DOLAR 31,1186 % 0.25
EURO 33,7826 % 0.43
STERLIN 39,4451 % 0.18
FRANG 35,3430 % 0.3
ALTIN 2.034,48 % 0,09
BITCOIN 1.606.113 -1.27
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

“BATSIN BÖYLE SİYASET”

“BATSIN BÖYLE SİYASET”

Yok, yok başlıktaki cümle benim değil; yanlış anlaşılmasın… Geçtiğimiz haftaya damga vuran İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın yaptığı açıklamalarda, arka arkaya vurguladığı bir cümleydi bu: “Batsın böyle bir siyaset”… Bu cümle, siyasetin içinde bulunan bir kişi tarafından dile getirildiği için, bana göre çok önemli…

Çünkü diyelim ve devam edelim. Önce şunu belirteyim ben bu durumu genel manada ele almak istiyorum. Yani ülke siyasetindeki durumun geldiği yer ve yaşananlar karşısında yıllardır siyaset yapan ve üst düzeyde bir konuma gelen bir siyasetçinin dile getirdikleridir bu… O sarf edilen cümleleri siyasete hiç girmemiş, dışarıdan birisi telaffuz etse; siyasete çamur atma ya da “kedi ciğer” meselesi gibi bakıyor diyebiliriz. Ama bizzat tam göbeğinden birisinin bunu yapması, üzerinde herkesin biraz durmasını ve düşünmesini gerektiren bir durum.

Aslında tabii ki biraz da kişisellik yüklenerek bir durum değerlendirmesi de yapılabilir ama mevcut siyasi koşullar, bunun genel anlamda değerlendirilmesine neden oluyor. Peki, nedir bunun nedenleri derseniz benim aklıma o Makyavelizm felsefesi geliyor. Yani ‘hedefe ulaşmak için her yol mubahtır’ cümlesi… İşte izlediğimiz ve de gözlemlediğimiz kadarıyla siyasette de böyle oluyor. Mevcut bu çarka uyum sağlamak gerekiyor başarılı olmak için deniyor. Uymayanlar ya tasfiye oluyor, ya da çok başarılı olamıyor. Maalesef tablo böyle görünüyor. Burada tabii ki eleştiri anlamında söylenecek olan cümle de genelde şu oluyor: “Kardeşim sen ne zaman dışlandın,  o zaman bu işleyişi eleştiriyorsun. Sen de yıllardır bu işin içindeydin o zaman neden sesin çıkmadı?” Çok çok yerinde bir cümle bu ama ona da genelde cevap: ”Valla ben bu kadar olduğunu bilmiyordum” Şimdi tabii ki bu tatmin edici bir cümle hiçbir zaman olmamıştır. O Makyavel düşünce herkes için geçerli değil elbette ama maalesef icraatlar bize bunu gösteriyor.

Ben şu parti, bu parti üzerinden bakmıyorum; yukarıda da bahsettim siyasetin ve partilerin şartları böyle ama bu Dikbayır olayı biraz farklı gibi geldi insanlara… Çok büyük iddialarla ve delillerle yaptı açıklamalarını ve inandırıcılık payı yüksekti. Böyle yapıldığını net belirtiyor ve ondan sonra o cümleyi söylüyor: “Batsın bu siyaset ya! Siyaset buysa batsın!” diye…

İşte bu cümlelerle anlattı içinde bulunduğu durumu…Tabii bu cümleler bir isyan nidaları olarak algılanabilir ama aynı zamanda bir pişmanlığın da ifadesi değil midir?.. “10 gündür eşim ve iki kızım ağlıyor” diyerek bir yerde de: ”Değer miydi siyaset yapacağım diye eşimi ve kızlarımı bu kadar üzmeye?” anlamı çıkmaz mı bu cümlelerden… “Hamama giren terler, siyasette insanlara neler neler iftiralar atılıyor” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru olabilir ama herkes böylesi durumları kaldıramayabilir. Ardından da bu şekilde bir karşı atağa geçer. Ama bir yerde siyasi hayatının da belki sonu olabilir.

İşte böyle, maalesef günümüzde siyasetin geldiği nokta bu… Peki, böyle diye siyaset yapılmayacak mı? Elbette ki yapılacak ama başta parti liderleri olmak üzere bu son olayı çok iyi değerlendirmeleri ve ona göre partilerini dizayn etmeliler diye düşünüyorum…

Kaynak : Ramazan Karaca

YORUM YAP