Ekonomide deprem riski büyüyor!

0
57

BASİAD, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde Balıkesir’deki işletmelerin deprem, yangın, sel ve mülteci krizi başta olmak üzere doğal afetler ile karmaşık acil durumlara karşı durumlarını değerlendirdi. BASİAD Başkanı Abdullah Bekki, “Geçtiğimiz 20 yılda Balıkesir ekonomisindeki büyümeye paralel olarak olası bir depremin ekonomi üzerindeki vurucu etkisi de büyüyor” dedi.

Balıkesir Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) deprem gerçeğini görüştü. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ülke genelinde 30 binden fazla işletmenin zarar gördüğünü ve ekonomik kaybın bugünün parasıyla 200 milyar lira düzeyinde olduğuna dikkat çeken BASİAD Başkanı Abdullah Bekki, “Geçtiğimiz 20 yılda Balıkesir ekonomisindeki büyümeye paralel olarak olası bir depremin ekonomi üzerindeki vurucu etkisi de büyüdü. Balıkesir’de doğal afet ve kriz durumlarında devletin imdada yetişeceği beklentisi riskleri azaltma ve kendi acil durum yönetim ve toparlanma kapasitesini oluşturmada yanıltıcı bir güvence oluşturuyor. Küresel trendleri yakalamak adına paylaşılan sorumluluk ilkesinin Balıkesir’de de uygulanması ve şirket yöneticilerinin kendi risklerini sahiplenmesi ve üzerine çalışması daha sağlıklı olacaktır” dedi.

Bekki, “Balıkesir iş dünyasını değişen risk profiline hazırlıklı kılmak için henüz başlangıç yapılmamış pek çok faaliyet yürütülmesi gerekiyor. Depremden sonraki 20 yıl içinde Balıkesir ekonomisiyle aynı ölçüde potansiyel riskler de büyüdü.

Deprem başta olmak üzere iklim değişikliğine bağlı sel ve taşkın gibi afetler ile karmaşık acil durumlar olarak tarif edilen ve son yıllarda gündemde olan mülteci sorunu konularında genel durum tespiti ve çözüm yolunda rehberlik edecek çalışmalara ihtiyaç var.

“ÖZEL SEKTÖR DAYANIKLILIKLA İLGİLİ YATIRIMLARA YÖNELMELİ”

KOBİ’lerin en çok etkilendiği fiziksel tesis, ekipman, iş gücü, tedarik zinciri ve altyapı hizmetleri alanlarında işletmelerin hem potansiyel risklere hazırlıklı olmasının sağlanması hem de olası etkilerde toparlanma sürelerinin hızlandırılması önemli. Ulusal ve uluslararası tedarik zincirlerine dahil olmak için işletmelerin artık yalnızca kendi operasyonel dayanıklılıklarına odaklanmadıklarını ve kentsel iklim dayanıklılığını artırma yükünü kamuyla birlikte omuzlayarak, kendi pazarlarına ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığına yatırım yapmaya başladılar. Balıkesir’de de özel sektör başta olmak üzere tüm paydaşların kendi riskini sahiplenmesi ve üzerine çalışması daha sağlıklı olacaktır.

Çünkü dayanıklılıkla ilgili yatırımlar ve stratejik ortaklıklar uzun süreli rekabet gücü ve başarının anahtarıdır. Bu kapsamda özel sektörün dayanıklılık algısının ‘paylaşılan sorumluluk’ yönünde evrilmesi en önemli önceliklerimizden biri olarak görülmelidir.

Mevcut KOBİ’lerin yaklaşık yüzde 30’unun sigorta poliçesine sahip olduğu tahmin ediliyor. Acil durum eylem planına sahip olma oranı veya düzenli risk değerlendirmesi yapma oranı daha da düşük düzeyde. Deprem riskinin ekonomik boyutu özellikle son 20 yılda yaşanan hızlı kentleşme göz önüne alındığında artıyor. Çünkü ekonomimiz yalnızca büyümedi, aynı zamanda kentleşti. Bu konuları Balıkesir’in gündeminde tutmalı ve kapsamlı çalışmalara hep birlikte el vermeliyiz” diye konuştu. Mahmut ACARÖZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here