PARKİNSON – 2

0
143

Geçen haftaki yazımda hastalığın nasıl geliştiğini ve belirtilerini sizlerle paylaşmıştım. Bugün tanı nasıl konur, benzer hastalıklar nelerdir ve tedavi yöntemleri nelerdir onlara değinmek istiyorum. Parkinson hastalığının tanısı klinik olarak konur, beyin MR’ı ve kan tetkikleri yapılır. Strese maruz kalma, başa darbe alma hastalık belirtilerinin artmasına neden olabilir. Diğer hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (örneğin psikiyatri, bulantı kusma, kalp hastalıkları) Parkinson hastalığına benzer tablo ortaya çıkarabilir ancak bu ilaçlar bırakıldığında belirtiler düzelir. Hastaların dikkat etmesi gereken en önemli şey ilaç saatlerinin değişmemesidir. Yemeklerin ilaçlardan 1-1.5 saat önce  ya da sonra yenmesi önemlidir. Parkinson hastalığında düzenli egzersizin önemi her zaman vurgulanmaktadır. Egzersizin,  bazı belirtilerin düzelmesine, hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına katkısı büyüktür.

Parkinson plus olarak tanımlanan hastalıklarda, bu bulgularına ek olarak denge bozukluğu, göz hareket bozuklukları, piramidal bulgular, otonomik bulgular gibi bulgular da eklenir. Parkinson hastalığına benzer Parkinsonizm veya Parkinson sendromu adı verilen tablolarda değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıktıkları için genellikle Parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlara cevap alınamaz. Bunların bir kısmı Parkinson bulguları ile diğer sistem bulgularının birlikte olduğu Parkinson ve sendromları, ikincil (sekonder) parkinsonizm denen bir grup tablodur. Sekonder parkinsonizm; damar hastalıkları, enfeksiyonlar, tümörler, ilaçlar ve bazı toksik olaylara bağlı olabilir. Öncelikle bunların ayırıcı tanısı uzmanlar tarafından yapılmalı, tedavi planlanırken bu durumlar göz önüne alınmalıdır.

Parkinsonun ilerleyişini tamamen durduracak tedavi yöntemi ne yazık ki yoktur. Öncelikli tedavi yöntemi, ilaçlarla yapılan tedavidir. Hastalığın ileri evrelerinde cerrahi ve infüzyon tedavileri ihtiyaca göre uygulanabilmektedir. Hastalarda rehabilitasyon çok önemlidir. Bu hastalara egzersiz alışkanlığının kazandırılmasına dikkat edilmeli, hastalarda dik duruşu sağlayacak postür egzersizlerine önem verilmelidir. Rehabilitasyonda diğer bir amaç ise kas iskelet ve kalp, akciğer sistemlerine ait gelişebilecek komplikasyonların önlenmesine yönelik egzersizlerin verilmesidir. Gevşeme egzersizleri, eklem hareket açıklığı egzersizleri , aerobik egzersizler, solunum egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri,  denge ve koordinasyon egzersizleri , iş ve uğraş terapisi , yürüme egzersizleri (engel geçme-dönme- dik duruş-kol salınımı) öğretilmelidir. Hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak bizleri mutlu edecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here