RÛYA ÇEŞİTLERİ

0
233

Sufilere göre ruh uyku halinde iken misal alemini seyreder. Orada gördüklerini uyanınca hatırlamasına da rûya denir. İmam Kuşeyrî’ye göre rûya, kalbe gelen hâtır ve muhayyile ile tasavvur edilen bir haldir. Rüya, insanların kalplerine yerleşen tahayyül ve tasavvurlardır. Bu tahayyül ve tasavvurlar, insan uyuyunca duyu organları ile elde edilen bilgilerden sıyrılır. Böylece rüyada tasavvur ve tahayyül kuvvetlenir.

Tasavvufu ıstılahta rûya önemli bir yere sahiptir. Rûya, Mürşid ve mürid arasında bir iletişim şeklidir. Gördüğü rûyaları anlatan müridin seyri böylelikle Mürşidince anlaşılmış olur. Bir ruhi eğitim olan sülükte izlenecek yol da böylece belirlenmiş olur. Aynı zamanda manevi doktor olan Mürşid rûyadan edindiği bilgi ile müridin gizli kalmış manevi hastalıklarını teşhis ederek ona göre reçete yazabilir.

İslami düşüncede rûyalar Rahmani, Şeytani ve Nefsani olmak üzere üçe ayrılmıştır.

Rahmani rûya Allahü Teala tarafından gösterilen müjde ya da ikazlardır. Bu çeşit rûyaya sadık-salih rûya da denilmektedir. Böyle rûyalar ilim sahibi birinin tabirine ihtiyaç duyar. Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V.) sabah namazından sonra sahabeden rûya görenlere tabirini yapardı. Ezanın ilk olarak meşru kılınması da rüya ile olmuştur. Medine’ye hicretten sonra, namaz vaktinin geldiğini haber vermek üzere bir işarete ihtiyaç duyulmuştur. Bu sırada ashaptan Abdullah b. Zeyd’e rüyasında ezan öğretilmiş, o da ertesi gün Hz. Peygamber’e gelerek anlatmıştır. Rasûlullâh da (S.A.S.), ezanı Bilâl’e öğretmesini ve onun da ezanı ikişer ikişer, kameti ise birer okumasını emretmiştir. Ezanı işiten Hz. Ömer, Rasûlullâh’a gelip aynı rüyayı kendisinin de gördüğünü haber vermiştir. (Buhari)

İkincisi ise Şeytani rûyalardır. Bu çeşit rûyalar şeytanın sıkıntı, korkutma gibi amaçlarla kişiyi etkilemeye çalıştığı rûyalardır. Bu tür rûyalara “edğâsü ahlâm” da denilmektedir. Böyle kötü şeyler görülen rûyayı anlatmamak gerektiğini Hadis-i Şerif’te Efendimiz (S.A.V) bizlere söylemektedir. “Hoşlanmadığı bir rüyâ görürse o da şeytandandır. Onun şerrinden Allâh’a sığınsın ve onu hiç kimseye söylemesin. O zaman o rüyâ kendisine zarar vermez.”

Üçüncü rûya çeşidi ise Nefsani rûyalardır. Bu tür rûyalar kişinin gün içinde düşündüğü ve ya yaşadığı şeylerin etkisinde kalarak görülür. Bunlara şuuraltı rûyalar da denir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here