“Günde En Az 2 Bardak Sağlıklı Süt İçin”

0
55

Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu, ‘1 Haziran Dünya Süt Günü’ nedeniyle yayımladığı mesajda, “Dünya Süt Günü’nün ülkemizde ve tüm dünyada, sağlıklı süte erişimin kolaylaşarak, daha fazla tüketilmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Bugün vesilesi ile bir kez daha süt üreticisi ile tüketicisinin daha mutlu yaşam şartlarının gerçekleştirilmesini talep ediyor ve Dünya Süt Gününü kutluyoruz” dedi.

Dünya Süt Gününün, süt tüketiminin günlük beslenmenin olmazsa olmazını teşvik etmek amacıyla, BM Gıda ve Tarım Örgütü ile Uluslararası Sütçülük Federasyonu tarafından 2001 yılında  başlatıldığını, bu yıl etkinliğin 18. yılının kutlandığını hatırlatan Başkan Tanrıkulu, “Dünya Süt Günü; sütün insan beslenmesindeki önemini, ekonomiye ve toplumsal hayata katkılarını hatırlamak ve hatırlatmak için güzel bir fırsat sunmaktadır. Mucizevi bir gıda olan süt, her yaştaki insanın sağlıklı beslenmesinde büyük önem taşımaktadır. Süt, insanın bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı gelişimi için en temel  ve en kolay ulaşılabilen gıda olmasının yanı sıra üretim süreciyle de düzenli ve sürekli bir ekonomik kaynak  yaratarak toplumsal refaha katkı sağlayan bir üründür” dedi.

“SÜT TÜKETİMİMİZ YETERSİZ”

Hızlı büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar, gebe ve bebeklerini emziren kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere her yaş grubu için, süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarda tüketiminin gerekli olduğunu anlatan Başkan Tanrıkulu, yeterli ve dengeli beslenme için günde en az 2 su bardağı sağlıklı süt içilmesini önerdi.

Ülkemizde süt  tüketiminin kişi başına yılda ortalama 24-26 litre olduğunu bu miktarın yetersiz olduğunu belirten Tanrıkulu, “Bütün gıdalarda olduğu gibi gıda güvenliği yaklaşım ve kuralları süt tüketimi için de geçerlidir. Çiftlikten sofraya güvenli gıda yaklaşımının gereği için bütün önlemlerin alınması son derece önemli ve değerlidir. Gıdaya erişimin esas olduğu gıda güvencesinin de süt tüketimi açısından sağlanması gerekir. Süt tüketiminin arttırılması için erken yaşlardan başlayarak sütün insan sağlığı için öneminin toplumun her kesiminde vurgulanması önem arz etmektedir. Erken yaşlarda başlayan süt içme alışkanlığının hayatın bütününe yayılmasını sağlayacak etkinliklere ve sektörler arası işbirliğine ihtiyaç vardır” diye konuştu.

SEKTÖRDE 500 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLİYOR

Tanrıkulu açıklamasında Ülkemizde süt ürünleri sektöründe 500 bin kişinin istihdam edildiğini, süt ve süt ürünleri sektöründe kamu otoritesinden onaylı ve denetimli 2 binin üzerinde işletmenin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sektörün yılda yaklaşık 208 milyar lira ciro yaparken, 50 bin kişiye doğrudan istihdam sağlamanın yanı sıra 200 bin çiftçi, 200 bin satış noktası ve 50 bin nakliyeci de süt ve süt ürünleri sektöründen ekmek yediğini kaydeden Tanrıkulu, buna rağmen  üretilen çiğ sütün yarısının kayıt dışı işlendiğine dikkat çekti.

“TÜRKİYE’NİN SEÇİMİ SAĞLIKLI SÜT OLMALI”

“Türkiye’nin seçimi sağlıklı süt olmalı” diyen Başkan Tanrıkulu, şöyle devam etti: “Çiğ sütte olası bulunabilecek bazı patojen  mikroorganizmalar, insanda verem hastalığına, Q Ateşi denilen ateşli bir hastalığa, bir adı da Malta Humması olan Brusella’ya tifoya ve dizanteriye yol açar ve bunlar, eğer önlem alınmazsa salgın hastalığa dönüşür.

Süt sağlıktır. Ancak Çiftlikten sofraya her aşamada Veteriner Hekim kontrolünde olan süt ve süt ürünü sağlıktır. Sağlıklı bireyler için güvenli süt üretimine ve kişi başı yılda en az 300 kilo süt ve eşdeğeri süt ürünü tüketme hedefine ulaşmak için, yeterli hayvan kaynağına sahip olabilmeliyiz. Ancak her yıl giderek artan miktarlarda süt ve besi sığırı ithal ediyoruz. Eğer kendi hayvan kaynağımızı geliştiremezsek bu ithalat artan oranlarda devam edecektir. Dolayısıyla her koşulda, öngörülen nüfusumuzun süt ve hayvansal protein ihtiyacını karşılayabilmek için hayvan sayımızı ve verimliliğini artırmak, bunun için de hayvancılığa yatırım yapmak şarttır.

Ülkemizde Süt/ Yem paritesi dengelenmediği, sektörde belli bir disiplin sağlanamadığı sürece süt sığırcılığı kan kaybetmeye devam edecektir. Sektörün içinde bulunduğu mevcut durum içler acısı bir haldedir. Süt üreticileri artan yem maliyetleri ve işletme giderleri altında ezilerek bu zahmetli ve zor üretimden ya vazgeçmekte ya da kapasitelerini düşürmektedir. Bu bağlamda ilimizde de inek sayımız hızla azalmakta, Türkiye’yi doyuran il sloganımız anlamını kaybetmektedir. Hem ülkemiz hem de ilimiz için stratejik bir konumu olan süt sektörünün  sorunları ivedilikle ele alınmalı, ilgili bütün kurumlar böylesi stratejik önemi olan bir sektörü yeniden canlandırması için gerekli adımları atmalıdır.

Dünya Süt Gününün ülkemizde ve tüm dünyada, sağlıklı süte erişimin kolaylaşarak, daha fazla tüketilmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Bu gün vesilesi ile bir kez daha süt üreticisi ile tüketicisinin daha mutlu yaşam şartlarının gerçekleştirilmesini talep ediyor ve Dünya Süt Gününü kutluyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here