DOLAR 31,1214 % 0.26
EURO 33,8075 % 0.52
STERLIN 39,5070 % 0.33
FRANG 35,4071 % 0.49
ALTIN 2.034,57 % 0,10
BITCOIN 1.610.159 -0.946
Yayınlanma Tarihi :

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Geçenlerde okuduğum ve beni etkileyen bir eseri sizlerle paylaşmak istiyorum:

”Beyaz Zambaklar Ülkesinde” İnsanı okudukça sorgulamaya yönelten, Atatürk tarafından okunulması tavisye edilen bir kitaptır.

Fince “Suomi” yani bataklıklar ülkesi olarak adlandırılan Finlandiya’nın nasıl bataklıklar ülkesinden beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğü anlatılır.

“Ülkede kültür işçisi yoktu. Halkın zekası uyuyordu. Cahillik bilgisizlik artıyordu. Kalabalıkla yoksulluk da artış gösteriyordu. Devlet yoksullaşıyordu. Ahlakça, fikirce, ekonomice iflasa sürükleniyordu. Oysa biraz okuyup yazmış olanlar, ülkenin haklı olarak kendi kalkınmasını bekleyeceği insanlar ne yapıyordu? Onlar budalaca, ama ilgi çekici uydurmaları okumaktan sarhoştular.”

Beyaz Zambaklar Ülkesinde; Rus Yazar Grigory Petrov’ın Finladiya’ya yaptığı seyahatlerinin bir derlemesi olan ve Finlandinya’yı geri kalmışlıktan kurtarmak adına aydınlar nezdinde halkın omuz omuza mücadelesine yer verir.

1811 yılına kadar İsveç egemenliği altında olan Finlandiya halkının tek birlik olup topyekün bir şekilde Finlandiya’yı baştan kurma hikayesidir. 1811 yılına kadar Finlandiya’nın aydın topluluğunu İsveçliler oluştururdu.

Yöneticilerden doktorlara ve subaylara kadar hastanelerden kışlalara ve hatta sanat evlerine kadar her şey İsveçlilerin kontrolü altındaydı.

Ülkenin İsveç yönetiminden kurtarılmasıyla askeri bağımsızlığını kazanan Finlandiya için artık zaman yönetimde ve sosyal hayatta her anlamda değişikliğe gitmekti. Bu değişimin öncülerinden biri de Finli filozof Snelman olmuştur.

Halk lideri olan Snelman’ı en iyi “Binlerce göl ve bataklıklar ülkesi olan Finlandiya’yı Beyaz Zambaklar Ülkesi’ne dönüştüren adam.” şeklinde açıklayabiliriz.

Snelman Finli aydınların temsilciyidi. Ülkenin bağımsızlığından sonra gelişmesi için bir nevi seferbirlik ilan etmişti. Snelman, Fin kültürünü geliştirmek adına şehir şehir köy köy ülkeyi dolaşmış ve konferanslar düzenlemiştir. Konferanslarına aydınlarla başlamıştı.

Toplumun yöneticilerinin halkına tepeden bakmaması gerektiği kendileri ne kadar bilgiliyse halkında öyle olması gerektiğini söylüyordu. Aydınların görevi toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmekti.

“Yeni kuşlar yeni şarkılar söyler.” sözüyle ülkeyi külterel, sosyal ve ekonomik olarak kalkındırmak için harekete geçen Snelman, “Yeni nesillere aslında çoktan eskimiş yönetim şekilleri zorla dayatılamaz. Onun yerine, yeni nesillerin hayatının, devlet yönetiminin daha anlaşılır, dahar adil ve daha sağlam olduğu bir temel üzerine inşa edilmesi gerekir.”

Değişimin başlangıcı eğitimle olmuştur. “Gençlerin zihnini ve ruhunu bakımsız bir tarla gibi boş bırakırsanız orada sadece ısrıgan otu, devedikeni ve benzer yabani otlar yetişir.”

Günümüzde en ideal eğitim modellerinden biri Finlandiya’nın eğitim sistemi olarak gösterilmektedir. Öğretmenler, ülkenin başarı seviyesi yüksek mezunlarından seçiliyor. Toplum nezdinde öğretmenli statüsü yüksek bir meslek.

Buna ek olarak öğretmenler belli bir müfredatı takip etmek zorunda olmadıkları için sınıflarına göre kendi müfredatlarını oluşturma bağımsızlığına sahipler. Bu yüzden başarılı-başarısız öğretmen şeklinde öğretmenleri yargılamayan ve özerk öğretmen yetiştiren bir sistemlere sahipler. Eğitimin herkes için eşit imkanlar anlamına geldiği bir kültür benimsenmiştir.

Bu durum Fin eğitim sisteminin yüksek kalitesinin bir milletin en değerli kaynağının insanları olduğuna, bu nedenle kaliteli eğitmene erişimin esas olduğuna inanan ulusal zihniyetle açıkça desteklendiğini göstermektedir.

Ülkedeki en köklü değişikliklerden biri de Fin ordusunda olmuştur. İsveçlilerin yönetimi altındayken askeriye disiplinden mahrumdu. Kışladaki askerler içki içer, kumar oynarlardı. Halkla ilgi konulardan eli kulağı çeken askerler halkla ilgili olan hiç bir konuyla ilgilenmezler ve kaba davranırlardı.

Snelman ve arkadaşları düzenledikleri konferanslar ile kışlada reform yaptılar. Subaylara konferanslar vererek askeri eğitimin öneminden bahsettiler. Artık kışladan korkan ailelerin yerini iyi bir eğitim ve terbiye alması için oğullarını askere gönderen aileler almıştı. Çünkü kışlada bilimden kültüre kadar iyi bir bireyin sahip olması gereken tüm özellikler anlatılıyor, askerler eğitiliyordu.

1917’de bağımsızlığını ilan eden Finlandiya, günümüzde Birleşmiş Milletler ve OECD araştırmalarına göre refah düzeyi en yüksek ülkelerden biridir. Halkı cehaletten kurtarmak için çalışan Snelman ve onun gibi aydınlar sayesinde ülkede milli uyanışa geçilmiştir ve diğer ülkelere rehber niteliğinde bir mücadelenin temellerini atılmıştır.

Bataklıklar ve kayaklıklar ülkesi olarak adlandırılan, verimli topraklardan noksan olan bu ülkede yalnızca bir avuç aydının önderliği ile halkın disiplini ve emeği karşılığında Finlandiya, beyaz zambaklar ülkesi haline gelmiştir.

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP