BASİAD Başkanı Bekki: Ekonomide birinci öncelik fiyat istikrarı

0
139

BASİAD Başkanı Abdullah Bekki, başta gıda enflasyonu olmak üzere ekonomide fiyat istikrarını değerlendirdi. Bekki, “Türkiye ekonomisinin özellikle içinde bulunduğumuz bu ilk yarıda rehavete kapılabileceği tek bir gün dahi yok maalesef. Tüm bu adımları atarken de sabırlı ve kararlı olmamız gerekmekte” dedi.

Balıkesir Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) Başkanı Abdullah Bekki, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de  2020 yılını zor geçirdiğini,  2021 yılında aşı gelişmeleri umutlarına rağmen zor bir yıldan geçileceğinin farkında olduklarını söyledi.

Bekki, “Ekonomide bir taraftan pandemi kaynaklı sorunlarla ve işsizlikle mücadele ederken, diğer taraftan da fiyat istikrarını ve finansal istikrarı sağlama adına adımlar atılması gereken bir dönemden geçiliyor. Enflasyonla mücadele konusunun kamuoyunda daha doğru bir zeminde tartışılmasında fayda görüyoruz. İçinden geçtiğimiz süreçte ekonomide birinci önceliğin fiyat istikrarı olduğunu düşünüyorum. Merkez Bankamızın, para politikasında gereken tüm adımları kararlı bir şekilde atmasını da memnuniyetle karşılıyoruz.

Diğer taraftan enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikası ile sağlanamayacağını, bunun bütünsel bir iktisadi çerçevede ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle maliye politikası tarafında, bu sürece destek veren kapsamlı bir programın netleşmesi de enflasyonla mücadele sürecine katkı sağlayacaktır.

Enflasyon dinamiklerine uzun yıllar itibariyle baktığımızda, sorunun temelinde yalnızca kur hareketleri, beklentilerin yönetilemeyişi ya da atalet gibi sorunlar değil, gıda gibi bir takım önemli sektörlerde de mikro reform eksikliğinden kaynaklanan yüksek fiyat artışları görmekteyiz” dedi.

“GIDA VE TARIM SEKTÖRELERİNDE YENİ REFORMA İHTİYAÇ VAR”

Özellikle gıda gibi bir kalemdeki fiyat artış sorununun yalnızca para politikası perspektifinden değerlendirmenin eksik kalabileceğine dikkat çeken BASİAD Başkanı Bekki, açıklamasına şöyle devam etti: “Gıda ve tarım gibi sektörlerde verimliliği artırıcı, katma değer sağlayıcı yeni bir reform sürecine ihtiyaç var. Balıkesir gibi gıda üretiminde çok özel imkanlara sahip illerin potansiyellerinin çok daha fazla üretir hale getirilmesi için çalışmaların yapılmasına ihtiyaç var. Bu sektörlerdeki sorunlar ve atılması gereken adımlar geçtiğimiz dönemlerde de tespit edilmesine rağmen, maalesef gereken kararlılık gösterilememiştir. Bundan sonraki dönemde de özellikle rekabet ve serbest piyasa işleyişini sekteye uğratmadan, sorunun kaynağına inen adımların atılması fayda sağlayacaktır. Gıda ve tarım alanında kısa vadeli kazanımlara konsantre olup uzun vadede mikro reformları her erteleyişimiz, bizlere daha yüksek bir gıda enflasyonu olarak geri dönmektedir.

Bugün küresel ekonomide enflasyon neredeyse yok denecek kadar düşük seviyededir. Türkiye ekonomisine emsal kabul ettiğimiz gelişmekte olan ülkelerde enflasyon oranı yüzde 3-4 bandında düşük seyrederken, ülkemizde enflasyon çift hane yüzde 15’lere yakındır.

“ENFLASYON ADIMLARININ ERTELENMESİ KAYNAK İSRAFINA YOL AÇIYOR”

Enflasyon tarafında atmamız gereken adımları her erteleyişimiz ekonomide daha fazla maliyete ve bunu takiben de kaynak israfına sebep olmaktadır. Bu çerçeveden baktığımızda, Türkiye ekonomisinin özellikle içinde bulunduğumuz bu ilk yarıda rehavete kapılabileceği tek bir gün dahi yok maalesef. Tüm bu adımları atarken de sabırlı ve kararlı olmamız gerekmekte. Fiyat istikrarını sağladığımız noktada da hem yatırımların arttığı, hem sağlıklı büyümeye kavuştuğumuz yeni bir dönem başlayacaktır. Bu mücadelede başarılı olursak, yakın zamanda ekonomimizin kalkınma sürecine girdiği, hepimizin ülkece arzu ettiği güçlü iktisadi ortama kavuşacağına da inanıyorum.” Mahmut ACARÖZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here