Katrancı ve Kurtdereli Mehmet ilk defa karşı karşıya geliyor…

0
52

1892 yılı baharında Susurluk’un Kepekler Köyü’nde büyük bir güreş düzenlenmişti. Katrancı bu güreşe ilk çağrılan isimlerden biri idi. Bu yıllar Katrancı’nın hem yaşça hem de idman olarak tam bir Başpehlivan olduğu yıllardı. Kispetini hazırlayıp Kepekler Köyü’ne doğru yola koyuldu.

Kurtdereli Mehmet Katrancı’dan yaşça küçüktü ve o yıllardan Başaltında güreş yapıyordu. Fakat yaptığı başarılı güreşler onu heyecanlandırıyor bir an önce Başpehlivan olmak istiyordu. O da Kispetini alıp Kepekler Köyüne doğru yola çıkarken; Annesi:

  • “Gayrı başa tut oğul, ben de başpehlivan anası olmak isterim” demişti.

Bu sözü ile zaten sabırsızlanan Kurtdereli’yi büsbütün heyecanlandırmıştı. Aslında o da artık Başpehlivan olma zamanının geldiğini düşünüyordu. Haksızda sayılmazdı. Çünkü küçük köy ve kasaba güreşlerinde karşısında kimse duramıyordu. Belki de genç Kurtdereli, yaşı gereği her şeyi etraflıca düşünemiyordu.

Kepekler Köyü’ndeki güreşi tertip eden düğün sahibi, zengin biri olduğu için ortaya kıymetli ödüller koymuştu. Ödüllerin büyüklüğü sebebi ile civarda bulunan bütün pehlivanlar bu güreşe gelmişlerdi. Ancak Katrancı’nın da orada olması, başa güreşmek isteyen pehlivanların neşesini kaçırıyordu. Onlar da, Katrancı’dan başpehlivanlığı kurtaramayacaklarını bildikleri için başaltına soyunmuşlardı. Başaltı güreşleri başlarken herkes, Kurtdereli’nin de kispet giymesini bekliyordu. Fakat Kurtdereli’de bir hareket görünmüyordu.

  • Mehmet sen güreşmeye gelmedin mi?
  • Evet, güreşeceğim.
  • O halde niye soyunmuyorsun?
  • Daha benim sıram

Herkes Kurtdereli’nin Başaltına güreşmesini bekliyordu. Zaten olması gerekende buydu. Fakat Mehmet bir türlü başa güreşeceğini söyleyemiyor, biraz da çekiniyordu.

Nihayet cazgır başa güreşecek pehlivanları meydana çağırdığında, Kurtdereli’nin de soyunup hazırlandığı görüldü. Mehmet’in hazırlandığını gören ahali adamakıllı şaşırmıştı:

-Tövbeler olsun, bu çocuk deli!

-Biz ona başaltına çık dedik. O kalktı başa çıktı.

-Yazık olur Kurtdereli’ye!

-Katrancı iflahını keser bunun,

Cazgır da şaşırdığı için Kurtdereli’ye sormuştu:

-Abe Kurtdereli, neden geldin?

-Güreşeceğim.

-Katrancı ile mi?

-Evet, neden şaşarsın?

-Karşındaki Katrancıdır da!

Ahali Katrancı’ya doğru da şöyle sesleniyordu:

-Ez, kır bu delikanlıyı…

Fakat Katrancı oralı değildi. Çünkü Katrancı Mehmet yumuşak tabiatlı, efendi bir pehlivandı. Öyle kırıcılığı da yoktu. Yalnız karşısındaki pehlivan kırıcı olursa o vakit işi sertliğe dökerdi. Genç pehlivanlara karşı işe ancak ustalığını göstererek güreş yapardı.

Katrancı Mehmet kazanın başına gelince, Kurtdereli onu hürmetle selamladı. Katrancı da aynı şekilde mukabele etti… – Devam ediyor –

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here