Turizm ve dil eğitimi

0
468

Bugün 14 Ekim 2019 yılı genel turizminin artık yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz. Şuana kadar ülkemize gelen turist sayısı 40 milyonu aşmış bulunuyor ve tüm zamanların rekor seviyesiyle bu yılı geride bırakmayı planlıyoruz. Biz turizmde konaklama,reklam ve pazarlama gibi dallarda kendimizi geliştirme gayesi gütmesek bile, Türk Lirası’nın değer kaybı sonucunda ülkemize gelen turistler bacasız sanayiyi rekor düzeye ulaştırıyor. Bu durum milli sermayeye büyük bir katkı sağlasada ülkeye giren döviz, turist sayısına oranla yetersiz kalıyor.

Bu geçen 2-3 yılda garsonumuzdan bakanımıza kadar ülkeye gelen turistlerin genelinin parasızlığından dert yandık. Bizim devlet memurumuz yurtdışına gezi amaçlı çıkmaya zorlanırken, Avrupa’nın asgari ücretlisi ülkemizde bizim sadece hayal ettiğimiz tatili yaptı.

Türkiye’de 30-40 yıl öncede günümüzde de yurtdışına turist olarak çıkanlara “parası var” gözüyle bakılıyor. Gerçi Euro’ya kim şöyle bir baksa insanların haklı olduğunu anlar. Tabi durum bu vaziyette devam ederse ilerleyen yıllarda da değişen bir görüş olmayacak; yine parası olan çıkacak.

Yalnız gençlerimizin geneli geçmişe göre artık daha bilgili ve cesur. Biz gençler olarak paramız kısıtlı olsada gezip görüp, öğrenmek için şartları zorlayabiliyoruz. Ucuz bilet araştırıp, hostellerde kalıp, marketten yemek yiyip bütçeyi düşürerek kendimize yurtdışında yeni bilgiler katma girişiminde bulunabiliyoruz. Gerçi bu durumda bizde biraz önce şikayet ettiğim gibi yabancı devletler için fakir turist konumunda bulunabiliyoruz maalesef.

Education First’in 2018 yılında yayınladığı raporda ingilizce yeterliliği en düşük “very low” kategorisinde, Eurostat’ın verilerine görede Avrupa’da en az yabancı dil bilen ülkeyiz. Teori kısmında ingilizce öğrenimi ilkokullarda 2. sınıfa kadar indirmek, ortaokul ve liselerde haftada en çok görülen derslerden biri yapıp üniversitelerde birde mesleki versiyonunu eklemek aslında bir başarı gibi gözüksede gençlerimiz dünyayı gezip tanıma şansı bulamadıkça yani başka bir deyişle verilen teori, pratiğe aktarılamadıkça sözde başarı kelimesi geçerliliğini kaybediyor.

Turizmi sadece ülkeye para kazandırmak olarak bakmamalı aynı zamanda verdiğimiz eğitimin sonuca ulaşması ve gençlerimize dünyayı tanıtıp ülkemiz için bir şeyler yapmalarına fırsat vermek için bir politika belirlemeliyiz. Bari hiçbir şey yapmayacaksak yurtdışı çıkış harcını kaldırmalı ya da durduk yere %233.3 zam yapıp işi daha da zorlaştırmamalıyız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here