DOLAR 31,2942 % 0.17
EURO 33,8857 % -0.01
STERLIN 39,5290 % -0.09
FRANG 35,3831 % 0.15
ALTIN 2.058,46 % 0,27
BITCOIN 1.925.906 -1.218
Yayınlanma Tarihi :

Binek Taşı…

Binek Taşı…

Katrancı değirmene geldiği zaman işler biraz daha hızlanıyordu. Yine öyle olmuş ve bekleyenler bu duruma oldukça sevinmişlerdi. Değişik köylerden gelenlerle birlikte kendi kasabasından gelenler de buğdaylarını Katrancı’ya ait bu değirmende öğütüyorlardı. O gün de birkaç köylüsü gelmiş ve unlarını alıp kasabaya doğru yola koyulmuşlardı. Bunlar içinde iki delikanlı Katrancı’nın dikkatini çekmişti. Bu geçler arabalarını tıka basa doldurmuşlardı.

Katrancı onlara:

  • Abe kızanlar! Bu hayvanlar bu yükü çekmez, yolda kalırsınız. Birazını ayırın da yarın götürürsünüz.

Fakat gençler kendilerine ve bineklerine çok güveniyorlardı.

  • Bir şey olmaz pehlivan dayı! Biz gideriz. Hem tekrar gelmek daha Dediler. Ve yola koyuldular.

Katrancı Mehmet de ikindi sonrası kasabasına doğru yola çıkmıştı. Akşam karanlığı olmadan kasabasına dönmeyi hesaplıyordu. Kasabasına oldukça yaklaşmışken, değirmende konuştuğu gençlerin bir hendekten geçerken arabalarını batırıp çaresiz bir şekilde beklediklerini gördü. İki genç Katrancı’yı görünce çok sevinmişlerdi. Katrancı, atı ile onlara doğru yaklaşıp durdu.

Gençlerden biri:

  • Pehlivan Dayı! Seni Allah gönderdi. Ne olur! Bize yardım ediver de, şu arabamızı çıkaralım.

Katrancı da onlara yardım etmek istiyordu. Fakat önemli bir mesele vardı. O da Katrancı’nın atından indikten sonra binek taşı olmadan atına tekrar nasıl bineceği idi. Katrancı biraz düşündü ve:

  • Abe kızanlar! Ben size yardım ederim. Arabanızı da battığı yerden çıkarırım fakat siz beni nasıl atıma bindirirsiniz? diye

Gençler çaresizdi. İki durumda oldukça zordu. Fakat birini tercih etmeleri gerekiyordu. Büyük olan genç cevap verdi:

  • Yeter ki sen bizim arabamızı çıkar Katrancı dayı, gerekirse biz sana binek taşı olur yine de seni atına Dedi.

Bunun üstüne Katrancı atından indi ve önce öküzleri boşandırmalarını

istedi.

  • Onlar bana engel Ben yalnız daha rahat çekerim. Dedi.

Gençler iyice şaşırmıştı. Nasıl olur da iki kocaman öküzün çekemediği arabayı Katrancı tek başına çıkarabilirdi? Dediğini yaptılar ve hayvanları boyunduruktan çıkarıp saldılar. Katrancı Mehmet geçlerin meraklı bakışları arasında arabaya doğru yaklaştı ve:

  • Ya Allah!

diyerek, arabanın boyunduruğunu sırtlayıp, bir hamlede un çuvalları ile yüklü arabayı battığı yerden çıkarmayı başardı. Gençler gözlerine inanamıyordu. Katrancı, dediği gibi yapmış ve arabayı saplandığı yerden tek başına çıkarmıştı.

Şimdi bir sorun daha vardı. O da Katrancı’nın tekrar atına nasıl bineceği idi. Katrancı gençlerin endişesini anlamıştı. Onları daha fazla endişelendirmek istemedi. Ve kendisi yakındaki bir tümseğin üzerine çıkarak, gençlerden atını getirmelerini istedi. Gençler hemen atı getirip Katrancı’ya doğru yaklaştırdılar. Onlar atı zapt etmeye çalışırken, Katrancı da zorlukla da olsa atına binmeyi başarmıştı.

Cihan pehlivanının bu davranışı hiçbir zaman unutulmamış ve dilden dile dolaşan bir hatıra olarak kalmıştı.

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP