
Günümüzde fitness alanındaki büyük trendlerden biri de birleşik fiziksel-bilişsel eğitimdir.
Etrafımıza baktığımızda yaşça yetişkinlerin, zihinsel olarak diri kalmak ve yaşlandıkça bunamadan kaçınmakla ilgilenirken, daha genç nüfusun yaşamın her alanında rakip gördüklerine karşı üstünlük elde etmeye hevesli olduğunu gözlemliyoruz.
Bu izlenimler, bedenleri olduğu kadar zihinleri de eğitmenin her zamankinden daha fazla farkındalık yarattığını ortaya koyuyor.
Bu da bir fiziksel aktivite ile eş zamanlı olarak ilgisiz bir bilişsel görevin gerçekleştirmesi halinde ortaya çıkan ‘Çift Egzersiz’in faydasını yeniden hatırlamamızı sağlıyor.
Bunun ilk adımını da egzersiz programlarını daha eğlenceli ve ilgi çekici hale getirmek için oyunlaştırarak atabiliyoruz.
Günlük yürüyüşünüzü yaparken, altışar veya yedişer olarak geri saymak, bu doğrultuda bir örnek olabilir.
Ya da direnç egzersizlerinizin her bir grubunda farklı bir harf ile başlayan kelimeleri telaffuz edebilirsiniz.
Bisiklet sürerken, hafızanızın en derinlerinde kalan bir şarkıyı söyleyebilirsiniz…
Bu aktiviteler sırasında beyin, bilişsel performansı artırabilen kan, oksijen, glikoz ve diğer pozitif nörotrofinlerle beslenir.
Çeşitli araştırmalar, ikili görevlerin bazı popülasyonlarda, aerobik egzersizin ardından bilişsel görevler yapıldığında bile bilişsel performansı iyileştirebileceğini göstermektedir.
Bilişi geliştirmenin bir yolu olarak egzersizi kullanmak, düşük teknolojili ve ekonomik açıdan tasarruflu yollardan sadece birisi...
Bu konunun hızla gelişen bir çalışma alanı olduğunu akılda tutmak gerekiyor.
Araştırmacılar, hareket ve biliş arasındaki karmaşık bağlantı ve her ikisinin de sağlığını iyileştirmek için en uygun stratejiler hakkında yeni öngörüler ve heyecan verici yönler ortaya çıkarmak için çalışmaya devam ediyor.
Bize de önerilere kulak verip, kendimiz için en keyifli ve faydalı olanı bulup, uygulamak kalıyor.

