BÜYÜK BİR DESTAN 30 AĞUSTOS ZAFERİ!

0
88

Haftaya güzel bir başlangıç yaptık. Pazartesi günü 30 Ağustos Zafer Bayramı idi ve bu büyük zaferin hikayesini bilmemek ya da dinlememek mümkün değil.

Tarihler 26 Ağustos 1922’yi gösterdiğinde Türk Ordusu yorgun fakat devletini, milletini kurtarmak için olanca gücüyle savaşmaya devam ediyordu. Belki de Anadolu’da son bağımsız günümüzdü. Devlet 11 yıldır savaştaydı. Güç azalmış ve çok fazla kayıp vermiştik. Yunan ordusu ise Ankara önlerinden çekilip Afyon-Eskişehir eksenine İngiliz destekli bir savunma hattı kurmuştu.

Bu nedenle düşmanı tek vuruşla imha etmek ve Anadolu’dan atmak gerekiyordu. Atatürk bu iş için riskli bir plan oluşturdu. Ya büyük bir bozgun ya da büyük bir zafer olacaktı. 30 Ağustos Zaferi’nin hikayesi işte böyle başladı.

Taarruzdan bir gece önce, 25 Ağustos günü, hava karardıktan sonra ordu harekete geçti. Cepheyi terk ederek, Şuhut dağları arasından, bir patika vasıtasıyla Yunan hattının güneyine sızdı. Kimse fark etmedi. Tan ağarmaya başladığında İsmet Paşa bombardımanı başlatacaktı. Fakat hiç hesapta olmayan bir şey oldu. Etrafı sis bastı. Toplar kör olmuştu. Bu şekilde bombardıman başlamazdı. Herkes şaşkındı. 26 Ağustos 1922 günü, saat 05:30’da Türk topları sessizliği bıçak gibi yırttı.

Yaveri ve koruması Yarbay Muzaffer Kılıç onunla bombardımanı izlerken, Atatürk’ün fısıldadığı cümleleri işitti: “YA RABBİ! SEN TÜRK ORDUSUNU MUZAFFER ET! TÜRKLÜĞÜN VE MÜSLÜMANLIĞIN DÜŞMAN AYAKLARI ALTINDA, ESARET ZİNCİRİNDE KALMASINA MÜSAADE ETME!”

Tarihin en önemli hareketi Kurt Kapanı tuzağı kullanıldı ve düşman kurt kapanına girdi. 30 Ağustos’ta, Yunan ordusu imha edildi, denize döküldü ve kaçmaya başladı! Savaşın kazananı artık belliydi. Ve yine tarihin o meşhur sözü kulaklarda yankılandı; “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri!”

İmkansızlıklar içinde kazanılan bir zafer, bir destan… Milletimizin tarihinde büyük yer etmiş her okuduğumuzda tüylerimizi diken diken eden ve her defasında Mustafa Kemal Atatürk’ün zekasına hayran kaldığımız bir zafer. Türk ordusunun yaktığı bağımsızlık ateşinin 99. Yılında dahi devam ettiği bu önemli günü tüm içtenliğimle kutluyor ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here