Metin Yalçın: Perşembe’nin Gelişi Çarşamba’dan Belliydi

0
0

Bu haftaki Başkan konuğumuz Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Metin Yalçın oldu. Yalçın ile Oda- üye ilişkilerini, ülke ve Balıkesir ekonomisinde yaşanan gelişmeleri, Oda üyelerine yönelik verilen eğitimleri, Akademik Odalarla ilişkilerini, Mükelleflere ve genç meslekdaşlarına öneri ve mesajlarını konuştuk.

Başkan Yalçın ile A’dan Z’ye

Haberci: “Sayın başkan kamuoyu sizi yakından tanıyor bizlere biraz da meslek örgütünüzü tanıtır mısınız?”

Metin Yalçın: “Meslek örgütümüz kamu kurumu niteliğinde bir kuruluştur. Kuruluşu, çalışma usul ve esasları Yasa ile belirlenmiştir. Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası bugün 1027 üyesi bulunan ve bu büyüklük ile Türkiye genelinde faaliyet yürüten 77 Oda içerisinde 13. sırada yer alan kariyer meslek mensuplarının örgütlü olduğu Akademik Oda niteliğindedir. Türkiye genelinde çalışmalarını sürdüren her SMMM ve YMM Odası TÜRMOB adı verilen üst birliğe bağlıdır. Bu bağlamda TÜRMOB 106.000 civarında SM/SMMM ve 4785 YMM’nin ve bir o kadar da aday meslek mensubunun örgütlü gücüdür. Bugün 601 üyemiz kendi bürosunda faaliyet göstermekteyken, 406 üyemiz ise bir iş yerine bağlı olarak çalışır durumdadır. Tabi Odamız sadece üyelerimizin özlük iş ve işlemlerini değil, onların mesleki gelişimi, eğitimi ve uzmanlaşması için bir üs konumundadır. Bunun yanında TESMER adı verilen Temel Eğitim Staj Merkezi’miz aday meslek mensuplarının da eğitimi ve mesleğe hazırlanmasından sorumludur.”

Haberci: “O halde biraz da eğitim çalışmalarınız hakkında konuşalım. Ruhsat almış bir meslek mensubu artık ne gibi eğitimlere ihtiyaç duyar?”

Metin Yalçın: “Dünya değişiyor, dönüşüyor. Teknoloji baş döndürücü bir hızla hayatımızın her alanında gücünü hissettiriyor. Yeniliğin, değişimin durmak nedir bilmediği bir zaman diliminde yaşıyoruz ve bugün bırakın mesleklerimizi yaşam tarzlarımız bile bu sürece ayak uydurmak zorunda. İşte böylesi bir iklimde bizler mesleğimizi icra edebilmek, daha etkin ve verimli çalışabilmek, iş ürettiğimiz her ekonomik birime maksimum düzeyde çıktı sunabilmek için kendimizi yenilemek zorundayız. Artık koca koca defterlere bir takım hesap kalemlerini yazmak marifetiyle icra edilen bir mesleğimiz yok. Meslek yaşantımızda bugün; yapay zekadan istifade etme hesapları yapılan, bulut teknoloji alt yapısını kullanan, sezgisel algoritmalarla muhasebe kayıt düzeni performansını iyileştirmeye çabalayan bir dünyada yaşıyoruz. Bu treni yakalayana ne ala. Kaçırana ise pek de diyecek lafımız kalmıyor. Bizim de meramımız bu noktada başlıyor. Bugün SMMM olmak için bir insanın yaklaşık 10 yıllık eğitime ihtiyacı var. Bir kişi 4 yıl lisans eğitiminden sonra 3 yıl staj zorunluluğunu yerine getirip yeterlilik sınavlarını vermeli ki ruhsat almaya hak kazansın. Biz hiçbir üyemizin böylesi zorlu bir süreçten geçerek aldığı o ruhsattan zamanın ruhuna, ihtiyaçlarına, şartlarına uymama gerekçesiyle istifade edemez hale gelmesini istemeyiz. İşte bu sebepledir ki Balıkesir SMMM Odası olarak, mesleğe ve meslektaşa değer katacak, katkı sağlayacak, onu geleceğe taşıyacak nitelikte seminer ve eğitim toplantılar düzenliyoruz, programlıyoruz. Yaklaşmakta olduğumuz 2019 yılı için de yine biraz evvel bahsettiğim çerçevede eğitim programı için arkadaşlarımız çalışmalarını yapmakta.

Tabi eğitim faaliyetlerini sadece meslektaşa yönelik değil, muhasebe mesleğine giriş yapmak, bu meslekte yardımcı eleman olmak isteyen kişilere yönelik olarak da eğitim programlarımız var. Odamız bünyesinde gerçekleştirilen Bilgisayarla Muhasebe Kursları bu aralar özellikle gençler arasında oldukça revaçta.”

Haberci: “Sosyal medyadan gördüğümüz kadarıyla sürekli büro ziyaretleri yapıyorsunuz. Bunun yaklaşan Oda seçimleri ile bir ilgisi var mı?”

Metin Yalçın: “Biliyorsunuz Odamız her 3 yılda bir seçime gider. Her seçim döneminde de kendisine yakışır olgunluk ve saygınlıkta demokratik taleplerini yerine getireceğine inandığı yöneticileri üyelerimiz kendi aralarından seçerler. Evet 2019 yılı meslek örgütümüz açısından seçim dönemidir fakat bu ziyaretlerin seçim ile bir ilişkisi bulunmamakta. Zaten yapılan ziyaretler bir geleneğin devamı nitelikte ve sistematik olarak yapılıyor. Bizler Yönetim Kurulu olarak özellikle yeni büro açmış meslektaşlarımızı tebrik ve motive etmek, onların örgütümüzle olan bağlarını güçlendirmek amacıyla bu ziyaretleri yapmayı demokratiklik ve katılımcılık anlayışımızın bir gereği olarak yerine getiriyoruz.”

Haberci: “Sayın başkan biraz da Ekonomiden bahsedelim. Genelde Ülkemiz ve özelde Balıkesir ekonomisi hakkında görüşleriniz nelerdir?”

Metin Yalçın: “Ülkemizde son dönemde yaşadıklarımız baş döndürücü. Ve neresinden bakarsanız bakın olaylara biraz aklıselim bakmayı becerebilen herkes yaşadığımızın açık bir Ekonomik Kriz olduğunu görecektir. Daha baştan ekonomik saldırı, dış güçlerin oyunu gibi medyada sıkça rastladığımız terimlerden ayrışalım. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir diye bir laf vardır bugün yaşadıklarımız bunun açık bir tezahürü. Rekor üstüne rekor kıran enflasyon oranları, günü kurtarma peşinde yapısal ve sürekli olmaktan uzak reform denemeleri, sadece betona, hep betona endeksli yatırım miyopluğu ne yazık ki yurt içinde de yurt dışında da yer alan yatırımcıların ihtiyaç duyduğu temel unsuru buharlaştırdı. Nedir bu temel unsur? Güven. Bugün ekonomik piyasaların en temel argümanı Güven’dir. Ve bu argümanı doğru yönetemediğinizde bazılarının ifadesiyle “çok çok ucuza satılık harika kurumların” olsa da o çok ihtiyaç duyduğun döviz girdisini sağlayamazsın. Bugün biraz durulduğu manipülasyonu ile karşı karşıya olduğumuz döviz kuru da ne yazık ki yurttaşın yaşam kalitesini belirleyen en temel unsurlardan birisi olarak ele alınmaktadır. Kullandığım elektrik, yaktığım doğal gaz, harcadığım petrol, yediğim buğday, büründüğüm kıyafet döviz girdili/ilişkili mallardır. Hani diyor ya yurttaş domatesin dövizle ne ilgisi var diye? Onu tarladan alıp soğuk havaya getiren kamyonun benzini dövizle belirlendiği için, haldeki deponun harcadığı elektrik döviz bazlı olduğu için, domatesi tezgaha koyup satan adamın aldığı ekmeğin buğdayı yurt dışından dövizle geldiği için. Yok öyle bir tarafta %96 yolcu garantisi vererek rantçı sermaye yaratacaksın öbür tarafta peçeteye, domatese fiyat artıran var mı diye hafiyelik yapacaksın. Kimse bizlere ülkedeki %1’lik rantçı sermayenin neden olduğu bu krizi %99’luk geriye kalan yurttaşın göğüslemek zorunda olduğu konusunda hamaset yapmasın. Krize kim neden olduysa faturasını da bir zahmet o ödesin.”

Haberci: “Gelelim Balıkesir ekonomisine. Biraz bilindik bir ifade olacak ama biz de söylemesek olmaz. İlimiz ekonomik anlamda yüksek potansiyele sahip fakat bu potansiyeli değerlendiremeyen bir il. Kaynaklarına oranla elde ettiği çıktı düşük kalmakta.”

Metin Yalçın: “Tarım, turizm ve sanayi dallarında belirli artellere sahip ilimizde planlı, kapsayıcı, yapısal değişikliklere ihtiyaç duyulmaktadır. İlimizdeki tarımsal kaynakları katma değerli çıktı haline getirecek endüstri tam oluşmamıştır. Üretim bazlı değil ticaret ve buna bağlı borçlanma temelli büyüme hastalığı ilimizde de yaşanmaktadır. Organize sanayi bölgemizi ucuz diye tanıtarak ilin işgücü kaynaklarını ve yatırım maliyetlerini dışarıdan yatırımcıya sunmak ne yazık ki marifet değildir. Şu sıralar içinde bulunduğumuz krizin de etkilerini ele alacak olursak kent merkezinde küçük esnaf dediğimiz ekonomik figürün iyice daraldığını görmekteyiz. Bu durumda bırakın yapısal atılımları mevcudu korumak dile büyük kar kabul edilir. Umarım kısa vadede ekonomimiz üzerindeki bu kriz ortamı dağılır ve daha çok yurttaşımız fakirleşmeden, işinden aşından olmadan ilgililer konuşmaktan çok yapısal reformları hayata sokar. Aksi bir durumda resesyona sürüklenmiş bir ekonominin daha da zor günlere gebe olduğu aşikardır.”

Haberci: “Yaklaşmakta olan bir yerel seçim var. Ülke gündemi yakında başkan adaylıkları ve onların vizyon projeleri ile karşı karşıya kalacak. Sizin bakış açınız nedir?”

Metin Yalçın: “Geçmişten bugüne bu tür proje isimlendirmelerine karşı biraz hassas davranıyorum. Doğrusu bu tür projelerin büyük bölümünü yüksek hafriyatlı ve kozmetik mimari ürünler içermekte olduğunu düşünüyorum. Ülkemin dört tarafını duble yollarla çevirmeyi başardık ama hepsi topu 3 Hızlı Tren hattımızla övünüp duruyoruz. Yatırımın daha çok beton, hep beton yapmaktan ibaret görüldüğü, bunun yanlış olduğunu söyleyenin de en hafif yaklaşımla kıskançlıkla itham edildiği bir zihniyet sarmalındayız. Örneğin Balıkesir, yeşil olanı griye çeviriyoruz, su fakirleşmesi başlayan yurdumda havuzlar ve yapay göletlere su topluyoruz, tepelerimizi yeşilden arındırıp betona boğuyoruz. Vizyon arıyorsanız örneğin Balıkesir şehir merkezinde ulaşımı raylıya çevirip büyük meydanlar ve yeraltı yerüstü büyük otoparklarla donatıp trafikten kurtulmaktır vizyon. Ya da Belediye yatırımları olmazsa belediye öncülüğünde oluşturulacak kooperatifler ile rüzgar enerjisi sağlamak şehrin ve şehir sakinlerinin enerjiyi temiz ve ucuz almasın sağlamaktır vizyon. Bunları tasarlamak için de dahi olmaya gerek yok. Sadece sermayenin değil kamunun çıkarını düşünmek yeterlidir.”

Haberci: “Balıkesir ilindeki diğer Odalarla ilişkiniz ne durumda?”

Metin Yalçın: “Sizlerin de takip ettiği üzere ilimizde bir Akademik Odalar Birliği (AKOB) oluşumu vardır. Meslek odamızın da içinde olduğu bu birliktelik Anayasanın 135. maddesinde tanımlanmış hukuku ile ilimizde önemli bir duruşu tamamlamaktadır. Meslek odamız bu değerli birlikteliğin kurucu unsurlarından olduğu gibi 2013 den buyana aksiyoner bir sekretarya görevi yürütmektedir. Literatüre girmiş bir kent sempozyumu yaptık, ülkemiz ve ilimizle önemli gelişmelerde ihtisas konularımıza göre söz haklarımız kullandık son olarak 29 Ekim Cumhuriyet Resepsiyonunun üçüncüsünü AKOB olarak yaptık. Yan yana iş yapmayı başarmaktan keyif alan bir yapının sözcülüğünü yürütüyor olmak ayrı bir keyif.”

Haberci: “Mükelleflere öneriniz ve mesajınız nelerdir?”

Metin Yalçın: “Biz bütün vergi mükelleflerinin işi ve işlemlerinde devlete karşı kusurlu kalmamak için mutlaka meslek mensuplarımızdan hizmet almasını öneririz. Zaten biliyorsunuz ilkesel olarak tüm şirketlerin meslek mensubundan hizmet alması ve beyannamelerini imzalatması zorunludur. Vergi Usul Kanunun bazı hallerde bu zorunluluğu kısıtladığı hükümleri de bulunmaktadır tabi. İlk tavsiyem zorunlu hal söz konusu değilse organize ticaret yapan tüm ekonomi birimlerinin mutlaka bir meslek mensubundan yani SM/SMMM’den hizmet alması. Aksi bir durum eninde sonunda bir takım eksik iş ve işlem ya da yanlış uygulama neticesinde bir diğer muhatabımız olan devlet ile vergilendirme gibi bir hususta sorun yaşamaya neden olabilir. Bu yüzden bir meslek mensubundan hizmet almamak ya da ucuz hizmet almaya çalışarak dikkatsiz davranmak kendilerine zarar verecektir. Maliye ve SGK gibi önemli konularda uzmanlığını teyit etmedikleri kişilerden mükellefler hizmet almasınlar. Bu minvalde iş akdi ile çalıştıkları, meslek mensubu olarak tanıştıkları kişilerin ruhsatlı meslek mensubu olup olmadıklarını da odamızın blksmmmo.org.tr adresli WEB sitesinde yayınlanan listeden yada odamızı arayarak teyit etmelerini öneririz. Bunun yanında özellikle meslek mensuplarına ilişkin sorunlarını da meslek odamıza başvurarak çözebileceklerini hatırlatırız.”

Haberci: “Genç meslektaşlara önerileriniz ve mesajınız nelerdir?”

Metin Yalçın: “Genç meslektaşlarıma birkaç başlıkta önerilerimi sıralamak isterim. Her şeyden evvel meslek içi toplantılara mutlaka katılmalılar. Biraz evvel bahsettiğim hususları göz önüne alarak kendilerini sürekli yenilemeliler ve en az bir yabancı dil öğrenmeliler. Çünkü biliyorsunuz TÜRMOB’dan almaya hak kazandıkları SMMM Ruhsatı’nın uluslararası bir geçerliliği de bulunuyor. Meslek içinde dayanışmayı esas alsınlar. Mutlak suretle meslek örgütü ile ilişkide kalarak örgütsel dayanışma ve paylaşımı artırsınlar. Günümüzde bu mesleği yapabilmenin ana şartı bir SMMM Odasına kayıtlı olmaktan geçiyor. Odalar varsa ve çalışıyorsa meslek de var. Bunu hatırlasınlar. Bizlere göre mesleğimizin gerçek anlamda yüzü olduklarını unutmasınlar.

Haberci: “Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here