DOLAR 31,1523 % 0.02
EURO 33,8250 % 0.01
STERLIN 39,5713 % 0.11
FRANG 35,4527 % 0.09
ALTIN 2.033,96 % 0,05
BITCOIN 1.782.110 4.503
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

Kader mi? Kaza mı?

Kader mi? Kaza mı?

Dün yayınlanan yazımda, ‘Kader’ ve ‘Kaza’dan bahsetmiştim. O zaman kaldığım yerden devam edeyim.

Çok değil, bundan 2-3 ay önce Katar’da düzenlenen Dünya Kupası ile inşaasında kullanılan konteyner sayısıyla anılan Stadyum 974 adını duyduk.

Doha’da inşa edilen 40 bin seyirci kapasiteli Stadyum 974, yakınındaki liman ve üzerine kurulduğu arazinin endüstriyel tarihini anımsatmayı amaçlıyordu.

Katar 2022’de grup aşamasında oynanan, Meksika-Polonya, Portekiz-Gana, Fransa-Danimarka, Brezilya-İsviçre, Polonya-Arjantin ve Sırbistan-İsviçre, karşılaşmalarına ev sahipliği yaptıktan sonra Son 16 Turu’nda Brezilya ve Güney Kore arasında oynanan müsabaka ile görevini tamamladı.

Organizasyonun ardından sökülen Stadyum 974’ün Tunus’a hediye edilerek, orada yeni bir stadyum oluşturulması planlanıyordu.

Oysa şimdi depremzedelere sıcak bir yuva olabilmek için Kahramanmanraş merkezli depremlerin yaşandığı bölgeye, doğru yol alıyor.

O konteynerlerden herhangi birinin en küçük vidasını sıkan işçi, bu yolculuğun nereye varacağını nereden bilebilirdi?

Stadyum 974’ün projesini hazırlayıp, inşasını tamamladıktan sonra, futbolun hizmetine sunan insanların aklından aslında neye hizmet ettikleri geçmiş midir?

Ya da Stadyum 974’ün tribünlerinde Dünya Kupası heycanına ortak olan, deprem bölgesinde ikamet eden bir vatandaşımız, keyfini yaşadığı o yerin gün gelip de kendisine yuva olacağını hiç düşünmüş müdür?

İmkansız…

O zaman, Stadyum 974’ün serüveni kader midir?

Kaza mı?

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından hazırlanan İslam Ansiklopedisi’ne göre;

Kader, “Allah’ın bütün nesne ve olayları ezelî ilmiyle bilip belirlemesi” diye tarif ediliyor.

Kazâ ise “Allah’ın nesne ve olaylara ilişkin ezelî planını gerçekleştirmesi” şeklinde tanımlanıyor.

Bu tanımlamalardan hareketle, yaşananların kader mi, kazamı olduğunu tekrar sormayacağım. Çünkü; birçoğumuzun bildiği gibi İslam Ansiklopedisi’nde de belirtildiği üzere, alim sıfatı verilen kişiler, ve fırka fırka bölünen dini topluluklar, birçok hususta olduğu gibi bu konuda da hem fikir olamamış.

Selefiyye, Maturidi, Şii veya Eşari kelamcılarının kader dediğine, Mutezile kelamcıları kaza demiş.

Oysa; kudret sahibi Allah, Kamer Suresi 49. Ayet’te Şüphesiz biz her şeyi dakik, şaşmaz bir ölçüye ve bir kadere göre yarattık” diyerek, hükmünü ortaya koymuştur.

Hatırlarsanız; Fatih Sultan Mehmet’in surlarına dayandığı İstanbul düşmek üzereyken, kilisede toplanan papazlar da meleklerin cinsiyetini tartışıyordu.

Kader-Kaza tartışmalarını bir kenara koyup, sonuca odaklanmanın, hatalardan ders alıp, hak ölçüsünde hareket etmenin zamanı gelmedi mi?

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP