“Kuduza son ver, işbirliği yap aşılat”

0
63

Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu ‘Dünya Kuduz Günü’ nedeniyle yaptığı açıklamada, Kuduz hastalığı hakkındaki farkındalığı arttırmak ve hastalığı önlemek amacıyla Kuduzla Mücadele Küresel Birliği tarafından başlatılan ‘Dünya Kuduz Günü’nün her yıl 28 Eylül’de kutlandığını söyledi.

Tanrıkulu açıklamasında; ‘Dünya Kuduz Günü’ için her yıl farklı bir tema seçildiğini hatırlatarak, bu yılın temasının ‘Kuduza son ver: işbirliği yap aşılat’ olarak belirlendiğini söyledi. Bu tema ile kuduzun eradikasyonu için hayvanların toplu halde aşılanmasının önemine vurgu yapılmasının amaçlandığını anlatan Tanrıkulu, Kuduz hastalığıyla mücadelenin Tek Sağlık Konseptiyle çözülebilecek küresel bir problem olduğunun altını çizdi.

“KUDUZ, ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK”

Kuduz hastalığının önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen günümüzde ölümlere sebep olmaya insan ve hayvanlara zarar vermeye devam ettiğinden söz eden Tanrıkulu, hayvanları aşılatmanın, hayvanların olduğu kadar insanlarında hayatının kurtardığına işaret etti.

“Kuduz yüzde 99,9 oranında ölümcül bir hastalıktır aynı zamanda yüzde yüz oranında da önlenebilir bir hastalık” diyen Tanrıkulu, Dünya Sağlık Örgütüne göre, kuduz hastalığının dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olarak kabul edildiğini, kuduz  hastalığı nedeni ile her 9 dakikada 1 kişinin ve her gün 160 kişinin, yüzde 40’ı çocuk olmak üzere yılda yaklaşık olarak 59 bin kişi hayatını kaybettiğini söyledi. Kuduzla Mücadele Küresel Birliği (GARC) tarafından, kuduzun neden olduğu küresel ekonomik yükün her yıl 8,6 milyar dolar, Dünya çapında her yıl yaklaşık olarak 9 ila 12 milyon kişinin kuduza karşı korunma ve tedavisinin toplam maliyetinin yaklaşık 2.1 milyar dolar olduğunun rapor edildiğini anlatan Tanrıkulu, şöyle devam etti: “GARC’ a göre, dünyadaki köpek popülasyonunun en az yüzde 70’inin aşılanmasıyla insanlarda kuduz hastalığına bağlı ölümler ortadan kaldırılabilir.”

HASTALIK HAYVANLARIMIZDA NASIL BELİRTİLER GÖSTERİR?

Hayvanlarda davranış bozuklukları enfeksiyon kapımından 24-36 saat sonra oluşmaya başlar. Depresyon ve isteksizlik ilk belirtilerin başında gelir.  Hayvan ısırık bölgesini yavaş yavaş yalamaya ve kaşımaya başlar. Hastalığın 5-10 günleri arasında ısırık bölgesinde kaşıntı belirtileri dikkati çeker düzeye çıkar.  Hayvan amaçsızca kaçar ve bazı şeylere saldırmaya başlar. Ağızdan bol miktarda salya akımı gözlenir. Gözlerde dışarıya doğru çıkma ve göz kapaklarında yangı meydan gelir. Hastalık ilerledikçe hayvanda titreme ve uzun süreli kasıntılar oluşur. Yüz ve çene kaslarının felce uğramasından dolayı su ve gıda alımı engellenir. Tam felç durumunda ise hayvanda ses kısıklığı meydana gelir. Hastalığın kesin teşhisi noktasında Veteriner Hekim muayenesi hem sizin ve ailenizin sağlığı hem de hastalığın yayılma riskini azaltmak için büyük bir yarar sağlayacağı tartışılmaz bir gerçektir.

Korunma: Hayvan 10 gün boyunca karantinaya alınıp takip edilir. Bu süre içinde belirtiler gözlenirse hayvan itlaf edilir. Kuduz veya kuduz şüpheli hayvan tarafından ısırılan hayvanlarda bölge hemen sıvı sabun ve antiseptikli solüsyonlar ile irrige edilerek yara tamamen açığa çıkartılır. Yara kesinlikle kapatılmamalı ve dikilmemelidir. Evcil hayvanlarımız veya yaban hayvanlarıyla temas halinde oluşabilecek ısırık vakalarında en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Yaban hayatında ki hayvanlarla temastan kaçınmalı veya tedbirli davranmalıyız. Sağlam kedi ve köpeklere her yıl periyodik kuduz aşısı yapılmalıdır. İlk aşılar köpeklerde 3 ay; kedilerde 6 aylık iken yapılmalı ve yılda bir kez tekrarlanmalıdır. Yaban hayatında kuduz mücadelesi programlı bir şekilde yapılmalıdır. Kuduz önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanan dünya üzerinde kitleleri tehdit edebilecek en önemli zoonozların başında gelir. Kuduzdan korunmanın tek yolu hayvanlarımızın aşılanmasıdır. Korunma tedaviden daha etkili ve daha ekonomiktir yaklaşımının bir mecburiyet haline geldiğini dikkate alarak, yerel, ulusal ve evrensel anlamda insanların, hayvanların ve çevrenin tam sağlığa ulaştırılması için başta beşeri hekimler ve veteriner hekimler olmak üzere farklı disiplinlerin birlikte çalışması ve işbirliğini ifade eden tek sağlık kavramının, ülkemizde de, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi işlevsel yapılarının tanımlanması ve biran önce uygulamaya konulması gerekmektedir. Balıkesir Veteriner Hekimleri olarak bir kez daha belirtmek isteriz ki, Zoonotik Hastalıklar ile mücadelede başarı, tek sağlık yaklaşımı ve uygulaması ile mümkün olacaktır. Belirtilen konular dikkate alındığında acilen yapılması gereken; Kamu yapılanmasında, uluslararası yasalara ve kabullere uygun etkin, motivasyonu yüksek, yetki ve sorumluluk kargaşası yaşanmayan, çözüm odaklı, merkezden taşraya emir komuta zinciri içinde çalışan bütüncül bir yapılanmanın, Tarım ve Orman Bakanlığında Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü, ayrıca Sağlık Bakanlığında Veteriner Halk Sağılığı Genel Müdürlüğü’nün  tesis edilmesidir. Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here