PARVOVİRUS

0
36

Bu haftaki yazımızda yaz aylarının gelmesiyle kliniklerimizde büyük bir yoğunluk oluşturan halk arasında kanlı ishal olarak da bilinen ‘Canin Parvoviral Enteritis’ hastalığından bahsedeceğiz.

Kanlı ishal hastalığı köpeklerde oldukça yoğun görülen, her yaş aralığında görülebilirse de özelliklede 1,5-6 aylık hayvanlarda rastlanan bulaşıcı ve viral bir hastalıktır. Hastalığın bulaşma ve yayılması parvovirus taşıyan hayvanların bıraktığı dışkı ile meydana gelmektedir. Özellikle de bağışıklık sistemi zayıf olan hayvanların mevcut virüsü solunum yolu vasıtasıyla alması ile virüs doğrudan bağırsaklara yerleşerek enfeksiyon neden olur.

Vücuda alınan etken 7-10 günlük kuluçka döneminden sonra hastalığın belirtilerini göstermeye başlar. Hastalığın adından da anlaşılacağı gibi hastalığın en önemli semptomu kanlı ishal olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında kusma, dehidrasyon, halsizlik, gözlerin çökmesi, salya akışı ve iştahsızlıkta hastalıkta göze çarpan semptomların başında gelmektedir. Genelde 2 aydan küçük yavrularda etkenin kalp kasına yerleşebilme ihtimali yüksek olduğundan yukarıda saydığımız semptomlar gözükmeden de sadece myokarditis (kalp kası yangısı) bulguları gözlenebilir. Söz konusu hastalık özellikle 3 aydan küçük yavrularda şiddetli seyrettiğinden dolayı herhangi bir semptom göstermeden de ölümlere neden olabilmektedir.

Birçok köpek sahibi yavrusunun başka köpeklerle beraber olmadığını ve izole bir şekilde yaşadığını hatta ve hatta hayvanını kendi bahçesinden dışarıya bile çıkarmadığını buna rağmen hayvanının bu hastalığa yakalanmasına anlam veremediğini dile getirmektedir. Etkenin inatçı bir yapıya sahip olduğundan dolayı bulaştığı yerde 6 aydan fazla yaşadığını dezenfeksiyon, alkol ve ısıya karşı son derece dirençli olduğundan dolayı genelde köpek sahiplerinin etkeni dışarıdan giysi veya ayakkabıları ile yavrularının yaşam alanlarına getirdiği bilinmektedir.

Hastalık ilk gözlemlendiğinde genelde birçok hastalıkta görülen semptomları gösterdiğinden dolayı hayvan sahibi geçici bir durum olarak olaya bakmakta fakat her geçen gün hayvanın durumu ağırlaşmaktadır. Dış bakıya ve semptomlara dayalı hastalık teşhisi zor olduğundan aynı zamanda hastalığın tedavisinde zamanla yarışıldığından dolayı hayvanınızda bu tarz semptomlar gördüğünüzde mutlaka veteriner hekiminize danışmanızı şiddetle öneriyoruz. Kaldı ki hastalığın teşhisi hastalığa özel hızlı test kitleri ile 2-3 dakika içinde yapılabilmektedir.

Hastalığın tedavisinde hastalığı ortadan yok edecek spesifik bir ilaç olmasa da gözlenen semptomlara yönelik semptomatik tedavi ile hastalık atlatılabilmektedir. Fakat burada en önemli nokta hayvanın 2 aylık dönemden sonra parvovirus aşılarına başlanılması gerekmektedir. Hatta bundan daha önce gebe annelerin karma aşılarının yapılması yavrunun parvovirusa karşı daha dayanıklı doğmasını sağlayacaktır.  Aşılarını tamamlamamış yavruların başka köpeklerle beraber yaşaması, dışarıda gezdirilmesi oldukça riskli bir durumdur. Özellikle yavru hayvan alacakların yavrunun en az 3 ayını tamamlaması ve aşılarının zamanında yapılmış olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Hastalığın tedavisinde ki ilginç durum ise hastalık belirtileri göstermeye başlayan köpeğin 4 haftadan uzun süre hasta kalamayacağının kabul edilmesidir. 4 haftalık süre sonunda tedaviye ya cevap alınır ya da hayvan kaybedilir. 4 haftalık süreçten başarılı ile çıkan hayvan ise virüsten izole olduğu ve bir daha kolay kolay bu hastalığa yakalanmayacağı düşünülmektedir.

Köpeklerde özellikle ilk 6 aylık dönemlerde görülen önemli ve tehlikeli hastalıklarına yakalanmaması için yavru köpek alınırken ruhsatlı işletmelerin tercih edilmesi bunun yanında anne ve babanın görülmesi aynı zamanda yavrunun aşılarının belirli programlar dahilin de yapılmış olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Birden fazla köpeği olan ailelerin sonradan gelen köpeğin aşılarının tamamlamadan hatta son aşıdan 21 gün geçmeden diğer köpekleri ile aynı ortamda bulundurmamaları hayvanların sağlıkları açısından son derece önemlidir.

Hayvanlarımızın daha sağlıklı ve daha mutlu yaşamaları için mutlaka hayati önem taşıyan programlı aşılarının takip edilmesi aynı zamanda iç ve dış parazit ilaçlarının düzenli olarak yaptırılması hem hayvan hem de insan sağlığı açısından son derece önemlidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here