İçimden söküp çıkaramadığım…

0
46

Ben içimdeki bu sesleri neden çıkartamam? Bu sesleri çıkartamazsam deli olacağımı hissederim. Bu sesler çıkmalıdır. Bir hamilenin çocuğunu doğuracağı vakitte doğurduğu gibi, bu seslerin de bir doğum vaktinin olduğunu düşünürüm. Fakat içimdeki bir ses vaktin, bu vakit olduğunu söyler. Lakin içimden dökemem ben, lakin bu sesleri şerh edip sözlere söyletemem ben.

Kimilerinin yapabildiği gibi de yapamam ben. Ben, o melodileri herhangi bir sözcüğün üstüne yüklenen bir tını haline getirip de, sesli sesli aktaramazsam, daha da beter olurum. Sanki kafamı kırmak, dilimi ısırmak; ya da ne bileyim, bir yerlere doğru koşmak gelir içimden. Veya bir ırmağa girmek geçer hayalimden. Hatta hatta bir çağlayanın altında olmak, suların başımdan aşağı dökülürken gürül gürül çırpınışını duymak, seyretmek gelir içimden.

Ne bileyim? Belki de zihnimdeki bu kekremsi, bu beni örseleyen çaresizlik hissi, o zaman içimden akıp gidecektir, zannederim belki. Belki bu sular, bana yapamadığım, içimden söküp çıkaramadığım bu melodiyi mırıldanıverir. Belki bir la notasının üstünde zihnimdeki çalınış şekliyle dilime düşüverir kim bilir?

Bu melodiyi, yüreğimin sesine kulak vermemi sağlık veren her duygusallık anında duymuşumdur. Onu hissettiğim zaman sanki su emmeye başlayan taş kireci gibi fısır fısır içimin kabarıp yandığını, içimin; eriyerek, patlayarak genleştiğini hissederim. Yüreğim, sanki hapsolduğu hücresinde patlamaktadır. Kavını, kabuğunu reddedip fırlamak ister bir yerlerden. Yüreğim kelepçesinden kurtulmak ister.

İşte şimdi şafak söktü. Bir de bana. Biri söylesin bana, güneş ne ister bu gözlerimden, neden gözlerimi yakma derdinde hala? Hem güneşe ne ettim ki ben?

Benim ne suçum var ki? Ben o melodiyi daha, daha çalamadım ki. Ben, henüz o nameleri bir şeylerin üstüne döküp, dilimden kulağıma taşımadım ki. Beni neden hep yakmak, kavurmak ister güneş.

Güneş benden ne ister ki?

Dünden dedin ya bana; yüreğinin sesini dinlesen yüreğin seni taşıyamaz ki. Şimdi sen iyi mi ettin sanki? Şimdi sen bana ne yaptığının farkında mısın? Şimdi sen yıllardır hücresinde huzuruyla oyalanan bir volkanı ateşlediğini biliyor musun?

İnsafsız! Ben yüreğimi bilmiyor muydum? Ben bunu bilmiyor muydum?

Bu sesler nereden nasıl çıkarılır ki? Bir şiir daha yazsam diner mi sancım benim?

Bu güneş, neden gözlerimi yakmak ister ki?

Seni daha henüz görmedim ki…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here