Büyükşehir, Karesi ve Altıeylül’de en düşük maaş 3 bin 200 lira 

0
145

Büyükşehir Belediyesi, BASKİ, Karesi ve Altıeylül Belediyeleri’nde çalışan işçileri kapsayan toplu sözleşme Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı ve Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan tarafından imzalandı. Toplu sözleşmeyle Büyükşehir Belediyesinde en düşük işçi maaşı 3 bin 200 lira oldu.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde törenle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, BASKİ, Karesi ve Altıeylül belediyelerinde çalışan işçileri kapsayan toplu sözleşme imzalandı. Törene Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, sendika yöneticileri katıldı.

Yeni toplu sözleşmeyle Büyükşehir Belediyesi’nde en düşük maaş 3 bin 200 lira oldu. Ortalama ücretler de 3 bin 500 ila 4 bin lira arasında değişen rakamlardan oluştu. Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, ücretlerden memnun olmadıklarını, önümüzdeki süreçte daha iyi imkanlara imza atacaklarını söyledi.

“BELEDİYELERDE ÇALIŞMAK AYRICALIK”

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, imza töreninde yaptığı konuşmada belediyelerde çalışmanın ayrıcalık olduğunu, belediyelerin yaptığı işleri yapan başka özel sektör birimleri olmadığını söyledi.

Yılmaz, “Bugün Büyükşehir, Karesi ve Altıeylül Belediyelerimiz hep beraber Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanımızla beraber çalışanlarımızla ilgili aldığımız kararları imza altına alıyoruz. Ben iki belediye başkanımıza ve sendika görüşmelerini yürüten memurlarımıza ve sendika temsilcilerimize çok teşekkür ediyorum. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Altıeylül ve Karesi Belediyesi gerçek manada Balıkesir’de en çok istihdamı yapan kuruluşlara ev sahipliği yapıyor, şehre hizmet ediyor. Ben her zaman şunu söylüyorum; belediyelerde çalışmak ayrıcalıktır. Çünkü bizim yaptığımız işleri başka yapan özel sektörde birimler yok. Halkımıza hizmete diyoruz. Bu hizmeti insanlar sadece ofislerde değil, sahada çalışanlarımız, ulaştıranlarımız, her koşulda ölümüzün yanında, doğanımızın yanında, yaşamın her yerinde belediyelerdir. Ben Mahmut Arslan başkanıma çok teşekkür ediyorum. Süreci baştan itibaren buradaki temsilcilerle, bizlerle beraber yürüttü. Bugün imza altına alacağımız sözleşmemiz hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“TAŞERONUN BİTMESİ İÇİN MÜCADELE ETTİK”

Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan, sözleşmedeki işçi ücretlerinden memnun olmadıklarını söyledi. Arslan, “Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri uzun bir süreç aldı. Tabi ki bu toplu iş sözleşmesini yürütürken, imzalarken büyük fotoğrafa bakmamız lazım. Biz yerel seçim öncesinde başkanımızla buluştuğumuzda o gün daha henüz taşerondan kadroya geçen arkadaşlarımız sendikalı olmamışlardı. Başkanımız o toplantıda inşallah 31 Mart’tan sonra arkadaşlarımızın sendikalarının toplu sözleşmelerinin olacağı müjdesini vermişti. Çok şükür o günleri gerçekleştirdik. Tabi ki uzun yıllar Hak-İş taşeron sisteminin ortadan kalkması için büyük bir mücadele yaptı ve bu mücadelemizin sonucunda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihi bir kararıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde özellikle çalışma hayatıyla ilgili en büyük reforma imzaladı. En büyük reform neydi? Yaklaşık bir milyona yakın belediyelerde 450 bin, kamuda da 450 bin civarındaki taşeron şirketlerde çalışan arkadaşlarımız artık kamunun işçisi oldular. Bu gerçekten bir kıyaslama yaparsak aradaki farkı göreceksiniz. Bu kanun, kararname çıktığı tarihte 2017 yılında kamunun bakanlar, KİT’ler, üniversiteler, Özel İdareler, belediyeler dahil toplam Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kamusunda işçi olarak çalışan kadrolu işçi sayısı 180 bindi. 180 binin üzerine bir milyona yakın arkadaşımız kamuda tekrar kamu işçisi olarak görevlendirildiler. Bu gerçekten Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük reformudur. Üstelik muhafazakar, milliyetçi parti olan Ak Parti’nin hiçbir zaman sosyal demokratların bile yapamayacağı bir reforma Cumhurbaşkanımızın öncülük etmesi bizim açımızdan tarihi başarıdır. Biz bu başarıyı her zamana hatırlayacağız. Ancak bu kadroya geçmek aynı zamanda kadrolu işçilerin ücretlerini yakalama konusunda da gerçekten büyük bir beklentiye sebebiyet verdi. Burada Balıkesir Büyükşehir Belediyemizde, Karesi’de, Altıeylül’de kadrolu arkadaşlarımız var. Doğal olarak yeni sendikaya, kadroya geçen arkadaşlarımız biz de kadrolu işçilerin aldığı ücretleri almak isteriz diyorlar. Bundan çok daha doğal bir şey olamaz” dedi.

“GEÇİŞ DÖNEMİ YAŞIYORUZ” 

Taşeron şirketlerden, belediyeye geçen çalışanlar için ilk adımı attıklarını kaydeden Arslan, “Merdivenin ilk basamağına adım atıyoruz. Burada eksiklerimiz var. Tabi ki Balıkesir bir büyükşehir, burada yaşamın Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi ne kadar zor olduğunu biliyorum. 3 bin 200 lira, 3 bin 500 lira, 4 bin lirayla bu şehirde standart yaşamı sürdürme imkanı yok. Bir şekilde sosyal destekler, başka destekler olmadan gerçekten ev kirası veren, çocuğu okula giden, bu şehirde yaşamak zorunda kalan insanların bu ücretlerle iyi geçiniyorum demelerini beklemek söz konusu değil. Bunu başkanımız da, bizde biliyoruz. Belediyenin kaynakları, Türkiye’nin içinden geçtiği pandemi sürecinde özel sektörde sendikacı arkadaşlarımız normal çalışmaları bile yapamadılar. Kısa çalışma ödeneği farkları ödenmedi. Kısa çalışmayı alamayanlar maalesef ücretsiz izine çıkarıldılar ayda bin 177 lirayla yaşamak zorunda bırakıldılar.

Binlerce arkadaşımız işlerini kaybetti. Böyle kritik bir dönemden geçiyoruz. En azından biz şunu görüyoruz; Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Karesi ve Altıeylül belediyelerinde çalışan arkadaşlarımız işlerini yaptıkları sürece buradan emekli olacaklarını biliyorlar. Hiçbir belediye, hiçbir başkanı çok nadirdir çalışanlarını biz yeni belediyeye geldik herkesi çıkaralım diye bir durum olmuyor kamuda. İşini yapan emekli oluyor. Bunu özel sektörde göremezsiniz. Özel sektörün şartları çok farklı. Onun için herkes kamuda, belediyede çalışmak ister. Ama bu ücretler de gerçekten bizim için beklediğimiz ücretler değil, istediğimiz ücretler değil. Ama ortada bir sözleşme yapılması gerekiyor.  Evet, bu ücretler çalışanların, sendikamızın talep ettiği ücretler değil ama bir geçiş dönemindeyiz.

Bizim de kadrolu arkadaşlarımızın sayısının neredeyse 10 katı yeni arkadaşlarımızla buluştuk. Bizim de önümüzü görmemiz gerekiyordu. Bir geçiş dönemi sözleşmesi olarak görüyorum ben bunu. Yani normal dönemde yaptığımız, normal şartlarda yürüttüğümüz bir sözleşme değil. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz, pandemi döneminden geçiyoruz. İlk defa serbest toplu pazarlık yapıyoruz. Çünkü geçen dönem kararname olduğu için sözleşme yapamıyorduk. Yani istesek de olmuyordu. 696’nın getirdiği zorluk vardı. Bu dönemi geçiş dönemi olarak görüyoruz. İnşallah bu ücretlerimizin zamanında ödenmesi çok önemli. Bizim için iyi bir toplu iş sözleşmesinin üç tane kriteri var. Birincisi sözleşmeyle imza attığımız rakamların gününde, taahhüt edilen zamanda ödenmesinin sağlanması. İkincisi bu toplu sözleşme işyerlerinde kaosu, kargaşayı, tartışmayı değil barışı getirmesi gerekir. Üçüncüsü de işimizi kaybetmememiz gerekiyor. İmzaladığımız sözleşmeyle iş güvencemizin de güvence altına alınması gerekiyor. Ücret nerede derseniz, ücret dördüncü kritere geliyor. Eğer siz iyi bir sözleşme diye imzalarsanız ödenmiyorsa faturayı yine biz ödüyoruz. İyi bir toplu sözleşme yaptık diyorsunuz işyerlerinde kavgaya sebebiyet veriyorsa, işçinin yarısı işini kaybediyorsa bu iyi sözleşme olmuyor. Önümüzdeki dönem toplu sözleşmede inşallah eksik bırakılanları tamamlayacağız. Bu merdivenin birinci basamağından yukarıya doğru çıkarak iyi bir noktaya getirmeye çalışacağız. Bunlar bizim için olağanüstü dönemlerde olağandışı toplu sözleşme yapıyoruz. Kolay bir iş yapmıyoruz. Ama burada sözleşmeyi bitirmek, beraber imza atmak çok önemlidir” diye konuştu. Mahmut ACARÖZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here