Kendimizi çoğu zaman doğadan ayrı görsek de bizler doğanın bir parçasıyız. Çocukların doğanın içindeki yerini düşündüğümüzde ise daha zengin, farklı ve bambaşka bir dünya gelmeli aklımıza. Çocuklar için doğanın birçok farklı yüzü vardır. Doğa hangi biçimde görünürse görünsün bir çocuğa anne babasının dünyasından farklı, daha yaşlı ve daha büyük bir dünya sunar. Televizyon, tablet, bilgisayar gibi zamanlarını çalmaz, aksine onu genişletir, çocuğa şifa olur, duyularını ve görsel zekasının tamamını kullanmasına teşvik eder ve yaratıcılığını geliştirir. Kendisine doğada şans tanınan çocuk, dünyanın bütün karmaşasını kırlara, ağaçlara, derelere götürecektir. Doğayla bütünleşecek, ters yüz olacak, ardında ne olduğuna bakacaktır.Biz sabahtan akşama kadar sokaklarda oynayan, ağaçlara tırmanan, yeri geldiğinde derelerde kurbağaların peşinde koşan, meyveleri ağaçlardan toplayıp yiyen bir nesiliz ve bizler doğanın bize bunları hep sunacağını düşünerek biraz hoyratça kullandık. Bu bütün dünyada böyleydi. Ama son yıllarda dünyada, çocukların  doğa ile anlamlı bir bağ kurmaları gerektiği yönünde araştırmalar yapılmaya başladı. Ve faydaları bilimsel olarak kanıtlandı. Nedir bunlar? Obezite, dikkat bozukluğu, hiperaktivite, depresyon, memnuniyetsizlik gibi gençlerde ve çocuklarda yaygın hale gelen vakaların, çocukların yaşamında doğanın giderek az yer alması olduğu anlaşılmıştır. Haftada bir gün sistemli ve düzenli bir şekilde, iki tarafında orman olan, içinde bütün meyve ağaçlarını ve birçok canlıyı barındıran, çamur havuzu, kum havuzunun bulunduğu 17 dönümlük bir çiftlik arazisinde ve şehrimizin etrafında bulunan farklı orman arazilerine keşfe gidiyoruz, inceliyoruz.

Zaten okulumuzun mevcut bahçesi de çocukların söylemiyle küçük ormandır. Neden böyle diyorlar? Çünkü bahçemiz de ağaçlarla dolu. Nerede ders yapıyorsunuz derseniz; yeryüzü sınıfımız, gökyüzü çatımız ve doğa öğretmenimiz.

Doğada eğitim her mevsim ve hava koşulları ne olursa olsun aksamadan verilmesi gereken bir eğitimdir. Eğer düzenli yapılmazsa, bu eğitim kesintiye uğrar ve amacına ulaşamaz. Ayrıca okulumuzda haftada 5 saat İngilizce, 4 gün jimnastik, bir saat Almanca, 1 saat satranç, 1 saat Zumba ve yaz-kış haftada bir gün devam ettiğimiz yüzme derslerimiz de verilmektedir. Çocuklarımızı elimizden geldiğince çok yönlü ve yetenekleri doğrultusunda eğitmeye gayret ediyoruz. Ve biz bütün bu dersleri çocuklarımıza sunarken ,zorla ve mutsuz bir şekilde katılmalarını değil ,kendilerini hazır hissettiklerinde aktif olarak yer almalarını sağlıyoruz.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANIMIZ SELÇUK’U KUTLUYORUZ”

Bu yıl Milli Eğitim Bakanımızın yayınladığı bir genelge ile 23-29 Mayıs tarihlerinde ‘Okul Dışarda’ sloganıyla tüm okullarda çocukların dışarıya çıkarılması ve yağ satarım, bal satarım gibi geleneksel oyunların oynanması tavsiye edildi. Sembolik bir gün bile olsa bu Milli Eğitim Bakanımızın konuya bakışını gösterir. Ayrıca geçtiğimiz günlerde  Milli Eğitim Bakanımız yeni bir genelge ile tüm okulların barınaktan bir evcil hayvan sahiplenmesi önerisinde bulunmuştur. Biz de okul olarak orman okulumuzda köstebekler, böcekler, salyangozlar, tavuklar ve kazlarla aynı ortamı paylaşarak, canlılara karşı saygı duyup, onların yaşam alanlarına dokunmamayı da öğreniyoruz.

Ayrıca okulumuzda çocuklarımızın can arkadaşı Lokum isimli golden cinsi bir köpeğimiz, sınıflarda balıklarımız ve çocuklarımızın bakıp beslediği hamsterimiz bulunmaktadır.

Son olarak anne-babaların  okul seçiminde, çocuklarımızın doğayla iç içe ve kendilerini keşfedebilecekleri bir okul seçmeye özen göstermelerini, okul seçimi yaptıktan sonra acaba bu seçim beni mi çok mutlu etti yoksa çocuğumu mu? diye sorgulamalarını tavsiye ediyoruz.” Çiğdem AKBAY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here