YAPAY ET TEKNOLOJİSİ

0
59

Yapay et dünya üzerinde artan nüfus, insan beslenmesinde önemli bir rol oynayan protein kaynaklarının giderek azalması bunun yanında bilim insanlarının tahminlerine göre ilerleyen zamanlarda hayvan beslemede kullanılan tarım ürünlerine insanların ihtiyaç duyacak olması ve hayvanların doğaya çıkardıkları gaz emisyonları bahane edilerek laboratuvar ortamında insan ve çevre sağlığı açısından daha uygun!!!  hayvansal protein kaynaklarının üretilmesi adına yapılan çalışmalarla gündemimize girmiştir.

Aslında ilk yapay et çalışmalarına sessiz sedasız bir şekilde 2013 yılında Maastricht Üniversitesi profesörlerinden Mark Post tarafından yapay hamburger etinin üretilmesi ile başlanılmıştır. Fakat üretim ve yatırım maliyetlerinin fazla olması nedeniyle çalışmalara ara verilmiştir. Yapılan fizibilite çalışmalarında  küresel sentetik et piyasasının 2022 yılında 16.3 milyon dolara ulaşacağı 2027 yılında ise 19.8 milyon dolarlık hacme erişmesi tahmin edilmektedir. 2020 yılında yapılan bir diğer tahmine göreyse sektör çoktan 206 milyon dolarlık bir endüstri haline gelmiş ve 2025 yılında bu sayının 572 milyon dolara ulaşması beklenmektedir.

Birçok şirket ve ar-ge kurumları tarafından aktif bir iş kolu olarak görülmese de dünya üzerinde bir tanesi ülkemizden olmak üzere toplamda 38 firma tarafından yapay et teknolojisi adı altında çalışmalar yürütülmektedir. Bu durumda mevcut sektörün ilerleyen dönemlerde büyük bir pazar olacağı anlamı taşımaktadır. 2013 yılında yapılan ilk çalışmalarda yapay hamburger etinin 280000 dolar civarında seyreden maliyeti an itibariyle yapılan çalışmalar sonucunda 11 dolar seviyelerine düştüğünü bu durumunda yapay etin kilo maliyeti olarak 80 dolar seviyesinde mal edilebileceğini bizlere göstermektedir. Kısa bir zaman içinde yapılan çalışmalara paralel olarak ta doğal et ile aynı maliyetlere hatta doğal etin maliyetinin de altına mal edilecek hale gelmesiyle yapay et ve ürünlerinin dünya genelinde market raflarındaki yerini alması beklenmektedir.

Yapay et teknolojisinden herkesin anlayabileceği şekilde kabaca bahsedecek olursak teknoloji hücreli ve hücresiz olarak 2’ye ayrılmaktadır. Bunlardan en fazla kullanılanı hücreli üretim olarak biline selüler üretim olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yöntemle ölü buzağıdan üretilen serumlar içine koyulan doğal et parçalarından laboratuvar ortamında kök hücrelerinin ortaya çıkması sağlanır. Daha sonra bu kök hücreleri biyoreaktör adı verilen büyük bir varil içerisinde bulunan tuzlu, vitaminli, şekerli ve proteinli et suyu içerisine batırılarak büyümeleri ve çoğalmaları için gerekli uygun  oksijen ve sıcaklık değerleri sağlandıktan sonra bölünen kök hücreleri bir araya gelerek kas tabakasını oluşturmaya başlamaktadır. Bu üretim yerlerinde  iskelet yapıları ve uygun kalıpların koyulmasıyla istenilen şekillerde yapay etlerin oluşması sağlanmaktadır.

Diğer üretim şekli ise kanda bulunan ‘hem’ proteinlerinin bakterilere aktarılıp hayvansal protein üretilmeye çalışılması şeklinde yapıldığı için genetiği değiştirilmiş organizma olarak yorumlandığından bilim insanları tarafından tartışılır hale gelmiştir. Bu üretim prosesinin şeker hastalarında kullanılan ‘insülin’ hormonu üretim prosesi ile tıpa tıp benzerlik taşımaktadır.

Yapılan çalışmalarda doğal et tadı ve nefasetine uygunluk aynı zamanda etin muhteviyatında ki yağ ve protein gibi değerlerin daha kolay kontrol edildiği için selüler (hücresel) üretimin  tercih edildiği göze çarpmaktadır. An itibari ile yapay et teknolojisinin seri üretimi için herhangi bir sıkıntı ve sorun görülmemekle birlikte insan sağlığı açısından kısa, orta ve uzun vade de oluşturabileceği olumsuzlukların araştırmaları devam etmektedir.

Yapay  et teknolojisinin gıda güvenliği ve insan sağlığı aynı zamanda da sürdürülebilirlik ve çevre açısından oldukça fazla yararları olduğu için seri üretimine geçilmesi noktasında avantajları olduğunu savunan bilim insanları üretim maliyetlerinin şimdilik yüksek olması, uygun pazar şartlarının oluşmaması ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin daha tam olarak belirlenmemiş olmasını da dezavantajları olarak kabul etmektedirler.

Dünya üzerindeki küresel sermaye sahipleri Bill Gates, Richard Branson ve Cargill gibi şirketlerden aldığı yatırım desteği ile 2017 yılında yapay et üretimine 17 milyon dolarlık bütçe ayıran  Mephis Meat firması yapay et teknolojisi noktasında çalışmalarda ilk sıralarda gelmektedir.

Kapalı kapılar ardında sessiz sedasız bir şekilde seri üretim için gerekli teknolojiye dair her şeyin tamamlandığı uygun Pazar şartlarının oluşmasıyla hızlı ve seri bir şekilde hayatımıza girecek olan yapay etin ilerleyen dönemlerde kamuoyunu meşgul edecek en önemli konu olarak karşımıza çıkması an meselesidir. Ülkemizde kabul görür mü tartışılır ama dünya üzerinde kabul göreceği yapılan yatırımların büyüklüğünden şimdiden belli hale gelmiştir.

Dünya üzerindeki hayvancılık ile ilgili sloganımız olan ‘Çiftlikten Çatala’ yerine ‘Laboratuvar dan Çatala’ olarak şimdiden değiştirmekte fayda olacağı kanaatindeyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here