“Tarımda dışa bağımlı hale geliyoruz”

0
271

ÖZEL HABER – Balıkesir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Akbıyık, tarımda yaşanan gelişmeleri, yapılması gerekenleri, verilen destekleri değerlendirdi. Akbıyık, “Ülkemizde tarımsal ürünler açısından dışa bağımlı kalmamamız için yani kendi kendimize yeterli olmamız için tarım topraklarına sahip çıkmamız gerekmektedir” dedi.

Balıkesir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Akbıyık, tarımda yaşanan gelişmeleri HABERCİ’ye değerlendirdi.

Akbıyık, “Buğdayda rekolte, daha önceki yıllarla kıyasladığımız zaman, oldukça düşük. Buğday hasadı, tarımsal verimlilik ve çiftçi beklentileri hakkında üreticinin mevcut durumdan memnun değildir. Şu an buğday ve arpanın hasadının yapıldığını ve Balıkesir buğday açısından ova-kırsal diye iki bölümde değerlendirmek gerekir. Buğday ağırlıklı değerlendirecek olursak buğdayda rekolte daha önceki yıllarla kıyasladığımız zaman oldukça düşük. Normalde verimler 300-350 kilo arasında olması gerekirken bu yıl 200 kilolara kadar düştüğünü gördük. Neredeyse yarı yarıya düşmektedir. Ovada beklenilen verimin alınamamasında nisan ayında beklenen yağışların olmamasına ve aralık ayı dolar kurunun yükselmesiyle birlikte girdi maliyetlerindeki yükselişe geçtiğinden 2 bin lira civarında olan üre gübresi 16-17-18 bin liraya çıkmıştır.

Bu ne demek? Neredeyse on kat arttı demek. Dolayısıyla üretici ne yapacağını şaşırdı. Acaba buğday eksem mi ekmesem mi! Gübre atayım mı atmayayım mı? Az mı atayım çok mu atayım ikilemine düşmektedir. Bazı üreticiler hiç taban gübresi kullanmadan bazısı da çok az kullanarak ekim yapmaktadırlar. Bu da rekoltenin düşmesinde ilk başlangıç adımıdır. Birim alandan elde edilen ürün miktarını etkiledi bu durum. Şimdi geldiğimiz noktada ovada hasat bitmek üzere kırsalda devam ediyor. Aldığımız doneler bizim, ovada özellikle 600-700 kilo aralığında olması gereken verimlerinin 400-450 kilolarda olduğunu gösteriyor. Tabi bu ciddi anlamda bir düşüş.

Üretici zaten kar edemiyordu. Bir de ürünlerden düşük verim üzerine eklendiği ve girdi maliyetlerinin de çok ciddi arttığı göz önüne alındığında üretici zor durumda kalmakta ve memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Açıklanan buğday taban fiyatlarının çiftçi tarafından yeterli bulunmamıştır. Açıklamanın geç yapılmasının da çiftçide tedirginliğe sebep olmuştur. Ziraat Mühendisleri Odası olarak biz buğday fiyatının, daha doğrusu çiftçiye çıplak maliyetinin kırsalda 6 lira olduğunu tespit ettik. Yüzde 30 kar marjı koyduk ve bunun 7 lira 80 kuruşa ulaştığını gördük. Buğday taban fiyatı 8 liradan aşağı olmamalıydı” dedi.

“AÇIKLAMA ÇOK GEÇ YAPILDI”

Her yıl Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Mayıs’ın ilk haftası ya da onuna kadar açıklanan taban fiyatın bu yıl geciktiğini kaydeden Akbıyık, “Hasat ovada tamamlandı. Kırsalda yüzde 50’ye geldi. Beş haziranda açıkladılar. Çok geç bir açıklama yapıldı. Üretici bu durumda biraz endişelendi, tedirgin oldu. Tedirginlik devam etti, fiyat açıklandı. Tonu 6 bin 50 lira; bin lira Toprak Mahsulleri Ofisi’ne verirseniz tonu 7 bin 50 liralık bir rakam açıklandı. Bu rakam çiftçileri de hayal kırıklığına uğrattı. Nasıl hayal kırıklığına uğrattı? Çiftçi borçlu. Bir an önce buğdayını satıp borçlarını ödemek istiyor. Alacaklılar sıkıştırıyor. Sonuçta TMO bu konuda belirleyici role sahip. Serbest piyasa açıldı. Tonu 7 bin 200 liradan alım başladı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 7 bin 50 diye açıklanınca pirim dahil, 7 bin liranın altına düştü fiyatlar. Piyasayı regüle edeyim derken tam tersine bu anlamda üreticinin eline geçecek olan geliri azaltmış oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin hem düzgün fiyat açıklaması yapması hem de bu fiyatı revize edip 8 liranın üzerine çıkarması gerekirdi. Toprak mahsulleri Ofisi’nin mutlak alıcı konumunda olması lazım. Ofis dışarıdan buğday ithal edeceğine, depolarını, silolarını, üreticimizin ürünleri ile doldursun istiyoruz. Dolayısıyla mutlak alıcı konumunda olmasını ve bu fiyatları tekrar gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyoruz.

“4,2 MİLYON HEKTARLIK ALAN TARIM DIŞINA ÇIKTI”

Tarım topraklarının korunması ve bir karışının bile heba edilmemesi konusunda Ziraat Mühendisleri Odası’nın kesin kararlılığı vardır. Son 20 yılda kaybettiğimiz tarım toprağı, üreticinin üretimden vazgeçtiği, üretemediği alanlar olarak irdelediğimizde 4,2 milyon hektarlık alan tarım dışına çıktı. Bu korkunç bir rakam.

Buna örnek verecek olursak: Trakya’nın bir buçuk katı büyük bir alandan bahsediyoruz. Eğer bu alan şu anda işleniyor olsaydı biz ne buğday ne ayçiçeği yağı ne de pamuk ithal ediyor olurduk. Yine Hollanda’dan daha büyük bir alandan bahsediyoruz. Ziraat Mühendisleri Odası ve Ziraat mühendisleri olarak, bunun önüne geçmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama bu tarım topraklarının korunması sadece Ziraat mühendislerinin görevi olmamalıdır. Tüm toplumun hangi meslekten olursa olsun, tarım topraklarının korunması konusunda, duyarlılığımızı ön plana çıkarmamız lazım. Çünkü yaşadığımız bu topraklar sadece insanoğluna ait değil. Burada toprak üzerinde yaşayan bitkiler, hayvanlar ve diğer canlılar da bu topraktan faydalanıyor.

“VERİLECEK DESTEK GAYRİSAFİ MİLLİ HASILANIN YÜZDE BİRİNDEN AZ OLAMAZ”

Çiftçinin verilen kısmi desteklerle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Sağlanan destek kesinlikle yeterli değil. Neden yeterli değil? Ya da ne yapılması gerekiyor? Anayasa’da kanunlarımız var. Kanunlarımızdan bir tanesi de çiftçiye verilecek desteklerle ilgilidir. Kanun diyor ki: ‘Üreticiye ve çiftçilere verilecek olan destek, gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz. Sonuç olarak üreticilerin yeterince üretebilmesi için girdi maliyetlerini azaltacak desteklemelerin  zamanında yapılması gerekmektedir. Geç yapılacak destek üreticinin ekonomik durumu uygun olmadığından gübreleme ve ilaçlamayı zamanında yapamadığından üretim azalacak ve ülkemiz dışa bağımlı olacaktır.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here