“İnsan sağlığı için önce hayvan sağlığı”

0
71

Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu, ‘Dünya Kuduz Günü’ nedeniyle açıklamada bulundu. Tanrıkulu, kuduz hastalığı hakkındaki farkındalığı arttırmak ve hastalığı önlemek amacıyla Kuduzla Mücadele Küresel Birliği tarafından başlatılan ‘Dünya Kuduz Günü’nün her yıl 28 Eylül’de anıldığını hatırlattı. 28 Eylül tarihinin seçilmesindeki nedenin kuduz aşısını bulan Fransız kimyacı ve mikrobiyolog Louis Pasteur’ün ölüm tarihi olması olduğunu belirtti.

Hüdayi Tanrıkulu, yılda 59 bin insanın kuduz hastalığından hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Bu yıl Kuduz Günü’nün temasının ‘Kuduz: Aşılat ve yok et’ olarak belirlendiğini belirten Tanrıkulu, “Bu tema ile  kuduzun eradikasyonu için hayvanların toplu halde aşılanmasının önemine vurgu yapılaması amaçlanıyor” dedi.

Açıklamasında ‘İnsan sağlığı için önce hayvan sağlığı’ vurgusu yapan Tanrıkulu,          Kuduz hastalığıyla mücadelenin Tek Sağlık Konseptiyle çözülebilecek küresel bir problem olduğunu söyledi.

“KUDUZ ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK”

Kuduz hastalığının, önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen günümüzde ölümlere sebep olmaya insan ve hayvanlara zarar vermeye devam ettiğini anlatan Tanrıkulu, “Hayvanları aşılatmak hayvanların olduğu kadar insanlarında hayatının kurtarır. Kuduz yüzde 99,9 oranında ölümcül bir hastalıktır aynı zamanda yüzde 100 oranında da önlenebilir bir hastalık. Tarım ve Orman Bakanlığınca Yaban hayatı kaynaklı kuduz hastalığı ile mücadele kapsamında üç yıl boyunca toplam 27 milyon adet aşılı yemi havadan doğal yaşam alanlarına bırakacak” dedi.

HAVADAN AŞILAMA

Tanrıkulu, açıklamasında şu bilgilere yer verdi: “Avrupa Birliği’nin desteği ile 19 Eylül’de başlatılan Türkiye’de Kuduz Hastalığına Karşı Oral Aşı Temini projesiyle yaban hayatı kaynaklı kuduz hastalığının görüldüğü ormanlık ve kırsal alanlara 3 yıl süreyle, yılda iki kez olmak üzere havadan  aşılama çalışması yürütecek olup, Kuduz hastalığının Türkiye ve çevre ülkelerde yaygın olarak görülebildiğinden, son yıllarda yürütülen yoğun aşılama çalışmalarıyla hastalıkla mücadelede önemli ilerlemeler kaydedilmektedir.

Türkiye’de köpek kaynaklı kuduz hastalığının Trakya ve Orta Anadolu’nun bazı illeri hariç diğer bölgelerde, tilki kaynaklı kuduz hastalığının ise; Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Aydın başta olmak üzere Ege Bölgesi, Orta Anadolu ve Doğu Anadolu’daki bazı illerde rastlanmaktadır.

Yaban hayatının şehirler ile daha içli dışlı olması nedeniyle sokak köpeklerinden tilkilere bulaşan hastalığın, tilkiler arasındaki varlığını sürekli kıldığından yapılan proje kapsamında yılda iki kez olmak üzere toplam altı dönem aşılama çalışması yürütülecek, Her bir dönemde 4,5 milyon, toplamda 27 milyon aşılı yemi hastalığın yoğun olarak görüldüğü 225 bin kilometrekarelik ormanlık ve kırsal alana havadan bırakılacak. Ormanlık ve kırsal alanların yanı sıra kuduz hastalığıyla mücadele kapsamında geçen yıl ülkesel aşılama programı çerçevesinde 531 bin 787 kedi ve köpek aşılanmıştır.

Tüm sıcak kanlı hayvanlarda görülen bulaşıcı, viral ve zoonoz bir hastalıktır. Kuduzun ülkemizde halen önemli bir yere sahip olmasının birçok nedeni bulunmaktadır. Toplumun ve hayvan yetiştiricilerinin eğitim düzeyi. Ülkemizin coğrafi yapısı. Yaban hayvan popülasyonunun bilinmemesi. Yaban hayvanlarında kuduz mücadelesinin istenilen düzeyde ve sürdürülebilir yapılmayışı.

En önemlisi ise; sahipsiz sokak hayvanlarının kontrol altına alınmayışıdır. Hastalığın hayvandan hayvana ya da hayvandan insana bulaşmasında sokak köpeklerinin payı büyüktür. Bulaşma enfekte hayvanların insanları ısırması ya da enfekte hayvan salyasının insan vücudundaki açık yaralara bulaşmasıyla olmaktadır. Her ısıran hayvana da kuduz gözüyle bakılmamalı fakat sebepsiz ısırmaları göz ardı etmemeliyiz. Sebepsiz ısırmaları hayvanın kendini koruma içgüdüsü ile yaptığını unutmamalıyız.

ENFEKSİYONUN ÇIKIŞ SÜRESİ

Isırık yarasının beyine yakınlığı. Yaranın derinliği. Yara ve ısırık sayısına, Yara bölgesine ulaşan virüs sayısı ve virulansa göre değişim göstermektedir. Hastalığın çıkış süresi 2-8 hafta arasında değişim göstermektedir.

HASTALIK HAYVANLARDA NASIL BELİRTİLER GÖSTERİR?

Hayvanlarımızda davranış bozuklukları enfeksiyon kapımından 24-36 saat sonra oluşmaya başlar. Depresyon ve isteksizlik ilk belirtilerin başında gelir. Hayvan ısırık bölgesini yavaş yavaş yalamaya ve kaşımaya başlar. Hastalığın 5-10 günleri arasında ısırık bölgesinde kaşıntı belirtileri dikkati çeker düzeye çıkar.  Hayvan amaçsızca kaçar ve bazı şeylere saldırmaya başlar. Ağızdan bol miktarda salya akımı gözlenir. Gözlerde dışarıya doğru çıkma ve göz kapaklarında yangı meydan gelir. Hastalık ilerledikçe hayvanda titreme ve uzun süreli kasıntılar oluşur. Yüz ve çene kaslarının felce uğramasından dolayı su ve gıda alımı engellenir. Tam felç durumunda ise hayvanda ses kısıklığı meydana gelir. Hastalığın kesin teşhisi noktasında Veteriner Hekim muayenesi hem sizin ve ailenizin sağlığı hem de hastalığın yayılma riskini azaltmak için büyük bir yarar sağlayacağı tartışılmaz bir gerçektir.

KORUNMA

Hayvan 10 gün boyunca karantinaya alınıp takip edilir.Bu süre içinde belirtiler gözlenirse hayvan itlaf edilir. Kuduz veya kuduz şüpheli hayvan tarafından ısırılan hayvanlarda bölge hemen sıvı sabun ve antiseptikli solüsyonlar ile irrige edilerek yara tamamen açığa çıkartılır. Yara kesinlikle kapatılmamalı ve dikilmemelidir. Evcil hayvanlarımız veya yaban hayvanlarıyla temas halinde oluşabilecek ısırık vakalarında en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Yaban hayatının da ki hayvanlarla temastan kaçınmalı veya tedbirli davranmalıyız. Sağlam kedi ve köpeklere her yıl periyodik kuduz aşısı yapılmalıdır. İlk aşılar köpeklerde 3 ay; kedilerde 6 aylık iken yapılmalı ve yılda bir kez tekrarlanmalıdır. Yaban hayatında kuduz mücadelesi programlı bir şekilde yapılmalıdır. Kuduz önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanan dünya üzerinde kitleleri tehdit edebilecek en önemli zoonozların başında gelir. Kuduzdan korunmanın tek yolu hayvanlarımızın aşılanmasıdır.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here