“Bütün partilerde tek adamlık sürüyor”

0
12

Balıkesir Demokrasi ve Emek Platformu (BALDEP) tarafından düzenlenen “Bizim de söyleyecek sözümüz var”, “Nasıl bir Büyükşehir? Nasıl bir yerel yönetim” başlıklı toplantı haftasonu Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Salonunda gerçekleştirildi. Toplantı Eğitim-Sen Şube Başkanı, KESK Dönem Sözcüsü, BALDEP Yürütme Kurulu Üyesi Abdurrahman Bulut ve Ayşe Yılmaz tarafından yönetildi.

Toplantıda açış konuşmasını yapan Eğitim-Sen Şube Başkanı, KESK Dönem Sözcüsü, BALDEP Yürütme Kurulu Üyesi Abdurrahman Bulut, ülkede kritik bir dönemden geçildiğini, iki ay sonra bir seçim yapılacağını hatırlattı.

Bulut, “Görünen o ki yerel yönetim seçiminden ziyade iş dönüp dolaşıyoruz biraz daha genel seçim havasında, artık vaatlerin  havada uçuştuğu, ekonomideki tıkanmışlığın, siyasetteki tıkanmışlık ve kirlenmişliği örtbas etmek için değişik manevralarla ve son dönemde de Cumhur İttifakı aracılığıyla beka sorunu tutturularak, işin üstü örtülmeye, emekçilerin talepleri yok sayılmaya ve göz ardı edilmeye çalışılıyor. Bizim görevimiz elbette ki bütün herkesin partisinden, sendikasından, derneğinden hepsine kadar emekçilerin içinde bulunduğu durumu teşhir etmek ve bunu dile getirmek gibi bir zorunluluğumuz var” dedi.

“TEK ADAM YÖNETİMİNE HAYIR”

Birçok siyasi partinin afişinde ‘tek adam yönetimine hayır, tek adama hayır’ yazdığını belirten Bulut, “Tek adam rejimine karşı mücadele ediyorsunuz, ama dönüp bakıyorsunuz bütün siyasi partilerde bir tek adamlık sürüyor. Eleştirdiğiniz noktadan bir şey devam ediyor” dedi. Partilerin kendine göre adaylarını açıkladığını, seçmenlerden açıklanan adayın desteklenmesinin istendiğini ifade eden Bulut, “Seçmenler, falanca kişiyi neye göre destekleyecek? Önemli olan programlardır. Adaylar sadece insanların taahhütleridir. Bizim talebimiz; yerel yönetimlerden anladığımız şudur: Buradaki yöneticiyi bizim birlikte belirlememiz gerekir. Buradakiler birlikte karar vermeli. Aramızda belediye başkan adayımız var. Belediye başkan adayı, yüzünü bize mi dönecek yoksa kendisini bu göreve getiren siyasetçilere mi dönecek. Bu bütün adaylar için söz konusu. Tepeden inme birini atayarak bunun demokrasi olduğunu iddia etmeniz mümkün değildir” diye konuştu.

“YEREL YÖNETİMLER DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ”

Bulut, konuşmasında yerel yönetimlerin demokrasinin beşiği olduğunu, yerel yönetimin önemli olduğunu söyleyerek, “Çünkü en küçük birim olan mahalleden başlayarak üst üste örülmesi gereken yapıdır. Bize hayat, geçmişteki deneyimimiz, bizim birikimimiz var bu konuda. Bize AKP gibi sonradan devşirmeyle bir şeyler öğrenmedik, biz hayatın içinden gelerek öğrendik bunları. Bunun olumlu örnekleri vardır. Bu örneklerin hepsinde temelden, sıfırdan başlayarak, birbirinin üstüne taşları koyarak buraya geldik” dedi.

“KENT KONSEYİ KANDIRMACADAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL”

Gelinen noktada işin böyle olmadığının görüldüğünü, kimsenin yerel yönetimlerin nasıl işleyeceği konusunu söylemediğini anlatan Bulut, “Kent Konseyi yönetmeliği var. CHP bu yönetmeliğin değiştirilmesi için niye mücadele etmez. Kent Konseyi kandırmacadan başka bir şey değil. Böyle bir yönetmeliğin karşısında olmamız lazım. İnsanların katılımlarını sağlamamız gerekirken, biz insanların buraya katılmasını engellemesini istiyoruz. Katılmasının en kolay yolu meclislerdir. Mahalle muhtarlarıyla aracılığıyla meclisleri örgütleyeceksiniz. Onun üstünden kentlerdeki oluşan Kent Konseyleri. Ama Kent Konseyleri bu yönetmelikle olmaz. Kırk üyenin otuzu atanmış, on tanesi seçilmiş ve demokrasi bekliyorsunuz? Bu noktada gerçekten hepimizin söyleyeceği birçok şey vardır. Ama önemli olan demokrasinin oturtulabilmesi için hem yönetenler, hem yönetilenler açısından ortak bir paydanın birlikte karar verilmesi lazım. En dezavantajlı kurumun üyesiyim. Bunu her yerde de söylüyorum. Bizim üyemizin hiçbir siyasi partiye üye olma, karar süreçlerine katılma imkanı yoktur. Ama bize birini getirip dayatıyorsunuz. Biz mecbur muyuz birilerini desteklemeye. Bizim de söyleyecek sözümüz var. Kamu emekçilerinin şöyle bir talebi olduğu için değil; bir koltuk kapalım, bir yerden bir şey kapalım diye derdimiz olduğu için değil. Gerçekten demokrasiyle birlikte olacak bir şeydir. Ama demokrasiye çok da ihtiyacımız olmadığından toplantıya katılım açısından demokrasiye ihtiyacımız var mı yok mu diye tartışmak gerekiyor” diye konuştu. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here