Ceylan, kaygı ve endişeyle baş etme yöntemlerini anlattı

0
88

ÖZEL HABER – Psikiyatrist Bekir Ceylan, dünyayı etkisi altına alan corona virüs salgınının, son zamanlarda birçok insanın gündemini meşgul eden tek konu olduğunu söyledi. Ceylan, Corona virüs salgını sürecinde en çok kaygı ve endişe yaşayanların birinin de ebeveynler olduğunu belirtti. ‘Yeni normal’ sürecinde ise kaygı ve endişe ebeveynlerde ve çocuklarda artarak devam ettiğine işaret etti.

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Bekir Ceylan, ailelere kaygı ve endişeyle baş etme yöntemlerini anlattı. Corona virüs döneminde psikolojik sağlığın önemine dikkat çeken Ceylan, son zamanlarda gündemin neredeyse corona virüs salgını olduğunu belirtti. Bugünlerde ise ‘yeni normal’ diye adlandırılan bir sürece alışmaya çalışıldığını anlatan Ceylan, “Ne yaptığımız ve nasıl davrandığımız hem yetişkinleri hem de çocukları oldukça etkiliyor” dedi.

Ceylan’a, “Bu durumda ebeveynler kendi kaygılarını yönetmek için neler yapabilir? Çocukların bu süreçten olabildiğince az etkilenmesi için nasıl davranabilir?” sorusunu yönelttik. İşte yanıtı: “Hem gözle görülmeyen hem de salgın yaratabilen kontrol edemediğimiz bir bilinmezin, insanlarda kaygı yaratması kadar normal bir durum yoktur. Bir süre üzgün, sıkıntılı, korkmuş, çaresiz ve kızgın hissetmeniz normaldir. Dünyada birçok bilinmezlik olduğu gibi her insanın bu koşullar ile başa çıkma tarzı birbirinden farklılık gösterir. Kaygı hayatın içerisinde her zaman vardır, önemli olan bizim kaygıyı nasıl yönettiğimizdir.”

KAYGI İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Sağlıklı düzeyde yaşanan bir kaygının, hem gelişme hem de doğal yaşamın devamlılığı için gerekli olduğunu ifade eden Ceylan, “Ne zaman ki bu kaygının düzeyi hayat akışımızı etkiler, uyku ve yeme düzenimizde değişikliklere sebep olur, sosyal ve ailevi ilişkilerimizi etkiler işte o zaman sorun halini alır. Yaşayacağımız olayları her zaman seçmemiz mümkün olmasa da olaylara vereceğimiz tepkileri seçmek bizim elimizdedir. Ebeveynlerin öncelikle kendi duygu durumlarını kontrol altına alması önemlidir. Öncelikle bu süreçte dışarı çıkmanın, işe gitmenin veya çocuğunuzu okula göndermenin siz de yarattığı endişeyi kabul ederek, yargılamadan ortaya çıkmasına izin vererek başlayabilirsiniz. Korku, endişe, panik gibi rahatsız edici zor duygulara yer açmak onlara bağlı olarak yaşanan suçluluk ve utanç hissetme yükünü ortadan kaldırabilir. Onları uyuşturmaya ya da bastırmaya çalışmadan hissetmeye izin vermek ve bedeninizde neler oluyor durup bir bakmak size yardımcı olabilir” diye konuştu.

ÇOCUKLAR İLE İLETİŞİM

Çocukların, yaşadıkları çevreyi dikkatlice izlediğini ve kendilerince yorumlarda bulunduğunu söyleyen Ceylan, “Ebeveynleri endişeyi nasıl yaşıyor ve ifade ediyorsa çocuklarda onlar rol model alacaktır. Gündemdeki yaşanan olaylar ile ilgili konuşulmaması ve üstünün örtülmeye çalışılmasının çocukları daha fazla endişelendirdiğini söyleyebiliriz. Böylelikle ilk olarak çocuğunuzla Korona Virüs hakkında ve dışarıda alacağınız önlemler ile ilgili konuşmaktan çekinmemeniz gerekir. Bunu yaparken çocuğun gelişimsel düzeyine göre konuşmaya ve gerçekçi davranmaya dikkat edin. Açıklayamayacağınız bir soru sorarlarsa araştırıp kendisine haber vereceğinizi söyleyin. Asla geçiştirmeye çalışmayın. Bu durum ileri ki zamanlarda size olan güveninin sarsılmasıyla endişesini daha da arttıracaktır. Çocuklara, konuyla ilgili kendilerinin de yeni bir şey duyduklarında sizinle paylaşmasını söyleyin. Bunu yapmanız aranızdaki iletişim kanalına her zaman güvenebileceklerini hissettirecektir. Ayrıca süreç süresince virüse karşı aldığınız önlemleri onlarla paylaşmak ve nasıl baş edileceğini onlara da göstermek hem daha güçlü hissetmelerini sağlayacak hem de streslerini azaltacaktır” dedi.

“ENERJİLERİNİ BOŞALTAMAYAN ÇOCUKLAR DAHA ÇOK STRES YAŞAYABİLİR”

Ebeveynlere “Bu dönemde evde çocuklarının oyunlarını ve resimlerini gözlemleyin” mesajı veren Ceylan, çocukların oyunlarında ve resimlerinde metaforik bir şekilde mesaj veriyor olabileceklerine dikkat çekti. Çocuğun kaygılı ve korkmuş olduğunun  fark edildiğinde öncelikle onun duygularını kabul etmek, küçümsememek ve korkusunu somutlaştırmasına yönelik dışavurumcu sanat etkinlikleri yapmanın önemli olduğunu dile getiren Ceylan, “Gün içerisinde enerjilerini boşaltamayan çocuklar daha çok stres yaşayabilirler. Bu yüzden olabildiğince egzersiz yaparak dans ederek ve hareketli oyunları günlük rutininize katarak enerjilerini atmalarına yardımcı olabilirsiniz” diye konuştu.

EBEVEYNLER İÇİN KAYGI YÖNETİMİ

Bu süreçte aynı çocuklar gibi ebeveynlerinde kendisine iyi gelen yöntemi bulmasının önemli olduğunu aktaran Ceylan, şu önerilerde bulundu: “Kimine rahatlama egzersizleri yapma, fiziksel egzersizler yapma, iyi gelirken kimine film veya belgesel izlemek ya da kitap-dergi okumak, boyama yapmak, kutu oyunları oynamak iyi gelebilir. Hoşunuza giden kendinize bakım etkinliklerine, sizi iyi hissettiren kaynaklarınıza yer verebilirsiniz. Sosyal çevrenizle bağlantıda olmaya, sevme ve sevilmeye devam etmeye ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Özellikle kaygınızın yükseldiğini hissettiğiniz zamanlarda ve kendinizi kötü hissettiğiniz günlerde size destek olan bir kişiye ulaşmaya çalışın. Bazen sadece konuşmak ve yalnız olmadığınızı bilmek size yardımcı olabilir. Geçmişe baktığımızda savaşlar, doğal afetler, travma süreçleri gibi birçok olumsuz durumun daha önce de yaşanmış olduğu, ancak insanoğlunun bu süreçleri bir şekilde atlatmayı başardığını kendimize hatırlatalım.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here