Balıkesirspor’un 55 yıllık tarihinde değişenler ve değişmeyenler

0
148

Şehrin kırmızı-beyaz sevdası Balıkesirspor, şanla-şerefle, 55’nci kuruluş yıldönümünü kutluyor. Kutlu olsun.

Müzeyyen Senar’ın “Maziye bir bakıver” dediği gibi geriye dönüp baktığımızda kimler gelmiş-geçmiş…

1966’da Osman Doğanlarlı başkanlığında başlayan yolculukta, 30’ncu başkan olan Ümit Arslan’a kadar, bu kulübe hizmet eden tüm yönetici, şehrin en önemli marka değerini korumak için çaba sarf etti.

İlk teknik patron Şükrü Ersoy’dan Yusuf Şimşek’e kadar onlarca teknik adam, şehrin başının dik olması için emek verdi.

İlk gol kralı Nevzat Kırceylan’dan son takım kaptanı Atilla Özmen’e kadar yüzlerce oyuncu, kırmızı-beyazlı formanın hakkını vermek ve armanın şerefi için ter döktü.

Bu süreçte; ayakta alkışlananlar, ilk günden bu tarafa ismi hafızalara kazınanlar olduğu gibi eleştirilenler de oldu ama hepsi hakkını helal etsin.

Hayatta olmayanlara Allah rahmet eylesin. Kalanların ise sağlık ve huzur dolu bir ömrü olsun.

Amigo Mesut Aşanel’in “Balıkesirspor” haykırışına “Hey” karşılığı veren Balkes taraftarının sayısı ve sevgisi ise her geçen gün artarak devam etti. Belki de alkışın en büyüğünü ise takımını hiçbir şart altında terk etmeyen onlar hak ediyor.

55 Yıllık şanlı tarihin kahramanlarını hatırlamak isteyenler, gözlerini yumsun ve aklına gelen ilk isimleri bir kenara yazsın…

Her kademede isimler değişse de Balıkesirspor’un kaderinde değişmeyen tek şey olarak ekonomik yapısı görünüyor.

İlk günden bu tarafa kendi gelir kaynaklarına ulaşamadığı için asla tam bağımsız olamayan kırmızı-beyazlı kulüp, hep birilerinin dudaklarının arasından çıkacak kelimelere baktı. O dudaklar da Balkes için “Ne uzak, ne de yakın” düşüncesinden asla vazgeçmedi.

Vazgeçecek gibi de durmuyor…

Son yıllarda ‘Dejavu’ yaşamayı da alışkanlık haline getirdik;

Sezon öncesi oluşturulan seçilmişten ziyade atanmış bir yönetim…

Siyasi telkin ve vaatlerle takımın başına getirilen bir teknik heyet…

Son dakikada yapıldığı için eleştiri ve yoruma kapalı saçma-sapan transferler…

Sezon sonunda ligde kalındığı için atılan sevinç taklaları…

Her yıl artmaya devam eden borç…

Şimdi önümüzde yine aynı tablo var;

Haziran sonuna kadar devam edecek tartışmaların ardından göreve başlayacak yönetim, yeni bir hoca ve teknik heyet arayışına girecek.

Bir taraftan transfer tahtasını açabilmek için görüşmeler yapılırken, diğer taraftan mevcut oyuncuların takımda kalması için her türlü cömertlik sergilenecek.

Bu arada yeni bir sezon başlayacak…

Sezon yeni ama senaryo eski olacak…

Senaryonun da değişmesi için değişim şart ama isimlerin değişmesiyle değişim olmuyor.

Gerçek değişim için kafaların değişmesi şart…

Yoksa 155’nci yılda da birileri, benim yazdıklarımı yazacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here