Çarşamba’dan Ali Hikmet Paşa notları…

0
119

Çarşamba günü Balıkesir Büyükşehir Belediyespor Tesisleri’nde oynanan Balıkesir Büyükşehir Belediyespor – Reşadiyespor karşılaşmasının ilk yarısını izledim.

Son haftalarda çıkışa geçen Balıkesir Büyükşehir Belediyespor’un son durumu kadar yeni transferler ve teknik adamıyla güçlenen Gönen ekibinin geldiği noktayı da merak ediyordum.

Balıkesir ekibinde oyuncu kadrosu anlamında herhangi bir değişiklik gözüme çarpmadı. Oyun anlayışı anlamında en önemli farklılık, rakibin sahada organize olmasına izin vermeyen bir yapıya bürünmeleri olmuş. En azından bu maçın ilk bölümündeki görüntü böyleydi.

Reşadiyespor’un yeni oyuncularının takıma katkı sağlayacağı aşikar. Ancak yeni hocaları Sedat Erkan ve yeni oyuncu kadrosunun birbirine uyum sağlayıp, acil olarak takım hüviyetine bürünmesi gerekiyor. Bunun için de çok fazla vakit olmadığına göre rakiplerinden çok sayıya antrenman yaparak, mesafeyi kısaltmaları lazım.

FIFA eski yardımcı hakemlerimizden ve MHK eski üyelerinden Fahir Ersoy ile birlikte izlediğimiz karşılaşmayı Balıkesir’in tek Kadın Bölgesel Hakemi Zeynep İrem Sengir yönetti. Sahada iyi bir fiziksel görüntü sergileyen Sengir, daha iyiye giden gelişimini sürdürüyor.

Eksikleri yok mu? Elbette, hakem tekniği açısında noksanları, geliştirilmesi gereken yönleri var. Ancak Zeynep İrem Sengir ve arkadaşları, henüz 3-5 yıldır bu işi yapıyor. Yani daha maçın kırılma anını çözecek, bir takımın veya oyuncunun ipini çekecek durumda değiller.

Sahada düdük çalan veya bayrak çeken, ‘Kaşar’ olarak değerlendirebileceğimiz 10-15 yıllık hakemlerden olsa, 15-20 yıl top oynadıktan sonra 5-10 yıldır da teknik adamlık yaptığını iddia eden hocaların serzenişini anlamak mümkün olabilir. Ancak Zeynep İrem Sengir ve arkadaşları, henüz yolunda başında ve sizin her pozisyonda kararlarına itiraz etmeniz, onların işini zorlaştırmaktan, hata ihtimalini arttırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyespor’un 1-0 üstünlüğü ile tamamlanan ilk yarının ardından Ali Hikmet Paşa Spor Tesisleri 2 Nolu Saha’ya geçerek, Yeni Sanayispor – Balya Belediyespor karşılaşmasının ikinci devresini izledim.

İlk bölümü 2-1 sona eren maçın ikinci bölümünde gol sesi çıkmadı. Benim izlediğim bölümden aklımda kalan Yeni Sanayispor’un 1999 doğumlu stoperi Mert Albayrak’ın performansı oldu.

Tam bir profesyonel edasıyla, rakibin ayağındaki topu tereyağından kıl çeker gibi alan genç oyuncunun topu dikine ve doğru oyuncuya oynadığı pozisyonlar, ders olarak gösterilecek nitelikteydi. Gerektiğinde ataklara katkı veren, rakibini geçmekte zorlanmayan Mert Albayrak, sahanın parlayan yıldızıydı.

Genel olarak oyun anlayışını beğendiğim Mehmet Akif Okçu ve kaleci Fırat Şirin, Yeni Sanayispor’un göze batan diğer oyuncularıydı.

Balya Belediyespor kalecisi Fevzi Çakmak’ın yanı sıra Burhanettin Gündüz, Emre Demirel ve Samet Kazım Koçer de gününde olan oyunculardı. Kırmızı – beyazlı ekibin oyun düzenini organize eden Nana-Yaw Mensah da üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptı ve Balya ekibinin öne çıkan ismi oldu.

Ama başta da belirttiğim gibi bu yorumlar, her iki maçın birer devresi için geçerli. Diğer devrelerde neler yaşandı? İyi dediğim oyuncular, ne yaptı? Bunu bilemiyorum. Çünkü Çarşamba günü olmasına rağmen, maç izlemek için tesislere gelen sporseverler gibi ben de aynı anda iki maçı da izleme şansını yakalayamadım.

Oysa, Yeni Sanayispor – Balya Belediyespor maçı AHP 1 Nolu Saha’da oynansa, herkesin iki maçı da takip etme şansı olacaktı. Belki de yaptığımız yorumlar, çok daha farklı veya doğru olacaktı.

Maç planlamaları yapılırken, biraz daha dikkat edilse ve çok yönlü düşünülse, hepimizin işi kolaylaşacak.

Hemen yakın bir örnek daha yazayım. Bugün tesislerde U15 Ligi Play-Off mücadelesinin son maçları oynanacak. Aynı sahadaki maçların ilki 13:00, ikincisi 15:00’te başlayacak. Yani Cuma Namazı saatinde maç oynanacak. Hadi oyuncuların yaşı küçük diye düşünüldü, maçı yönetecek hakem, görev yapacak personel, takımın hocası, belki de çocuğunun ilk gol sevincini yaşamak isteyen babanın Cuma Namazı ne olacak?

Ben, maçları takip edeyim desem, saat 12:30’da tesislere ineceğim. İkinci maçın 16:35 civarında biteceğini düşünüp, gidip-gelirken geçecek zamanı da eklersek, yaklaşık 5 saatimi alacak. Sonra da gazeteye dönüp haberlerini yapmaya çalışacağım.

Bu maçlar, ayrı sahalarda ve aynı anda, saat 14:00’te oynansa hiç kimse için sorun olmayacak. Biraz dikkat ve detaylı düşünmek, bana da bunları yazmak zorunda bırakmayacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here