KÖFTE EKMEK NEDEN HAMBURGER DEĞİL?

1
397

Fast food kelimesinin ne anlama geldiğini artık bilmeyen yoktur değil mi? Türkçeye çabuk yemek ya da ayaküstü yemek şeklinde çevrilen fast food, tüm hızlı yemek zincirlerinin genel ismidir. Kısaca daha önceden hazırlanan ve pişirilen yiyeceklerin müşterilere ısıtılıp paketlenerek tekrar servis edilmesine fast food denmektedir. Hızlı ve aynı zamanda ucuz olması nedeniyle günümüzde bu kadar yaygın olarak tüketilmekte.

Fast food kavramı son 80 yılda hızla büyüyen bir sektör olmasına rağmen aslında Antik Çağlardan beri var olan bir sistemin modernleşen zaman koşullarına ayak uydurarak restoran zincirleri şeklini almasıdır.

Antik Roma’da şehirleşmeyle beraberinde içinde mutfak olmayan günümüzün apartman kompleksi şeklinde oluşumlar inşa edilmiştir. Bunun üzerine sokaklarda pişirilmiş sebzeler ve şaraplar satan seyyar tezgahlar kurulmuş ve yoğun rağbet görmüşler. Fast food’un ilk örneği olarak gösterilebilen bu seyyar tezgahlar, yaygın kanının aksine fast food’un ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, Avrupa’da ortaya çıktığı düşünülebilir.

Eski zamanlardan beri toplumda yer edinen bu “ayaküstü yemek” anlayışı neden son yüzyılda bu kadar yaygınlaştı? Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde 250.000’i aşkın sayıda fast food restoranı var. Fast food tüketimi ise tüm dünyada her yıl 570 milyar doları aşan bir piyasaya sahip. Yani NASA’nın aya çıkmak için harcadığı paranın neredeyse dört katı kadar!

Amerika’da çıkan ve tüm dünyayı ekonomik açıdan etkileyen Büyük Buhran olarak bilinen büyük bir ekonomik gerilemenin yaşandığı dönem, Amerikalıların yemek alışkanlıklarını da büyük bir ölçüde etkiledi. Büyük Buhran sonrası McDonalds, KFC gibi Türkiye’de de büyük kitlelerce tüketilen fast food zincirleri kuruldu. Bununla birlikte endüstrileşmiş ve işlenmiş gıdalar tüketildi.

Fast food denince akla ilk gelen hamburger olmakta ancak Türk mutfağının vazgeçilmez yemeklerinden biri olan köfte ekmek de mantık açısından hamburgere benzese de içerik olarak birbirlerinden oldukça farklı. Çünkü fast food kültürünün ürünü olan hamburger, işlenmiş gıdalar ve katkı maddeleriyle birlikte hazırlanabilecek en hızlı şekilde üretilmesi amaçlanıyor. Fakat köfte ekmek ikilisi katkı maddesi kullanılmadan hazırlandığından hamburgerin daha sağlıklı versiyonu diyebiliriz.

Peki fast foodun Türkiye’de ilerleme süreci nasıl?

Günümüzdeki hızlı yaşam temposu ile değişen yemek alışkanlıkları ile beraberinde hayatımıza fast food girdi. Eskiden evlerde kendi yemeklerini yapan, domates kurutup, salçasını yapan evlerin yerini dışarıdan yemek söyleyen ya da marketten alışveriş yapan ev halkı aldı. Sabahtan akşama kadar süren uzun mesai saatleri sonucu yorgun düşen insanlar artık dışarıdan daha sık sipariş vermekte. Sosyo-kültürel ve ekonomik değişikliklerin yemek alışkanlıklarımız üzerinde de büyük bir etkisi olduğunu söylemek mümkün.

Fast food tüketiminin halk üzerindeki yaygınlığı hakkında daha detaylı bir bilgi sahibi olmak adına “Fast food tüketiminin günlük hayattaki yeri ve değişen yeme alışkanlıkları” üzerine geçtiğimiz sene yaptığım bir çalışmada sekiz soruluk bir anket hazırlamıştım. Bu anket 10-55 yaş grubu arasında 72 birey tarafından cevaplandı. İlk olarak yeme alışkanlıklarını daha detaylı anlamak için günde kaç öğün yedikleri ve öğün atlayıp atlamadıklarını sordum.

Genel olarak aldığım cevap ise günde 3 ila 2 öğün arasında yedikleri. Ankete katılanlar genellikle iş yerlerinde ya da okullarında verilen yemeklerle öğünlerini tamamladıklarını söylediler. Ankete katılanların yüzde yetmiş altısı birlikte vakit geçirdikleri kişilerin yeme alışkanlıkları üzerinde büyük bir etkisi olduğunu vurgularken bir diğer soruya da yüzde altmış ikilik bir kesim yedikleri yemeklerin yaşam kaliteleri üzerinde etkisi olduğunu düşündüklerini belirtti.

Ankete katılanların yarısından fazlası haftada en az bir kez olmak üzere dışarıda yemek yiyormuş. Dışarıda yedikleri zaman da büyük bir çoğunluğu Türk yemeklerini tercih ediyormuş. Ve “sağlıklı besleniyor musunuz” sorusuna yüzde altmış sekiz “Evet” diye yanıtlarken geri kalanı “Hayır” cevabını verdi.

Sonuç olarak, yüzyıllardan beri seyyar satıcılarla birlikte hayatımızda yer edinen hızlı yemek kültürü, teknolojinin gelişmesiyle birlikte son seksen yılda büyüyen bir sektör olarak zincir restoran formunu alarak dünyanın dört bir yanından yemek kültürünü hayatımıza yerleştirdi. Ancak bununla birlikte yerel yemeklerinde ‘hızlı yemek’ kültürüne ayak uydurmaya başladığını söylemek mümkündür.

Bakalım bu yemek savaşının kazananı hamburger mi yoksa köfte ekmek mi olacak?

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here