FİKRİM GELDİ

0
76

Fikirler ve onları anlatma yollarımız ne kadar da farklı. Kimi zaman onları anlatmaktan çekinirken kimi zaman da sonuna kadar savunmak istiyoruz. Her zaman doğru yolu seçmek mümkün olmuyor tabi ama bazen anlatmayı geçip karşı taraf da bizim düşündüğümüzün aynısını düşünsün istiyoruz. Bilgi kirliliği ve haber yayılma hızı arttıkça çok fazla fikir sahibi olunuyor. Fakat bu fikirler sadece fikir olmaktan çıkıp zarar haline dönüşüyor.

Salgın, aşı, yangın, sel, PCR testleri, Afgan ve Suriyeli göçmen bunlar birkaç yılda haberlerde sıkça görülen konular. Üstüne de çok fazla konuşulan, yazılar yazılan konular bunlar. Ama bir konuda yazı yazmak için ne kadar o konuya hakim olmak gerekir tartışılır. Çünkü fikir belirtmek insanın karakterine bile etki eden bir olay.

Mesela pandemi dönemi ile birçok konu konuştuk. Önce okullar kapatıldı, sonra kafeler sonra maske hafta sonu yasağı derken alınan tedbirler biraz canımızı sıktı. Özellikle Türk halkı olarak evde olmaya pek alışık olmadığımız için kötü zamanlar geçirdik. Daha sonra aşı çıktı bazı yeni tedbirler alındı ve bu süreçte çok yazıldı çizildi. Özellikle toplumu ilgilendiren bir konuda fikrinizi belirtmek istiyorsanız bunu dikte ederek ya da yanlış bilgi vererek değil karşı tarafa hem doğru bilgi vermek hem de ona o konuda olayın aslını anlatmanız gerekiyor. Aşı konusunda da pandemi konusunda da zamanında çok yanlış bilgiler verildi. İnsanlar farklı bilgiler edindi ama bazen yanlış düşüncelerle hareket edildi.

Afgan göçmenlerinin Türkiye-İran sınırından geçerek Türkiye’ye gelmesi ise resmen iki ayrı kutup oluşturdu.  Çeşitli sorunlarla ülkesinden ayrılan Afganların büyük bölümü bugün İran ve Pakistan’da bulunuyor. Türkiye de yıllardır, Afganların hem yaşamak için hem de transit ülke olarak geldikleri ülkelerden biri. 2000’li yıllara bakıldığında, Afganistanlıların yasa dışı yollarla ülkeye girişinin 2018’de sıçrama gösterdiği, 2019’da bunun da daha arttığı, 2020’de ise düştüğü görülüyor.

Duyduğumuz haberlerin, öğrendiğimiz bilgilerin ya da konuştuğumuz hatta tartıştığımız fikirlerin nedenini ve ne içinini araştırmadan konuşmak yararsız olur. Söylediğimiz şeyler yarım kalır ve hafızalardan uçar gider. Her şeyden önce araştırmalı öğrenip karşı tarafa öyle yansıtmalıyız. Sonuçta söz uçar yazı kalır demişler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here