Bekir Ceylan: Otizm gelişimsel bozukluğudur

0
399

ÖZEL HABER – Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Bekir Ceylan, Otizm nedir? Otizm belirtileri nelerdir? konusunda HABERCİ’ye açıklamada bulundu. İlk olarak 1943’te Leo Kanner tarafından tanımlanan otizmin sosyal ve iletişim becerilerinin gelişimini erkenden etkileyen ve büyük bir sosyal engele yol açan küresel bir gelişimsel bozukluğu olduğunu söyleyen Ceylan, “Otizmli insanlar kendilerini ifade etmekte, iletişim kurmakta ve çoğu insan gibi davranmakta zorlandıkları için tuhaf bir şekilde davranabilirler. Bireye bağlı olarak, bu zorluklar kendilerini farklı şekilde gösterir. Otizmli bazı insanlar asla konuşmayı başaramazlar” bilgisini verdi.

“OTİZMİN TEK BİR NEDENİ YOK, NEDENLERİ VAR”

Açıklamasında otizmin tek bir nedeninin olmadığını, ancak çevresel faktörlerin bir neden olmadığı ve ebeveynlerin kişiliğinin veya eğitim biçiminin otizme neden olamayacağının kesin olduğunu anlatan Ceylan, “Günümüzde araştırmacılar, bir çocuğun doğuştan başkalarıyla sosyal ilişkiler kurma yetersizliği ile doğduğu konusunda hemfikirdir. Bu nedenle nörobiyolojik bir bozukluktur, yani beynin işleyişiyle ilgilidir. Otizmin nedenleri henüz küresel bilim camiasında fikir birliğine varılmamıştır, ancak yaygınlık oranının nüfusun %1’ini etkilediği tahmin edilmektedir. Bu nedenle, otizm spektrum bozuklukları aşağıdaki nörogelişimsel anormalliklerden kaynaklanır” dedi.

“BEBEKLİK DÖNEMİNDE ERKEN ORTAYA ÇIKAR”

Otizmin, sosyal etkileşim kurma ve iletişim kurma yeteneğindeki değişikliklerin yanı sıra davranışsal anormallikler, özellikle değişme isteksizliği ve davranış veya konuşmayı tekrarlama eğilimi ile kendini gösterdiğini anlatan Ceylan, “İlgili kişiler genellikle kendi iç dünyalarında izole olmuş gibi görünürler ve belirli duyusal tepkiler sunarlar. Bozuklukların çeşitliliğine ve bu insanların çok değişken sosyal entegrasyon kapasitelerine rağmen, otizm 1996’dan beri Fransa’da bir handikap olarak kabul edilmektedir. Mekanizmalarını anlamak ve yönetimini geliştirmek için multidisipliner araştırma gerektirir. Biliş, motor beceriler, duyusallık, uyum kapasitesi alanlarında başka bozukluklar vardır, ancak bunlar tanı kriterlerine dahil edilmez. Mevcut uluslararası sınıflandırmalarda otizm, Yaygın Gelişimsel Bozukluklar adı verilen daha büyük bir bozukluk grubunun parçasıdır. Burada kullanılan “istilacı” terimi, birkaç kalkınma sektörünün etkilendiği anlamına gelir (sosyal etkileşimler, dil, davranışlar, gibi Yaygın Gelişimsel Bozuklukların heterojenliği, semptomların şiddeti, başlangıç ​​yaşı ve gelişim şekli, ilişkili bozukluklar, zeka geriliğinin olup olmaması ile belirlenir” diye konuştu.

OTİZM BELİRTİLERİ

Ceylan, bu konuda şu bilgileri verdi: “Nadiren eğer olursa, göz teması kurar. Duymuyor gibi görünür. Oyuncaklarla çok az veya alışılmadık şekilde eğlenir. İnsanlardan çok nesnelerle ilgilenir. Parmakları, elleri, kolları veya başı ile tekrarlayan hareketler yapar. 2 yaşına gelene kadar bebeklikten sonra da devam eden belirtiler olabilir. Sınırlı ilgi alanları vardır. Karşılıklı sosyal etkileşimlere sahip olamaz. Alışılmadık şekillerde hareket eder (kafa sallama, parmakların veya ellerin esnemesi, ağzın açık olması, dilin dışarı çıkması gibi. Diğer çocuklarla oynamakla ilgilenmez. Kelimeleri veya cümleleri anlamıyor gibi görünse de tekrarlar. Davranış sorunları vardır. Örneğin kendine zarar verme gibi. Duygularını kontrol etmekte güçlük çeker.”

Ceylan, yaştan bağımsız olarak olası belirtileri de şöyle sıraladı: “ Göz temasından kaçınır ve yalnız olmayı tercih eder. Başkalarının duygularını anlamakta güçlük çeker. Kelimeleri veya cümleleri tekrarlar. Rutin veya ortamdaki en ufak bir değişiklikten rahatsız olur. Çok sınırlı ilgi alanları vardır. Sallanma, bükülme ve uzuvları tekmeleme gibi tekrarlayan davranışlar sergiler. Seslere, kokulara, tatlara, dokulara, ışığa ve renklere olağandışı ve genellikle yoğun tepkiler verir.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here