Balkes, Bir Değil, Dört Puan Kazandı

0
69

İstanbulspor karşılaşmasını oynamadan bir puan teklif eden olsaydı, ben düşünmeden kabul ederdim. Maç sonunda da Balkes, puanı hanesine yazdırdığına göre önemli bir kazanç saymak gerekir.

Yeni transferlerin henüz hazır olmadığını her fırsatta dile getiren Ali Tandoğan, Ümraniyespor mücadelesini kazanan ekibi, Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı’nda da sahaya sürdü. Bunun sebebi, ‘Kazanan takım bozulmaz’ ilkesinden ziyade mecburiyettir.

Maça iyi başlayıp, ilk dakikalarda gol bulmayı alışkanlık haline getiren Balkes, İstanbulspor karşısında da Rahmi Anıl Başaran’ın golüyle skor avantajını yakaladı. Herkesin seyretmeyi tercih ettiği İbrahim Halil Çolak’ın füzesi ise Balıkesirspor’un soyunma odasına büyük moralle girmesini sağladı.

Karşılaşmanın ikinci bölümüne daha istekli başlayan İstanbulspor, Aldin Cajic’in attığı gollerle skoru eşitleyip, ortaya koyduğu mücadelenin hakkını aldı.

Şimdi Balıkesirspor’da herkes, 2-0’dan 2-2’ye gelen maçın neticesinde kaçan iki puana yanıyor…

Mevsimlerin değiştiği gibi camiaların beklentileri de kısa sürelerde büyük değişimler arz ediyor. Bu yaşamın her alanında çok da farklı değil. Dün memur olan, bugün müdürlük hayali kurarken, dünün küçük esnafı, bugün fabrika kurma planları yapıyor.

Hayal, kurmak iyidir ama hayaller gerçekçi olursa, bir o kadar da güzel olur…

Sezonun başında “İlk beş maçta puan alamayız” demekle yetinmeyip, “Gol bile atamayız” diyenlerin sayısının çok fazla olduğu camia, bugün toplanan yedi puana burun kıvırıyor. Ne yaparsın? İnsanoğlu’nun tabiatında doyumsuzluk var.

Elbette İstanbul’da bırakılan iki puandan çıkarılacak dersler de var…

Son sezonlarda savunma anlamında çok sorun yaşamamasına rağmen, kontra atak futbolunu oynayamadığı için deplasmanlarda gol atıp, puan çıkarmakta zorlanan Balkes, İstanbulspor maçının belli bölümlerinde doğru işler yaptı ama fiziksel ve tecrübe olarak sınırlı oyuncu kadrosu üç puana yetmedi.

“Ne çok biliyorsun, sen olsan ne yapardın?” dediğinizi duyar gibiyim. Ben olsam, ikinci yarıya İbrahim Halil Çolak-Celal Emir Dede değişikliği ile başlardım. İlerleyen dakikalarda Mahatma Otoo-Aly Malle değişikliği ile de hem kanat savunmacılarının önünü diri tutar, hem de hızlı hücum için gerekli enerjiyi sahaya sürüp, rakip beklerin oyuna katılmasını da engellemeye çalışırdım.

Son bölümde de Rahmi Anıl Başaran-Serdar Güncü değişikliği ile beraber, Foxi Kethevoama’yı santrfor, Antonio Mrsic’i de 10 numara pozisyonuna çekerdim ki topu rakip sahada tutabileyim ama “Bekara eşini boşamak kolay” demişler, herkes işini yapsın.

Koca bir hafta oyuncuları ile çalışan, kendi eksiklerine ve rakibin oyununa kafa yoran Ali Tandoğan’dan daha iyi bilecek değiliz…

Ekran başından görünen, Foxi Kethevoama’nın ilk dört haftadaki performansından uzak kalması veya rakibin ona tedbir alması ya da bilmediğimiz bir sakatlık, Ali Tandoğan’ın ilk değişiklik hakkını bu yönde kullanmasına sebep olmuş olabilir.

Sezon başından bu tarafa hatasız gibi oynayan defans kurgusunda ilk ve en çok aksayan isim Okan Alkan oldu. Hücumlarda ileri çıkan Okan Alkan, savunmada Mahatma Otoo’dan gerekli desteği göremeyince kolay oyundan düştü.

Son golde Aldin Cajic ile baş başa kalması ise Okan Alkan’dan ziyade takımın stoperleri Oğuzhan Çapar ve Tomislav Glumac’ın adam paylaşımını hatalı yapmasının veya bir anlık dalgınlığın eseri oldu.

Özetle; gerekli dersleri dersler çıkarılıp, hatalar tekrar edilmediği sürece büyütülecek bir sorun yok. Kaldı ki maçın sonunda kazanılanın bir puan değil de dört puan olduğunu yazarsak da yalan olmaz…

Türkiye Futbol Federasyonu Kulüp Lisans Kriterleri’ni bütünlemede de olsa yerine getirerek Ulusal Kulüp Lisansı’nı almayı başaran Balıkesirspor, puan silme cezasından kurtuldu. Lisans alamayan Bursaspor, Eskişehirspor ve Osmanlıspor’un 3 puanının silinmesi ise Balkes için önemli bir avantaj oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here