Bekir Ceylan: Şiddet ortamında büyüyen çocuklar suça meyilli oluyor

0
1071

ÖZEL HABER – Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Bekir Ceylan, HABERCİ’ye yaptığı özel açıklamada babanın çocuk üzerinde pek çok rolünün olduğuna dikkat çekerek, en önemlisinin ise babaların, çocuğun cinsel kimliği üzerindeki etkisi olduğunu belirtti. Çocuğun davranışları, iletişim dili, özgüven, sosyal uyumluluk gibi birçok alanda, fiziksel- duygusal gelişim, öğrenme gibi süreçlerde özellikle 0-6 yaş arası babaların rolünün oldukça önemli olduğunun altını çizen Ceylan, baba-çocuk ilişkisinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında çeşitli bilgiler verdi.

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Bekir Ceylan, çocuk üzerinde pek çok rolü olan babanın en önemli rollerinden birinin çocuğun cinsel kimliği üzerinde oynadığı rol olduğunu belirterek babayla sağlıklı iletişim kuran çocukların davranışlarında, iletişim dilinde, öz güveni ve sosyal uyumluluğunda, eğitim-öğretim hayatlarında daha başarılı olduğunun görüldüğünü ifade etti.

CEYLAN’DAN SAĞLIKLI İLETİŞİM VURGUSU

Çocuk gelişiminde aktif rol alan babaların çocuklarının, babasından değer, şefkat, sevgi görmek, onaylanmak gibi ruhun besinini alamayan çocuklara göre hayatla baş edebilme mücadelelerinin daha güçlü olduğunun altını çizen Ceylan, 0-6 yaşın neden önemli? olduğunu şu sözlerle anlattı: “Bu dönemde çocuklarla sağlıklı iletişim kurma, çocuğa güvende olduğunu, sevildiğini hissettirmek çocuğun fiziksel bakımı kadar önemli. Bu dönem tüm yaşamı etkiliyor ve şekillendiriyor.”

PAYLAŞAN BABALIK ROLÜ

Ceylan, açıklamasında değişen zaman ve sürecin de katkısıyla babalık rolünde değişimler olduğunu belirtti. Günümüzde artık işten geldikten sonra çocuğu ile oynayan, hafta sonları birlikte zaman geçiren, çocuğuna bir şeyler öğreten, sohbet eden, paylaşan bir babalık rolünden bahsedildiğini söyledi.

Çocuğun birinci bakımının anneler üzerinde olduğunu kaydeden Bekir Ceylan, toplumsal değerlere göre yöresel farklılıkların hala daha gözlemlendiğini ifade ederek, “Eğitim seviyesi ve sosyo-ekonomik durumu yüksek gelir grubundaki baba belki daha ilgiliyken ülkemizin daha etnik ve otantik kesimlerinde belki baba hala bir otorite simgesi olarak iletişime kapalı olabiliyor. Çocuğu şımartmamak veya babadan korkan çocuk saygılı olur gibi geçmişten gelen bazı geçersiz inanışlar da bunda etkili olabiliyor” dedi.

CEYLAN’DAN EMPATİ VURGUSU

Anne-baba ilişkisinin çocuğun ilk tanık olduğu davranış kalıpları olduğunu söyleyen Psikiyatrist Doktor Ceylan, çocuğun iletişim dilini, anne ve babasını gözlemleyerek kurduğunu, olaylara yaklaşım, saygı ve sevgi gibi tanımlarını ebeveynlerini gözlemleyerek öğrendiğini ifade etti. Ceylan, ebeveynlere şöyle seslendi: “Nasıl bir çocuk arzuluyorsanız sizler de öyle olmalısınız. Çocuk sizlerin ilişkisi ile kendini, diğerlerini ve hayatı tanımlayacak ve eğer ki bu dönemde yanlış bir tanım elde ederse gelecek yaşamındaki kararlarını da etkiler. Bu anlamda anne-baba iletişimi çocuk açısından her zaman akılda kalacak, her davranışında içinde bir parça barındıracak yemeğin tuzu kadar önemli.”

“SUÇA VE BAĞIMLILIĞA MEYİLLİ OLUYORLAR”

Şiddetin öğrenilen bir davranış olduğunu vurgulayan Ceylan, şiddet uygulanan, kavga ve hakaret ortamında büyüyen çocukların suça ve bağımlılıklara meyilli olduğunu kaydetti.

Babanın fiziken var olup duygusal anlamda yok olmasının çocukta şiddetli travmalar oluşturabildiğine dikkat çeken Ceylan, “Şefkat ve sevgiden mahrum bırakılmış bir çocuğun ileriki hayatında her türlü seçimi veya kararları, partner seçimi veya ilişkileri sağlıklı bir dilde olmazken, bir de şiddet görmüş veya tanık olmuş bir bireyin nasıl kendisine, diğerlerine şefkat duymasını bekleyebiliriz ki? Bir kız çocuğu örneğin çocukluğunda tanıdık gelen bu yok sayılma ve hırpalanma duygusuna, romantik ilişkilerinde de çekilecektir. Zira en tanıdık duygu; hırpalanmak, hor görülmek, hakaret ve yok sayılmak olacaktır veya her zaman evliliğe, birlikteliklere ön yargılı olabilecektir” diye konuştu.

“ÇOCUKLAR BABALARI TARAFINDAN KABUL GÖRMEK İSTER”

Çocukların babaları tarafından sevilmek, değerli olduğunu hissetmek, kabul görmek ve görülmek gibi isteklerinin olduğunu belirten Ceylan, “Çocuk, birlikte kaliteli zaman geçirmek, sohbet etmek, bir film izlemek ve üzerine belki de tartışmak, başarılarının takdir edilmesini, yılgınlıkları veya hüzünlerinde omzunda elini hissetmek veya yanında ağlayabilmek ister. En basiti de anılar yaratmak ister, sarılmak ister, omzuna çıkmak ve belli bir zaman sonunda ise omzuna elini dayayan kendisi olmak ister” dedi. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here