KOYUN-KEÇİ ÇİÇEĞİ

0
175

İlimiz küçükbaş hayvan sayısı bakımından ülke sıralamasında ilk 5 il arasında bulunmaktadır. Aynı zamanda ilimize özgü  tescillenen ‘Balıkesir Kuzusu’ ilimizin tanıtımı noktasında önemli bir yer tutmaktadır. Fakat son zamanlarda ki küçükbaş hayvan sektöründeki kalıplaşmış sorunlar ve aşılmakta zorluk çekilen problemler sektör paydaşlarını oldukça olumsuz etkilemektedir. Küçükbaş hayvan karkas kesim fiyatlarının 88-92 lira bandını aşamaması bunun yanında kuzu büyütme yemlerindeki astronomik fiyat artışları bir çok yetiştiricinin sektörden çekilmesine neden olmaktadır.

Tüm bu olumsuzlukların yanı sıra 15-20 günden bu yana ilimiz genelinde çiçek hastalığının hortlaması tüm bu sıkıntıların üzerine tuz biber ekmiştir. Oldukça bulaşıcı ve ihbari mecbur bir hastalık olan koyun-keçi çiçeği hastalığı ilimiz küçükbaş hayvancılığını ciddi boyutlarda tehdit edici bir noktaya doğru gitmektedir. Bulaştığı sürülerde kitlesel ölümlere neden olan hastalık gün geçtikçe yayılmaya ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır.

Hastalığa genel anlamda bakacak olursak koyun ve keçilere özel koltuk ve kuyruk altı derisinde küçük çiçek lezyonlarının oluşması ile karakterize bulaşıcı viral bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Koyun-keçi çiçeği solunum yoluyla, derinin kabuklarıyla, hastalık etkenlerinin vücuda girip yayılmaya başladığı dönemlerdeki kan nakilleri ile kolayca bulaşır.

Hastalığın koyun ve kuzularda ki belirtileri farklılık göstermekte birlikte erişkin koyunlarda ölüm oranı yüzde 50 seviyelerinde seyrederken özellikle bir ay altındaki kuzulardaki ölüm oranları yüzde 95 seviyelerinde seyretmektedir. Bunun yanında kötü besleme, paraziter yoğunluk ve iklimsel şartlarda hastalıkta görülen ölüm oranlarını yükselten faktörler arasındadır.

Kuzularda hastalık daha ağır seyretmektedir. Belirgin bir düşkünlük, bitkinlik yüksek ateş, göz ve burun akıntısı görülür. Aynı zamanda  kılsız bölgelerde tipik çiçek belirtileri oluşmadan sindirim, solunum ve ürogenital  sistemlerde çiçek lezyonları oluşabilir.

Ergin koyunlarda ise kuzulara kıyasla hastalık daha hafif seyreder. Hayvanların koltuk altı, kuyruk altı, inguinal bölge, skrotum ve  meme bölgelerinde çiçek lezyonları görülür. Deride önce kızartı meydana gelirken ilerleyen dönemde bu kızartıların ortası çukurlaşır ve içleri dolarak küçük kesecikler oluşur. Daha sonra bu oluşumlar hastalık için karakteristik olan çiçek lezyonlarına dönüşür. Derinin yünsüz bölgelerinde burun deliği çevresinde, dudaklarda, göğüs altı, kuyruk altı ve memelerde kabartı şeklinde lezyonlar hastalığın ilerlediği durumlarda oldukça yaygın gözlenmektedir. Ağızda oluşan lezyonlar hayvanın yemesine içmesine engel olduğu gibi salya miktarının artmasına da sebep olur. Kabartıların çıkmasıyla beraber yükselmiş olan ateş düşmeye başlar. Ağır seyreden vakalarda ilk lezyonların görülmesinden bir hafta sonra ölümler görülür.

Hastalığın etkin bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte hastalıktan korunma için alınacak en etkili ve tek önlem aşılamadır. Ülkemizde mücadele amacı ile hastalık çıkan yerlerde tamamen iyileşmeden yada son ölümden sonraki 60 gün süresince karantina uygulanmakta ve hastalık çıkan bölgelerde hastalığı takip eden iki yıl, yılda bir kez olmak üzere mihrak bölgesindeki bütün koyun ve keçiler aşılanmaktadır.

Koyun-Keçi çiçek aşısı; kuzu böbrek hücre kültürlerinde hazırlanan liyofilize, canlı, attenüe bir aşıdır. Aşılamaların sonbahar mevsiminin başlarında yapılması ve hastalık çıkmayan yerlerde gebeliğin son 6 haftası ile doğumdan sonraki ilk ayda, koruyucu aşılama yapılmaması önerilir. Aşıya ilgili bağışıklık 21 günde tam olarak oluşmakla birlikte , bağışıklık süresi de 8 ay civarındadır.

İlimiz hayvancılığını ciddi boyutlarda tehdit eden bu hastalığa karşı ilgili kamu kurumlarının çok sert tedbirler alması bunun yanında hastalığın varlığına bakmaksızın koruyucu aşılamaların yapılması hatta bu aşılamaların geçen yıllarda ki gibi  devlet planlı aşılama programlarına ivedi olarak tekrardan alınması gerekmektedir. Ayrıca özellikle küçükbaş hayvan hareketlerinin kısıtlanması bunun yanında hayvan pazarlarında ki denetim ve kontrollerinde arttırılması hastalığın yayılmaması için alınması gereken öncelikli tedbirlerin başında gelmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here