BANA YALAN SÖYLEDİLER

0
182

Geçtiğimiz hafta üst üste yalan haberlerle karşılaştık. Önce Katarlı öğrencilerin ülkemizdeki tıp fakültelerine sınavsız girişi ve sonra öğrenci yurdundan çıkan silahlar hakkında ortalık bayağı bir karıştı. Twitter üzerinden paylaşılan habere yanıt veren Bayraktar, “Ankara KADEM yurdundan son görüntüler geldi. İçerde alev püskürten ejderhalar olduğu da söyleniyor…” ifadeleri ile Game of Thrones dizisinden ejderha fotoğrafını paylaştı. Peş peşe gelen bu yalan haberler tabii şaşırtmadı ama akıllara “duyduğumuz her şey doğru mu?” Sorusunu getirdi.

Zamanında o kadar fazla yalan haberle karşılaştık ki hala karşılaşıyoruz hatta pandemi döneminde bile duyduğumuz birçok yalan haber oldu. Koronavirüs salgını WhatsApp gruplarında ya da Twitter paylaşımlarında sosyal medya alanında yoğun bir bilgi kirliliği oluşturdu.

Doğrulama platformu Teyit, medyaya yansıyan 100 şüpheli içeriği inceleyerek gerçeklik payı bulunmayan bilgileri ortaya çıkardı. İncelenen 99 içerikten 96’sı yanlış bilgilere dayanıyordu ve bu yanlış bilgiler, 2 bin 712 haberde yer almıştı. 96 yalan haberden 16’sı komplo teorilerinden oluşuyor ve 1020’si sosyal medyada yer adı bile. Sosyal medyada yayılan ve Covid-19’un laboratuvarda icat edildiğine, aşısının patentinin 2014 yılında Pasteur Enstitüsü tarafından alındığına dair bir video ise, popüler asılsız içeriklerden biri oldu. Enstitü, patentte geçen aşının 2002-2003 yılında Çin’de ortaya çıkan SARS-CoV adlı virüse ait olduğunu açıkladı ve iddiayı yalanladı. Bazıları da korona virüsün soğan, sumak, sarımsak, kelle paça gibi çeşitli meyve, sebze ve yemekler ile tedavi edildiği ile ilgiliydi.

Peki yalan haberlere neden hemen inanıyoruz? Bunlardan birisi “NEDEN?” sorusunu sormadan tüm duyduklarımızı doğru kabul etmek. Bir diğeri Psikolojide “doğrulama yanlılığı” olarak adlandırılan kavram, duyduğumuz bazı haberlerin görüşlerimize uyduğu noktada doğru kabul etmek.

Duyduğumuz her şeye nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda ise tavsiyeler şöyle; ilk olarak sosyal medyada veya haber sitelerinde rastladığımız içerikler karşısında sakin kalın ve paylaşım yapmadan önce düşünerek gördüklerinizi filtreden geçirin daha sonra paylaşım yapanlara “kaynağın nedir?” diye sorun. Karşınıza çıkan bilgiyi arama motorlarında farklı anahtar kelimelerle arayın, teyit platformlarının konu hakkında bir inceleme yapıp yapmadığına bakın veya güvenilir kurumların içeriklerine göz atın. En önemlisi sosyal medya orucu tutun, her bilgiyi anında sorgulamadan tüketmeyin ve paylaşmayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here