DOLAR 31,4224 % 0.4
EURO 33,9626 % 0.1
STERLIN 39,7866 % 0.25
FRANG 35,5623 % 0.44
ALTIN 2.063,49 % 0,52
BITCOIN 1.917.359 0.423
Yayınlanma Tarihi :

Binek Taşı…

Binek Taşı…

Katrancı Mehmet 1,96 boyunda ve 145 kilo ağırlığında bir pehlivandı. Bu nedenle yemesi, içmesi, giydiği elbiseleri ve hatta atına binme şekli ile bile diğer insanlardan ayrılıyordu. Atına bineceği zaman binek taşı kullanır ve bu durum onu yakından tanıyanlar tarafından gayet iyi bilinirdi.

Binek taşı Katrancı’nın evinin bahçesinde bulunuyordu. Katrancı Mehmet’in bir ağaç kütüğünü anımsatan bu taşın üzerine çıkmadan, atına binebilmesi mümkün değildi. Atına binmek istediğinde önce bu taşın üzerine çıkar ve ancak bu şekilde atına binebilirdi. Kendisine ait olan Bostandere köyündeki değirmenine gideceği zamanlarda da atını hazırlatır ve bu şekilde binerek yola koyulurdu.

Harmanların dövüldüğü aylarda değirmende işler oldukça yoğun olur ve bu aylarda, Katrancı da sıklıkla değirmenine uğrardı. O gün de sabah erkenden kalkıp kendisine ait olan ‘pehlivan kahvesinde’ dostları ile oturup kahvesini içmiş bir süre sohbet ettikten sonra müsaade alıp, Bostandere’ye doğru yola koyulmuştu.

Değirmene vardığında oldukça kalabalık olduğunu gördü. İşçiler durmadan çalışıyorlardı. Buğdaylarını öğütmek için akşamdan gelip bekleyen köylüler, bir an önce işlerini bitirip, at ya da öküzlerini koştukları arabaları ile evlerine dönmeye çalışıyorlardı.

Katrancı değirmene geldiği zaman işler biraz daha hızlanıyordu. Yine öyle olmuş ve bekleyenler bu duruma oldukça sevinmişlerdi. Değişik köylerden gelenlerle birlikte kendi kasabasından gelenler de buğdaylarını Katrancı’ya ait bu değirmende öğütüyorlardı. O gün de birkaç köylüsü gelmiş ve unlarını alıp kasabaya doğru yola koyulmuşlardı. Bunlar içinde iki delikanlı Katrancı’nın dikkatini çekmişti. Bu geçler arabalarını tıka basa doldurmuşlardı.

Katrancı onlara:

  • Abe kızanlar! Bu hayvanlar bu yükü çekmez, yolda kalırsınız. Birazını ayırın da yarın götürürsünüz.

Fakat gençler kendilerine ve bineklerine çok güveniyorlardı.

  • Bir şey olmaz pehlivan dayı! Biz gideriz. Hem tekrar gelmek daha Dediler. Ve yola koyuldular.

Katrancı Mehmet de ikindi sonrası kasabasına doğru yola çıkmıştı. Akşam karanlığı olmadan kasabasına dönmeyi hesaplıyordu. Kasabasına oldukça yaklaşmışken, değirmende konuştuğu gençlerin bir hendekten geçerken arabalarını batırıp çaresiz bir şekilde beklediklerini gördü. İki genç Katrancı’yı görünce çok sevinmişlerdi. Katrancı, atı ile onlara doğru yaklaşıp durdu.

Gençlerden biri:

  • Pehlivan Dayı! Seni Allah gönderdi. Ne olur! Bize yardım ediver de, şu arabamızı çıkaralım.

Katrancı da onlara yardım etmek istiyordu. Fakat önemli bir mesele vardı. O da Katrancı’nın atından indikten sonra binek taşı olmadan atına tekrar nasıl bineceği idi. Katrancı biraz düşündü ve:

  • Abe kızanlar! Ben size yardım ederim. Arabanızı da battığı yerden çıkarırım fakat siz beni nasıl atıma bindirirsiniz? diye (devam ediyor)
Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP