PEYGAMBERİMİZİN YAPTIĞI ZİKİRLER

0
457

Zikir dille yapıldığı gibi kalb ve bedenle de yapılır. Allah’ın güzel isimlerini anıp, tesbih, hamd ve Kur’an okumak dille zikre girer. Kalb ile zikir Allah’ı gönülden anmak demektir. Yaratılmış her şeyde Allah’ın isim ve sıfatlarını, eşsizliğini görmektir. Kainat bir ayna misalidir bakmayı bilirsek her yerde Hak görünür. Tefekkür ile bakabilmektir kalbi zikir.

Beden ile zikir ise uzuvlarımızı Allah’ın emrettiği yönde kullanmaktır. Ahzâb Sûresinde buyrulmuştur ki: “Ey iman edenler! Allah’ı çok çok anın. Sabah akşam O’nun yücelik ve eşsizliğini dile getirin.” (Ahzab, 41-42) ayeti ile müminler hem zikre hem tesbihe teşvik edilmiştir.

Canlı Kur’an olan Peygamber Efendimizde (s.a.v.) daim zikri tavsiye etmiştir. Onun hayatına baktığımızda her anının zikirle geçtiğini öğreniyoruz. Uyandığımız andan tutun da yatacağımız zamana kadar olan sürede yaptığı çok sayıda dua ve zikirler vardır. İlaveten Ashabına da çeşitli zikirleri öğretmiştir.

Bir gün sabah namazını kıldığında namaz kıldığı yerde zikirle meşgul olan Cüveyriye Validemizin yanından ayrıldı. Kuşluk vaktinden sonra döndüğünde Hz. Cüveyriye’nin hâlâ oturuyor olduğunu gören Peygamberimiz “Seni bıraktığımdan beri hâlâ aynı şeyi mi yapıyorsun?” diye sordu.

Hz. Cüveyriye “Evet” cevabını verince Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Yanından ayrıldıktan sonra üç defa (şu) dört cümleyi söyledim. Bunlar senin gün boyunca söylediğin (zikirler)le tartılacak olsa, (sevap bakımından) onlara eşit olur: “Sübhânellâhi ve bi-hamdihî adede halkıhî ve rıdâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtih.” (Mahlûkatı sayısınca, kendisinin hoşnut olacağı kadar, arşının ağırlığınca ve bitip tükenmeyen kelimeleri adedince ben Allah’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve Ona hamd ederim.” (hadislerleislam.diyanet.gov.tr)

Efendimizin (s.a.v.) günlük yaptığı bazı zikirler ise şu şekildedir. Peygamberimiz uykudan kalkınca şöyle derdi: “Öldürdükten sonra bizi dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş ancak O’nadır.” Teheccüd vakti uyanıldığında ise şu mealdeki zikrin okunmasını tavsiye etmiştir: “Allah’tan başka ilâh yok, yalnız O vardır. Şerîki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd de O’na mahsustur ve O, her şeye kâdirdir. Allah’a hamdeder, Allah’ı tesbîh ederim. Allah’tan başka ilâh yok ve Allah en büyüktür, Allah’a dayanmaktan başka kuvvet, kudret yoktur” dedikten sonra; “Ey Rabbim beni mağfiret et der veya duâ ederse icabet olunur; bir de abdest alırsa namazı kabul olunur.” (Buhârî)

Başka bir Hadis-i Şerif’te ise; bizlere sık sık tövbe etmeyi tavsiye etmiştir. Kendisinin her gün tövbe ettiğini şu hadisle öğreniyoruz:  “Vallâhi ben günde yetmiş kereden fazla bağışlanma diler, Allah’a tevbe ederim.”

Denizlerin köpüğü kadar günahımız olsa da döküleceği müjdesini aldığımız tesbih ise; “Sübhanallâhi ve bihamdihî”dir. (Allâh’a hamd ederek, O’nu bütün noksanlıklardan tenzih ederim.) (Buhârî)  Yine tövbe etmenin faziletlerinden bahsetmiş ve “İstiğfâra devam edeni, Allah umulmadık yerde ve zamanda rızıklandırır, her türlü sıkıntıdan kurtarır”  buyurmuştur. (Ebû Dâvûd)

Efendimiz (s.a.v.) yatmadan önce de zikri tavsiye etmiştir. Uykunun yarı ölüm hali olduğunu düşünürsek belki de şu dersi çıkarmamız isteniyordur. Yine bir hadiste söylendiği üzere; “Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.” Dua ve zikirle uykuya dalalım ki; ölüm vaktimiz geldiyse umulur ki o hâl üzere diriliriz.

Rivayet edildiğine göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Selem; Hz. Ali ve Fâtıma radıyallahu anhâ’ya: “Yatağınıza girdiğiniz zaman -veya istirahate çekildiğiniz zaman- otuz üç defa Allahü ekber, otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa da elhamdülillâh deyiniz” buyurdu. (Buhârî)

Peygamber Efendimiz (sav) yatağa girdiğinde sağ yanı üzere yatar, sağ elinin içini sağ yanağına getirir ve aşağıdaki duayı okurdu:

“Allah’ım, nefsimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim, işimi de sana havale ettim. Sırtımı sana hem korkarak, hem de ümid ederek dayadım. Zaten senden başka sığınak, senden başka dayanak da yoktur. Kurtuluş ancak senin yardımınla, himaye de ancak sana mahsustur. Allah’ım, indirdiğin kitabına, gönderdiğin Peygamberine iman ettim. Bu iman ile uykuya yatıyorum.”

“Eğer bunu okuduğun gece ölecek olursan fıtrat üzere ölmüş olursun. Şayet sabaha erersen hayır bulursun” buyurmuştur. (Buhârî)

… Devamı nasipse haftaya

Baki Selamlar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here