YARIN ÖĞRETMENLER GÜNÜ

0
58

Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü… Bütün öğretmenlerimizi kutluyorum. Başta başöğretmen Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün öğretmenlerimizi de rahmetle anıyorum. Her öğretmenler günü birçok etkinlikler düzenlenir. Bu etkinliklerde hamaset yüklü konuşmalar yapılır. Birçok vaatlerde de bulunulur. Geçmişte bunların örneklerini çok yaşadık…

O gün orada o hızla söylenenlerin ne kadarı yerine getirilmiştir, tartışılır ama adettendir bu, böyle gelmiş böyle gider.

Ben bizzat 25 yılını yaşadım ve gözlemledim. Sonraki yıllarda da her Öğretmenler Günü’nde sendika başkanlarıyla uzun uzun programlar yaptık. Olayın her yönüyle idrakinde olan birisiyim. Bu nedenle bu özel günde yine birkaç söz söylemek istedim.

Öncelikle öğretmenlerimizin son derece nitelikli olarak yetişmeleri gerektiğine inanıyorum. Cumhuriyet’ten itibaren öğretmen yetiştiren kurumlarımıza şöyle baktığımızda; zaman zaman ipin ucu kaçmış olsa da bu kurumlar Türkiye şartlarında mesleğinin idrakinde öğretmenler yetiştirmiştir. Zaten öğretmen olması için aldığı eğitimin ardından öğretmen sürekli kendini yetiştirmek için gayret sarf etmek zorundadır. Hatta günümüzde bu elzemdir. Çünkü son derece hızlı bir gelişim içerisinde bulunuyoruz. Bu açıdan öğretmen yetiştiren kurumların üzerinde bir gelişim sergilemeli günümüzde öğretmenler.

Eğitimin dışında öğretmenlerin performanslarının yerinde olabilmesi için sayılabilecek birçok faktör daha var. Performanslarının düşmesi ve yükselmesi ile ilgili olan bu faktörler, maalesef her geçen gün artıyor.     Türkiye’de öğretmenlik yapmanın zorlukları, çok büyük coğrafyaya sahip olduğumuz için bölge bölge değişiyor. Ben 4 yıl Van’da 1,5 yıl Urfa’da çalıştım. Günümüzde artık çok azalsa da yıllarca, başta terör olmak üzere birçok sıkıntılar yaşadı o bölgelerde öğretmenler…

Mesleki anlamda sıkıntıları son yıllarda ne durumda pek ayrıntılı bilmiyorum ama 8 ay kış şartlarının ağır yaşandığı bir bölgede problemler de o oranda oluyor. Örneğin benim zamanımda Van Bahçesaray’da yollar 6 ay kapanırdı. Öğretmenler,  6 aylık erzaklarını alıp giderlerdi. Şimdi yollar yapılmış olabilir, ama yolun olması önemli değil; gündüz yollar kürenir açılır, gece bir fırtına olur, sabaha her yer dümdüzdür.

Hava şartlarının dışında da birçok sıkıntı vardır. Örneğin yaz dönüşü başka illere çalışmaya giden mevsimlik işçiler geç gelirler onların çocukları da 20-30 gün sonra gelirdi. Bu da birçok bölgenin sorunudur. Daha geçen gün bir kanalda izledim, tarım işçileri çocuklarını çalıştırıyor ve okula gönderemiyordu. İşte böyle durumda öğrencisi olan öğretmen o çocukları geriden geldikleri için yetiştirmek zorundadır.

Bir de çok sıcak bir durum var; ” Öğretmenlik Meslek Kanunu ve kariyer basamakları sınavı” yapıldı 19 Kasım’da… Yapılmadan önce çok tartışıldı. Ben bu konuda yapılmak istenenin ve karşı çıkılmasının karşılıklı olarak daha geniş bir şekilde tartışılması ve bir tarafın diğer tarafı ikna etmesi gerekirdi görüşündeyim. Biz yaptık oldu durumu, daha önce de birçok uygulamada geri dönüldüğü için doğru bir yol değildir. Yani neden karşı çıkıldığının çok iyi analiz edilmesi gerekirdi.

Sık sık değişen öğretim sistemi ve uygulamalar tecrübeyle sabittir ki, öğretmenleri olumsuz etkiliyor.

Verimliliğin artması için; müfredatlar, ders kitapları, sınav sistemlerinin öğretmen görüşleri doğrultusunda bilimsel yöntemlerle hazırlanması da çok önemli…

Daha pek çok sayabileceğimiz bu ve benzeri istekleri olan öğretmenlerimize kulak vermek lazım diye düşünüyorum. Çünkü malûm, onların performansı direk olarak çocuklarımıza yansıyacaktır. Çocuklarımız da bizim geleceğimizdir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here