Kurban alırken bunlara dikkat!

0
68

Kurban Bayramına sayılı günler kala, Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu, kurban kesecek vatandaşlara önerilerde bulundu. Tanrıkulu, kurbanlık hayvanın seçimi, kurban etinin insan sağlığına uygunluğu ve etin muhafazasında dikkat edilecek hususlar konusunda bilgilendirmede bulundu

Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hüdayi Tanrıkulu, HABERCİ’ye yaptığı açıklamada, kurban olacak hayvanın deve için beş, sığır ve manda için iki, koyun ve keçi için bir yaşını doldurmuş olması gerektiğini hatırlattı.

Koyunun, semizlik ve gösteriş olarak bir yaşındakilerle aynı olması halinde, altı ayını tamamladıktan sonra da kurban olabileceğini anlatan Tanrıkulu, sürdürülebilir bir hayvancılık için damızlık dişi hayvan varlığının arttırılması amacıyla 2017 yılında gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanların kurbanlık olarak kesimleri yasaklandığını hatırlattı.

KULAK KÜPESİ VE PASAPORTA DİKKAT!

Kurbanlık hayvanların tür, ırk, cinsiyet ve yaş bilgilerinin sorgulanabilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından https://hayvanbilgi.tarim.gov.tr/ web sayfası ile “HaySag” isimli mobil uygulama sisteminin cep telefonuna yüklendikten sonra küpe üzerindeki barkod okutularak ya da hayvanın küpe numarası girilerek hayvan bilgilerinin sorgulanabileceğini anlatan Tanrıkulu, “Kurban bayramında vatandaşlarımızın da güvenli noktalardan sağlıklı kurbanlık hayvan almaları için; sığır, manda gibi büyükbaş hayvan satın alacakların, hayvanların kulak küpesi ve pasaportunun olup olmadığını,  koyun, keçi gibi küçükbaş hayvan satın  alacakların ise hayvanların kulak küpesi ve nakil belgesi olup olmadığını kontrol etmeleri gerekmektedir.

Başka ilden sevk edilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ise Veteriner Sağlık Raporu olup olmadığını kontrol etmeleri bu belgeleri bulunmayan hayvanları satın almamaları gerekir. Kesilen kurbanlık hayvanların kulak küpeleri ve hayvan pasaportları en yakın İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne kesim tarihlerinden itibaren yedi gün içinde teslim edilmeli” bilgisini verdi.

Kurbanlık hayvanın küpesinin çok önemli olduğunu, küpeli bir hayvanın kayıtlı hayvan olduğu anlamına geldiğini belirten Tanrıkulu, vatandaşları, küpesiz hayvanlara rağbet etmemeleri konusunda uyardı.

KURBANLIK HAYVAN ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

Kurban olacak hayvanın yaşını dişine bakarak kurban olup olmayacağının anlaşılabileceğini söyleyen Başkan Tanrıkulu, “Vatandaşımız, hayvan sahibine rica ederek dişine bakabilirler. Halk arasında bu “kapağını atmış-atmamış, kazması çıkmış-çıkmamış” olarak adlandırılmaktadır. Öndeki iki kesici dişinin çıkmış olması gerekiyor. Yani süt dişi olmaması gerekiyor. Biz buna “kazma” ya da “kapağını atmış” diyoruz” dedi.

“FİZİKİ KUSURU BULUNAN, TOPALLAYAN, KALKMAKTA ZORLANAN HAYVANLAR SATIN ALINMAMALI”

Tanrıkulu, açıklamasında başka illerden getirilmiş kurbanlıklardan Veteriner sağlık raporu olmayan, sığır cinsi hayvanlar için pasaportu bulunmayan, küçükbaş hayvanlar için nakil belgesi olmayan ve küpesiz hayvanların alınmamasını önerdi ve şu bilgiyi verdi: “Çok zayıf, Gebe veya yeni doğum yapmış, Yüksek ateşi olan, çok genç ve etleri olgunlaşmamış, kılları karışık ve mat halde olan, bakışları ve dış görünümü canlı olmayan, salya akıntısı bulunan, pis kokulu ishali olan, pis kokulu burun akıntısı olan, çevreye  karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olan, geviş getirmeyen, iştahsız ve yem yemeyen, fiziki kusuru bulunan, topallayan, kalkmakta zorlanan hayvanlar satın alınmamalı.”

“KASAPLIK HAYVANLAR BİRÇOK HASTALIĞIN KAYNAĞI OLABİLİR”

Küçükbaş hayvanın beline dokunulduğunda, ele çok fazla kemik dokusunun gelmemesi gerektiğini anlatan Tanrıkulu, bel kısmında ele gelen dolgunluğun, hayvanın besililiğinin en doğru anlaşılma şekli olduğunu söyledi.

Hayvanların ağırlığına ve büyüklüğüne göre fiyatlandırmanın yapıldığını anımsatan Tanrıkulu, vatandaşlardan birkaç yere bakarak piyasa hakkında fikir edindikten sonra alışveriş yapmalarını, böylece çok daha sağlıklı bir alışveriş yapacaklarını belirtti.

Tanrıkulu, açıklamasında kurbanlık hayvanların sokaklarda dolaştırılmaları, meydanlarda bekletilmeleri, satın alınan hayvanların evlerin bahçelerinde, balkonlarında tutulmaları ve uygun olmayan yerlerde kesilmelerinin tehlikenin boyutunu daha da arttıracağına dikkat çekti.

Kasaplık hayvanların, birçok hastalığın kaynağı olabileceğini ve 250’ye yakın olduğu bilinen bu hastalıkları insanlara bulaştırabileceğini söyleyen Tanrıkulu, “Hayvanlardan insanlara geçen bu hastalıkların özellikle kurban bayramlarında görülme sıklığı yüzde 30 oranında artmaktadır. Türkiye ve pek çok komşu ülkede bruselloz, kist hidatik, leptospıroz, tüberküloz, toksaplazmoz, şarbon gibi hastalıklar günümüzde hala görülmekte olup önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaya devam etmektedir. Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır” diye konuştu.

“HAYVANIN BİR GECE ÖNCEDEN AÇ BIRAKILMASI DA ETİN KALİTESİNİ OLUMLU YÖNDE ETKİLER”

Kurbanın kesim öncesi ve esnasında yaşayacakları stres ve yorgunluğun et kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Tanrıkulu, bu nedenle hayvanın refahına dikkat edilmesini önerdi.

Hayvanların kesim gününe kadar alıştıkları ortamda ve sürü içerisinde kalmalarının strese girmelerini önleyeceğini ifade eden Tanrıkulu, şu bilgiyi verdi: “Kurbanlık eğer uzun yoldan gelmiş ise kesim öncesinde hayvanların yeterince dinlendirilmiş olmalarına dikkat edilmeli. Kesim öncesi hayvanın bir gece önceden aç bırakılması da etin kalitesini olumlu yönde etkiler. Hayvanların kesim alanına getirilmeleri esnasında aşırı yorulması, dövülmesi, eziyet edilmesi, acele ettirilmesi, kesilen diğer hayvanları görmeleri ve kesimin tek bir bıçak darbesi ile yapılamaması strese neden olur. Bu durum etin koyu, sert ve lezzetsiz olmasına ve etin daha çabuk bozulmasına yol açmaktadır.”

EHİL KASAP, HİJYEN VURGUSU

Kesimin mutlaka belirlenen kesim yerlerinde, ehil kasaplar tarafından, hijyenik olarak yapılmasını isteyen Tanrıkulu, kesim işleminin mutlaka yetkili merciler tarafından belirlenen kesim alanlarında, ehil kasaplar tarafından veteriner hekim gözetiminde yapılmasının önem olduğunun altını çizdi.

KESİM SONRASI ETLERİN MUHAFAZASI

Kesim sonrası etlerin muhafazasının et kalitesi ve gıda hijyeni açısından önemli olduğunu, kesim sonrasında elde edilen kasların ete dönüşmesi için yaklaşık bir gün serin/soğuk (14 derecenin altında) ve temiz bir ortamda bekletilmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bu süreden sonra etlerin tüketilmesi doğru olacaktır. Hemen tüketirseniz çok sert olması nedeniyle hazmı da zordur. Daha sonra etler pişirilebileceği gibi çiğ olarak da muhafaza edilebilir. Etler uzun süre saklanacak ise bir ailenin bir öğünde tüketebileceği kadar küçük porsiyonlara bölünerek buzdolabı poşetlerine konulup dondurulması gerekmektedir. Büyük parçalar halinde dondurulan etler, çözündürüldüklerinde bir defada tüketilemediğinden tekrar tekrar dondurma ve çözündürme işlemleri sonrası bozulabilmekte ve gıda zehirlenmelerine yol açabilmektedir. Dondurulmadan buzdolabının soğuk bölümünde muhafaza edilen etler hijyenik kaliteye bağlı olarak yaklaşık bir hafta dayanabilmektedir. Küçük porsiyonlar halinde paketlendikten sonra dondurulan ve bu şekilde muhafaza edilen etler ise 6 ay kadar bozulmadan saklanabilmektedir. Kavurma yaptıktan sonra porsiyonlar halinde paketlenip dondurulan etler ise çiğ olarak dondurulanlara göre daha uzun süre dayanabilmektedir.”

Tanrıkulu, vatandaşlara şu mesajı verdi: “Balıkesirli hemşehrilerimizin, Türk-İslam aleminin yaklaşan Kurban Bayramını kutlar, sağlıklı ve mutlu geçen bir bayram dileriz.” Cengiz GÜNER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here